NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Šekerinska, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamındaki Savunma Sanayi Forumu'nda konuştu. Šekerinska, müttefiklerin ek savunma harcamalarını yeni projeler ve sözleşmeler aracılığıyla etkin şekilde kullanmaya başladığını belirterek, üç kritik alandaki girişimleri duyurdu.
Uzay ve Gözlem Projeleri
Šekerinska, uzay yeteneklerinin kritik altyapının bir parçası olduğunu ve güvenlik için hayati önem taşıdığını vurguladı. "Uzay yetenekleri olmadan ordularımız bugün normal şekilde çalışamazdı. Uzay teknolojileri daha erişilebilir hale geldi ancak fırlatma maliyetleri önemli ölçüde arttı. Sonuç olarak giderek daha fazla ülke kendi uydu ağlarına yatırım yapıyor" dedi.
NATO'nun "Halo" adı verilen bir uydu takımyıldızı oluşturma fizibilite projesini başlattığını açıklayan Šekerinska, "Bu, müttefiklerin uzay operasyonlarında yeni bir sayfa açıyor. Bu yeni model, tek tek ülkelerin maliyet, zamanlama ve kapsama kısıtlamalarını aşacak ve özellikle yüksek hızlı iletişim, istihbarat ve füze takibi alanlarında önemli avantajlar sağlayacak" ifadelerini kullandı.
Šekerinska ayrıca, iki yıl önce Washington Zirvesi'nde başlatılan "İttifakın Uzaydan Sürekli Gözetimi" (APSS) girişimine İspanya'nın 19. ülke olarak katılacağını duyurdu. Türkiye'nin de TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Enstitüsü tarafından iki yeni yüksek çözünürlüklü uydu geliştirme planlarını hatırlattı. "Bu uydular ilgili sözleşme kapsamında Türkiye'de inşa edilecek. Türkiye ayrıca ASELSAN ile alçak yörünge uyduları ve askeri iletişim sistemlerinin geliştirilmesi, ayrıca 'Çelik Kubbe' Milli Entegre Hava Savunma Sistemi kapsamında erken uyarı sistemlerinin tedariki ve geliştirilmesi için sözleşmeler imzaladı" dedi.
Šekerinska, acil durumlarda yedek uyduyu yörüngeye çıkarmak için roket fırlatma şirketleri ve uzay limanları ağı oluşturmayı öngören "Starlift" girişiminden de söz etti.
Vuruş Yetenekleri
NATO'nun vuruş yetenekleri alanındaki projelerini tanıtan Šekerinska, düşük maliyetli seyir ve balistik füzelerin büyük ölçekli geliştirilmesi ve tedarikini hedefleyen "Karasal Yüksek Hassasiyetli Vuruş" projesini sundu. Ayrıca bir mühimmat prototipinin geliştirildiğini belirtti.
"Ev sahibi ülke Türkiye de önemli miktarda karadan fırlatılan uzun menzilli ATMACA seyir füzesi tedarik etme taahhüdünde bulundu" diyen Šekerinska, bu girişimlerin üretim hacimlerini önemli ölçüde artıracağını ve silahlı kuvvetleri güvenliğin korunması için gereken her şeyle donatacağını kaydetti.
Entegre Hava ve Füze Savunması
Entegre hava ve füze savunma sistemlerini "ittifakın ön savunma hattı" olarak niteleyen Šekerinska, son aylarda Rus insansız hava araçları ve uçaklarının hava sahası ihlallerine defalarca tanık olduklarını söyledi. "Ayrıca NATO, İran'dan müttefikimiz Türkiye'ye doğru fırlatılan balistik füzeleri başarıyla önledi. Bu nedenle hepimizin güvenliğini sağlamak için bu tür yeteneklere daha fazla ihtiyacımız var" dedi.
Šekerinska, bu yeteneklerin daha hızlı ve etkili şekilde geliştirilmesi için kaynakların birleştirilmesi ve en yeni teknolojilerin ortaklaşa entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. "Bütün bunlar hava sahamızı korumak ve caydırıcılık ile savunma yeteneklerimizin inandırıcılığını sürdürmek için gerekli" ifadelerini kullandı.
NATO Genel Sekreter Yardımcısı, müttefiklerin yeni projeleri hayata geçirme kararlılığını gösterdiğini belirterek, "Müttefiklerimiz ek savunma harcamalarını etkin şekilde kullanmaya başladı. Bunu, çok çeşitli ve gerçekten kritik alanlarda yetenekler sağlayan etkileyici bir dizi duyuru ve sözleşme aracılığıyla yapıyorlar" dedi. Sunumun ardından toplu sözleşme imza töreni gerçekleştirildi.