Milli İstihbarat Akademisi (MİA), “Almanya'da Aşırı Sağ: Liberal Demokrasinin Temsil Krizi” başlıklı analizini yayımladı. Akademi'den Baki Laleoğlu'nun kaleme aldığı analizde, Almanya'daki Alternatif für Deutschland (AfD) partisinin Türkiye yaklaşımındaki ikili yapıya dikkat çekildi.
Analize göre AfD, Türkiye'nin “kültürel olarak Avrupa'ya ait olmadığı” söylemini sürdürürken aynı anda Türkiye'yi “önemli bir stratejik ve ekonomik ortak” olarak tanımlıyor. Bu çerçevede ilişkilerin ticaret, göç, güvenlik, enerji ve bölgesel krizlerin yönetimi gibi seçici alanlara kaydığı belirtildi.
Analizde bu tutumun yalnızca AfD'nin söylemindeki çelişkileri değil, Avrupa'nın Türkiye ile ilişkilerindeki daha geniş bir gerilimi yansıttığı vurgulandı. Türkiye siyasi ve kültürel açıdan Avrupa'nın dışında konumlandırılırken coğrafi konumu, ekonomik kapasitesi, savunma sanayii ve bölgesel etkisiyle stratejik önem taşıyor; Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini geliştirme ve ABD'ye güvenlik bağımlılığını azaltma arayışı da Türkiye ile iş birliğinin önemini artırıyor.
Analiz, Almanya'da aşırı sağın yükselişini liberal demokrasideki aşınmanın “sebebi değil sonucu” olarak değerlendiriyor ve sorunun yalnızca hukuki önlemlerle çözülemeyeceğini vurguluyor.