CHP'li Muharrem İnce, mahkemenin "mutlak butlan" kararının ardından başlayan tartışmalara ilişkin sosyal medya hesabından iki sayfalık bir açıklama yayımladı. İnce, "Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım" başlığıyla paylaştığı açıklamada, partideki mevcut durumu değerlendirdi.
CHP, SARAY REJİMİNİN KURDUĞU TUZAĞA DÜŞMÜŞTÜR
İnce, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:"CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP’yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır. Ne yazık ki CHP, Saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür.
‘ARINMA’ ve ‘DİRENME’ kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, Partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir.
""YENİ PARTİ KURULMAMALI"CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak konuştuğunu belirten İnce, şunları söyledi:"Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğuk kanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve Partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir.
Bir dönem, CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP’den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim. ""ACİL TÜZÜK KURULTAYI TOPLANMALIDIR"Muharrem İnce, partinin içinde bulunduğu durumdan çıkış için acil tüzük kurultayı toplanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:"O halde ne yapmalı?
CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ilkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir. AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP’de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır.
CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP Tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin Parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Demokrasi halkın iradesine dayanır.
Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin Parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır.
""YOKSULLUK KONUŞULMUYOR"İnce, açıklamasında Türkiye’nin gerçek gündemine de dikkat çekerek şunları kaydetti:"Saray rejimi, başarısızlıklarını perdelemek, Türkiye’ye verdiği zararın konuşulmasını engellemek ve rejim değişikliği sürecinde CHP’yi güçten düşürüp pasifize etmek için halkın önüne CHP’yi, CHP’nin önüne de CHP’yi parçalamak için CHP’lileri atmıştır.
Türkiye’de işsizlik, üretimsizlik, açlık, yoksulluk, pazardaki pahalılık, evlerde kaynamayan tencereler, hastanelerde tedavi göremeyenler, okula aç giden çocuklar, gelir dağılımı eşitsizliği, yoksul halktan enflasyon yoluyla zenginlere aktarılan sermaye transferi, emeklilere reva görülen sefalet ücreti, gençlerimizin gasp edilen geleceği konuşulmamakta, siyaset dünyamız ve medyamız hep birlikte ve el ele CHP’li
belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonları ve mutlak butlan davasıyla yatmakta ve bunlarla kalkmaktadır. ""ARINMAK, DİRENMEK YETMEZ; YÜZLEŞMEK ZORUNDAYIZ"Muharrem İnce, partinin geldiği noktayı sorgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:"Arınmak, direnmek yetmez bu noktaya nasıl geldiğimizle ilgili de yüzleşmek zorundayız. Sonuç Olarak: CHP yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir.
Bu itibarla CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir. Bunun için CHP’nin parçalanması değil, bütün kadrolarıyla kol kola, sımsıkı, omuz omuza ve başı dik bir şekilde ayakta durması gerekmektedir. ".