TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı kapsamında 2023'te oluşturulan platform bünyesinde, kuraklık ve hastalıklara dayanıklı yeni tohum çeşitleri geliştirmek için çalışma yürütülüyor.
Türkiye Tarımsal Üretiminde Küresel İklim Değişikliğine Uyumlu Sürdürülebilir Tarım Teknolojileri Platformu'nda çeşitli üniversiteler ile tarım ve teknoloji firmaları yer alıyor. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yaşa Kafkas tarafından hazırlanan proje, Kilis Üniversitesi, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Mersin'deki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü ortaklığında yürütülüyor.
Dört ürün grubunda çalışma yapılıyor
Üretim, tüketim ve ihracat potansiyeli dikkate alınarak proje kapsamında çilek, turunçgil, buğday ve biber çalışma konusu olarak belirlendi. Projeye Özbekistan, Mısır, Güney Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, İran, Suriye, İspanya ve Fas'tan öğretim üyeleri ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri de katkı sağlıyor.
TÜBİTAK tarafından projeye yaklaşık 18 milyon lira destek verildi. Çalışmalar kapsamında laboratuvara yeni cihazlar alındı ve Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü binasının terasına sera kuruldu.
Laboratuvar ortamında geliştirilen çilek, turunçgil, buğday ve biber çeşitlerinin serada deneme ekimleri yapılıyor. Bu çalışmalarla hastalık ve kuraklığa karşı en dayanıklı türlerin belirlenmesi amaçlanıyor.
Kuraklık, tuzluluk ve hastalık risklerine odaklanılıyor
Proje lideri Prof. Dr. Kafkas, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini belirtti. Yüksek sıcaklık ve kuraklık nedeniyle aşırı sulama yapıldığını ifade eden Kafkas, bunun topraklarda tuzluluk sorununa, bitkilerde ise hastalık çeşitleri ve zararlı popülasyonlarında değişime yol açtığını söyledi.
Kafkas, hastalıkların sayısı ve etkisindeki artışın, özellikle pestisit kullanımı nedeniyle insan ve çevre sağlığını olumsuz etkilediğini kaydetti. Çalışmalarla çilekte hastalıklara dayanıklı veya hastalıklara toleransı yüksek çeşitlerin geliştirilmesi hedefleniyor.
Biber ve acı dolma biber için kuraklığa, tuza ve hastalıklara dayanıklı yeni çeşitler geliştirilmesi planlanıyor. Buğdayda ise yazlık ve kışlık üretime, makarna ve irmik sektörüne uygun, kuraklığa dayanıklı çeşitler üzerinde çalışılıyor.
Proje kapsamında ayrıca kurağa toleransı yüksek ve dayanıklı yeni turunçgil anaçlarının elde edilmesi amaçlanıyor.
Üretici koşullarında denemeler yapılacak
Geliştirme aşamasında olumlu sonuçlar elde edildiğini belirten Kafkas, çeşitlerin üretici koşullarında da denenmesi ve demonstrasyon çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi. Kafkas, küresel iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık stresine karşı hastalıklara toleransı yüksek yeni çeşitlerin 1-2 yıl içinde ülkeye kazandırılmasının umulduğunu ifade etti.
Islah süresini kısaltacak teknolojiler araştırılıyor
Üç yıldır sürdürülen projenin gelecek yıl ağustos ayında sona ermesi planlanıyor. Çalışmalarda yeni çeşit geliştirme teknolojileriyle birlikte ıslah süresinin kısaltılması da araştırılıyor.
Projede, kuraklıkla ilişkili aday genlerin belirlenmesi ve bu genlerin farklı genetik kaynakların test edilmesinde kullanılması hedefleniyor. Böylece araştırmacıların mevcut çeşitlerin kuraklığa dayanıklılığını daha kısa sürede belirleyebilmesi amaçlanıyor.
Yeni ıslah programlarında aday genler kullanılarak çeşitlerin kuraklığa dayanıklılığının tohum ekme ve çimlenme aşamalarına geçilmeden test edilmesi planlanıyor. Bu yöntemin araştırma süresinden ve buna bağlı olarak maliyetlerden tasarruf sağlaması bekleniyor.