Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı hedeflediklerini belirterek teknoloji girişimciliğinin bu hedefin merkezinde yer aldığını söyledi.
Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX AI Türkiye etkinliğinde konuştu.
Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi
İnovasyonun ekonomik faaliyet, sanayi üretimi ve küresel rekabetin temellerini yeniden şekillendirdiğini belirten Kacır, ileri teknolojileri geliştirme, uygulama ve ölçeklendirme kapasitesinin ekonomik güç ile stratejik özerklik açısından belirleyici hale geldiğini ifade etti.
Türkiye’de 1. 700 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 115 teknoparkta 13 binden fazla şirketin faaliyet gösterdiğini aktaran Kacır, savunma sanayisindeki teknolojik dönüşümün bu ekosistemin sonuçlarını ortaya koyduğunu söyledi. Kacır, Türkiye’nin eğitim uçakları, helikopterler, deniz platformları, kara sistemleri ve uydular geliştirdiğini; tamamen elektrikli milli otomobil Togg’dan yaklaşık 120 bin aracın yollara çıktığını belirtti.
Teknoloji girişimciliğini Türkiye’nin yeni nesil başarı hikâyelerinin ana itici güçlerinden biri olarak gördüklerini söyleyen Kacır, Türkiye’nin 2019’da hiç unicornu bulunmazken bugün küresel arenada 8 unicornunun bulunduğunu açıkladı.
Kacır, Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıkmasını ve Turcorn’ların toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini bildirdi. Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri, İstanbul’u da girişimcilik ve teknoloji yatırımlarında küresel ölçekte ilk 20 merkez arasında konumlandırmak için çalıştıklarını kaydetti.
Girişimlere kamu desteği
Girişimcilik ekosistemine 2007’den bu yana fon ve fonların fonu mekanizmalarıyla 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktarıldığını belirten Kacır, bu kaynakların toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacmini harekete geçirdiğini söyledi.
Kacır, girişim sermayesi fonlarına kısa süre önce 300 milyon dolarlık yeni kaynak tahsis edildiğini ve bu kaynağın ekosisteme 750 milyon doların üzerinde ilave kaynak sağlamasının beklendiğini açıkladı.
Turcorn 100 Programı ile yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek verildiğini belirten Kacır, Türkiye Tech Visa Programı’nın teknoloji uzmanları ve yenilikçi kurucuların Türkiye’de şirket kurup büyümesine destek sunduğunu söyledi. Programla 5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanının ekosisteme kazandırıldığını aktardı.
Kacır ayrıca Atatürk Havalimanı terminalinin Terminal İstanbul adıyla girişimciler, teknoloji şirketleri ve yatırımcılar için küresel bir buluşma noktasına dönüştürüldüğünü belirtti.
Yapay zekâ yatırımları ve altyapı
Yapay zekânın şirketlerin değer zincirlerinin farklı aşamalarına hızla entegre edildiğini belirten Kacır, dünya genelinde yapay zekâ harcamalarının bu yıl 2,7 trilyon dolara yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Veri merkezlerinin geçen yıl küresel sıfırdan yatırım projelerinin değerinde 270 milyar doların üzerinde pay aldığını aktardı.
Yapay zekânın yaygınlaşmasının emniyet, güvenlik, güven ve hesap verebilirlik alanlarında yeni zorluklar oluşturduğunu ifade eden Kacır, yaygın kullanılan bazı modellerin farklı dillerin ve kültürlerin nüanslarını anlamakta yetersiz kalabildiğini belirtti.
TÜBİTAK bünyesinde Yapay Zekâ Enstitüsünün kurulduğunu hatırlatan Kacır, Yapay Zekâ Ekosistem Çağrıları ile şirketler, teknoloji geliştiricileri, üniversiteler ve araştırma merkezlerinin bir araya getirildiğini söyledi. Rekabet Öncesi İşbirliği Programı ile Türkçe tabanlı yapay zekâ çözümlerinin ortaklaşa geliştirilmesinin amaçlandığını bildirdi.
Ulusal hesaplama kümesi TRUBA’nın 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 grafik işlemcisi ve 26 petabayt veri depolama kapasitesiyle devreye alındığını belirten Kacır, Türkiye’nin Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimine katıldığını aktardı. Türkiye’deki yapay zekâ girişimlerinin Dijital Avrupa Programı kapsamında EuroHPC süper bilgisayarlarına erişebildiğini ve araştırmacılarla şirketlerin MareNostrum 5’in işlem kapasitesinden yararlandığını söyledi.
Kacır, yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kamu finansmanı tahsis edildiğini açıkladı. Ayrıca 30 milyar dolarlık HIT-30 programının yapay zekâ ve diğer öncü teknolojilerde büyük ölçekli yatırımları Türkiye’ye çekmek üzere tasarlandığını belirtti.
HIT-Veri Merkezi Çağrısı ile yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezlerinin kurulmasının hızlandırılacağını ifade eden Kacır, 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zekâ Çağrısı’nın bulut ve yapay zekâ altyapı yatırımlarını destekleyeceğini söyledi. HIT-Kuantum Çağrısı ile de kuantum teknolojilerindeki yetkinliklerin geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
2030 hedefleri
Kacır, Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı’nın 2026-2030 dönemine ilişkin ulusal yol haritasını ortaya koyduğunu belirtti. Plan kapsamında ilk iki yıl içinde 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarı olması, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor.
Kamu yatırım programlarının en az yüzde 2’sinin yapay zekâ projelerine ayrılmasının, stratejik alanlardaki en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi aracılığıyla erişime açılmasının planlandığını söyleyen Kacır, 2030’a kadar veri merkezi kapasitesinin 1 gigavata çıkarılacağını açıkladı.
Kacır, aynı döneme kadar yapay zekâ, bulut teknolojileri ve dijital altyapı için en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi hedeflediklerini belirtti. Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri’nin yatırımcılara, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere ve araştırmacılara enerji ile dijital altyapıya hazır erişim sağlamasının amaçlandığını ifade etti.