İnsan Hakları Uzmanı Huriye Yıldız Kantaroğlu, Gazze'de çocukların yaşam hakkı başta olmak üzere temel haklarının ağır koşullar altında ihlal edildiğini belirtti. Kantaroğlu, ateşkesin insani krizi sona erdirmediğini ve savaşın bir toplumun geleceği üzerindeki etkilerinin sürdüğünü savundu.
İnsani yardım ve temel hizmetler
Kantaroğlu'na göre, birden fazla kez yerinden edilen Gazze nüfusunun tamamına yakını açlık, barınma ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Yardım ihtiyacının büyümesi ve abluka nedeniyle yardımlara erişimin kısıtlanması, insani krizi derinleştiren başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
10 Ekim 2025 tarihli ateşkes anlaşmasında günlük 600 yardım tırının geçişi, kuzey bölgesi dahil yerinden edilen Filistinlilerin evlerine dönebilmesi, su ve elektrik hizmetlerinin yeniden sağlanması ile altyapı ve hastanelerin onarılmasına başlanması gibi maddeler yer aldı. Kantaroğlu, bu maddelerin uygulanmadığını ve Gazze'de insani yardımın geçici değil, süreklilik gerektiren yaşamsal bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Gazze'de ekonomik faaliyetlerin çöktüğü ve temel ihtiyaçların karşılanması için dış yardımlara ihtiyaç duyulduğu değerlendirmesinde bulunan Kantaroğlu, en kritik başlıkların gıda ve temiz suya erişim olduğunu belirtti. Yetersiz beslenmenin özellikle bebekler ve çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına ve ölümlere yol açtığını kaydetti.
Barınma ve sağlık krizi
Binaların tamamen yıkılması veya ağır hasar görmesi, Gazze'de geniş çaplı bir barınma krizine neden oldu. Geçici çözüm olarak kurulan çadır kentlerin kalıcı yaşam alanlarına dönüştüğünü belirten Kantaroğlu, sıcak, soğuk, yağmur ve su baskınlarının bu alanlarda yaşayanlar için ciddi risk oluşturduğunu aktardı.
İnşaat malzemelerinin girişinin kısıtlanması nedeniyle konteyner ve prefabrik yapı gibi daha dayanıklı geçici çözümlerin de kurulamadığını belirten Kantaroğlu, elektrik, şebeke suyu ve kanalizasyon sistemlerinin çökmesinin hijyen ve sağlık sorunlarını artırdığını söyledi.
Sağlık hizmetlerinin sunulduğu hastanelerin kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Kantaroğlu, tıbbi malzeme yetersizliğinin yanı sıra sağlık çalışanlarının tutuklanması veya öldürülmesi iddialarının sağlık sistemini daha da zorladığını savundu. Gazze dışına tedavi amacıyla çıkışın kısıtlanmasının, tedavi edilebilir sağlık sorunlarının ağırlaşmasına ve organ ya da uzuv kayıplarına yol açtığını belirtti.
Çocukların geleceği
Kantaroğlu, Gazze'de çocukların açlık, yetersiz beslenme, soğuk, elverişsiz barınma koşulları, ağır yaralanmalar ve tıbbi müdahale eksikliğiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Bu koşulların salgın hastalıklar ve ölümler bakımından risk oluşturduğunu belirten Kantaroğlu, uluslararası hukuka göre çocukların savaş ve afet gibi olağanüstü durumlarda öncelikli olarak korunması gereken gruplar arasında bulunduğunu hatırlattı.
Filistinli çocukların kalıcı engellilik, kronik hastalıklar ve psikolojik sorunlarla mücadele ettiğini belirten Kantaroğlu, çocukların oyun oynama hakkı dahil temel çocukluk haklarından mahrum kaldığını kaydetti. Uçurtmanın, Gazze'deki çocuklar için özgürlük ve yaşama sevincinin sembolü haline geldiğini; ancak çocukların uçurtma uçurması gereken gökyüzünün savaş uçakları, bombalar ve füzelerle anıldığını ifade etti.
Kantaroğlu, çocukların kitlesel olarak öldürülmesi, sakat bırakılması ve eğitimden mahrum edilmesinin bir toplumun geleceğini etkilediğini savundu. Bu durumun gelecekte doktor, mühendis ve öğretmenlerin yetişmesini de engelleyebileceğini belirtti.
Uluslararası toplumun sorumluluğu
Kantaroğlu, İsrail'in uluslararası kurumların kararlarını uygulamaması ve bu kurumların yaptırım mekanizmalarını işletmemesinin insan hakları ihlallerinin sürmesine neden olduğunu öne sürdü. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daimi üyelerin veto yetkisinin yaptırım kararlarının alınmasının önündeki başlıca engellerden biri olduğunu belirtti.
Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, insani yardımın kesintisiz ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılması için etik ve diplomatik mekanizmaların işletilmesi gerektiğini ifade eden Kantaroğlu, Gazze halkına desteğin insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.