Kanada Başbakanı Mark Carney, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 9 ülkenin Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'nın (DSRB) kurulmasına destek verdiğini açıkladı.
İzmir Demokrasi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arif Bağbaşlıoğlu, bankanın NATO'nun güvenlik mimarisine olası katkılarını değerlendirdi.
DSRB ile ne amaçlanıyor?
Kanada merkezli olarak yapılandırılması planlanan ve 2027'de faaliyete geçmesi hedeflenen DSRB, NATO'nun resmi bir organı olmamakla birlikte, ittifakın son yıllarda öncelik verdiği savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, kritik altyapıların korunması ve savunma sanayi üretiminin finansmanı için önemli bir girişim olarak görülüyor.
Prof. Dr. Bağbaşlıoğlu'na göre banka, NATO müttefiklerinin ve ortak ülkelerin savunma ve güvenlik yatırımlarına uzun vadeli, düşük maliyetli finansman sağlamayı amaçlıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler ile üye hükümetlerin kritik finansman açıklarını kapatmalarına yardımcı olmayı hedefleyen DSRB, aynı zamanda özel sermayeyi savunma ve güvenlik piyasasına çekmeyi planlıyor.
Bankaya giden süreç
DSRB fikri, daha önce NATO İnovasyon Fonu ve DIANA programının oluşturulmasına öncülük eden Rob Murray tarafından ortaya atıldı. 2025 Aralık ayında başlayan çalışmalar, Mart 2026'da Montreal'de 18 ülkeden temsilcilerin katılımıyla sürdü ve Nisan 2026'da kurucu anlaşma maddeleri üzerinde mutabakata varıldı.
Bankanın temelleri, NATO'nun 2021 Brüksel Zirvesi'nde kurulan 1 milyar avroluk İnovasyon Fonu ve DIANA programına dayanıyor. 2025 Lahey Zirvesi'nde ise üye ülkeler, 2035'e kadar GSYH'nin yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi belirlemişti. Ankara Zirvesi'nde bu hedefin hayata geçirilmesi için savunma harcamalarının yalnızca bütçe büyüklüğüyle değil, gerçek üretim kapasitesi ve dayanıklılık göstergeleriyle ölçülmesi gerektiği vurgulandı.

Türkiye'nin konumu
Prof. Dr. Bağbaşlıoğlu, Türk savunma sanayisinin 10 milyar doları aşan ihracatı ve SIPRI'nin en büyük 100 savunma şirketi listesine giren 5 Türk firmasıyla DSRB'nin hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayabileceğini belirtti.
Geleceğe dair belirsizlikler
Bununla birlikte, bankanın kurucu üyeleri arasında Kanada dışında G7 ülkesi bulunmaması dikkat çekiyor. Almanya, Fransa, İngiltere gibi büyük ekonomilerin başlangıçta yer almaması, DSRB'nin sermaye büyüklüğü ve etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Prof. Dr. Bağbaşlıoğlu, DSRB'nin mevcut finansal mimariyi tamamlayıcı mı yoksa alternatif bir yapı mı olacağının henüz netleşmediğini, ancak özellikle İngiltere'de katılımın olumlu tartışıldığını ifade etti. Bankanın başarısının, yeterli sermayeye ulaşmasına, şeffaf ve teknik kriterlere dayalı yatırım kararları almasına ve diğer kurumlarla uyumlu çalışmasına bağlı olduğunu vurguladı.
Sonuç olarak DSRB'nin, NATO'nun güvenlik ekonomisini şekillendirme ve külfet paylaşımını ortak yatırım mekanizmaları üzerinden yeniden tanımlama potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.