MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı kapsamında düzenlenen 29. Uluslararası İş Forumu, İstanbul Fuar Merkezi'nde başladı. Bu yılki forumun başlığı, "Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü" olarak belirlendi.
Forumun açılışında konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, 1990'da kurulan MÜSİAD'ın Türkiye'nin en geniş ve yaygın sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi. Özdemir, derneğin 84 ülkede ve Türkiye'de 78 noktada şubeleştiğini belirtti.
MÜSİAD'ın 15 bine yakın üyesi ve toplam 60 binin üzerinde şirketle temsil edildiğini aktaran Özdemir, derneğin 3 milyonun üzerinde kişiye istihdam sağladığını ifade etti. Özdemir, MÜSİAD'ın ulaştığı noktada rakamların yanı sıra birlik ve beraberlik anlayışının da önemli olduğunu dile getirdi.
Yapay zekânın sınırları tartışıldı
Özdemir, yapay zekânın insan hayatında oluşturduğu değişime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın sorulara sistematik yanıtlar verdiğini belirten Özdemir, bu teknolojinin en büyük eksiklikleri arasında tutku ve öngörülebilirliğin bulunduğunu söyledi.
İnsanların yapay zekâ tarafından hazırlanan konuşmaları anlayabildiğini ifade eden Özdemir, insanların da zaman içinde yapay zekâyı çözerek anlayacağı bir sürecin yaşanacağını kaydetti. Özdemir, yapay zekânın kararlarını duygudan bağımsız ve analitik biçimde verdiğini belirtti.
Uluslararası İş Forumu Başkanı Erol Yarar, IBF'nin her yıl farklı bir temayla düzenlendiğini söyledi. Yarar, yeni bir çağın başladığı dönemde yapay zekânın insan ve iş dünyasındaki dönüşümünü ele almalarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Yarar, forum kapsamında dört büyük yapay zekâ sisteminin aynı sorulara vereceği yanıtların sahnede karşılaştırılacağını açıkladı. Yanıtlardan birinin diğer sistemler tarafından kontrol edilmesinin planlandığını belirten Yarar, katılımcıların daha sonra bir karekod aracılığıyla ChatGPT, Gemini, DeepSeek ve Claude'a soru yöneltebileceğini söyledi.
Manipülasyon ve sorumluluk riski
Yarar, yapay zekâ sistemlerinin insanlar adına analiz yapabildiğini, bilgi toplayabildiğini ve karar üretebildiğini belirtti. Yetkilerin algoritmalara devredilmesiyle birlikte, yapay zekâ sistemlerinin kurumlar veya kişiler üzerinde etkili olabileceğini söyleyen Yarar, bu sistemlerin sahibi kurumların ileride insanları manipüle etme riskini en büyük tehlikelerden biri olarak değerlendirdi.
Yapay zekânın önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlar doğurabileceğini ifade eden Yarar, özellikle çocukların ve gençlerin öğrenme süreçlerine dikkat çekti. Yarar, soru ile cevap arasındaki araştırma ve bilgi edinme aşamalarının ortadan kalkmasının insan eğitimi açısından risk oluşturabileceğini söyledi.
Yarar, yapay zekânın çocukların zihinsel gelişimi üzerindeki olası etkilerine de değindi. Beynin süreç içinde geliştiğini belirten Yarar, yapay zekânın bu süreci kısaltmasının öğrenme biçimini ve iş modellerini değiştirebileceğini kaydetti.
Yapay zekânın kişisel kararlar için de kullanılmaya başlandığını anlatan Yarar, insanların eş seçimi gibi konularda sistemlere danıştığını söyledi. Yarar, bu kullanım biçimlerinin insanları hazır yanıtlara yöneltebileceğini ve ciddi bir risk alanı oluşturabileceğini ifade etti.
Hukuki sorumluluk tartışması
Yarar, yapay zekâ çağında insan yetiştirmenin ayrı bir araştırma konusu olduğunu belirterek, bu teknolojiyi kullanacak kişiler için bir tür yeterlilik anlayışının gerekli olduğunu söyledi. Yapay zekânın hatalı kararları sonucunda bir kişinin yaralanması gibi durumlarda sorumluluğun kime ait olacağı sorusunun hukuk açısından açık bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
Yarar, böyle bir durumda sorumluluğun yapay zekâya, sistemi geliştiren kuruma veya kullanıma izin veren kuruma ait olup olmayacağının tartışılması gerektiğini ifade etti. Forum, yapay zekâ konusundaki konuşma ve oturumlarla devam edecek.