Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü, küresel büyüme beklentisini aşağı çekerek İran savaşıyla bağlantılı enerji şokunun etkilerinin kalıcı hale gelmesi durumunda dünya ekonomisinin daha sert bir yavaşlamayla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Kurumun haziran ayı Ekonomik Görünüm raporuna göre, küresel büyümenin 2025’te yüzde 3,4’ten 2026’da yüzde 2,8’e gerilemesi, ardından 2027’de yüzde 3,1’e toparlanması bekleniyor. Bu tablo, enerji fiyatlarındaki sert yükselişin yıl ortasına doğru hafiflemeye başlaması ve mevcut sıkıntıların hızla kontrol altına alınması varsayımına dayanıyor.
Öne çıkanlar
- OECD, küresel büyüme tahminini aşağı çekti.
- Raporda, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın ve Körfez’deki enerji altyapısındaki hasarın fiyatları yükselttiği belirtildi.
- İyimser senaryoda büyüme 2026’da yüzde 2,8, 2027’de yüzde 3,1 seviyesinde kalıyor.
- Daha kötü senaryoda küresel büyüme 2026’da yüzde 2,1’e, 2027’de yüzde 1,8’e kadar inebiliyor.
- OECD, bunun bazı ekonomileri resesyona yaklaştırabileceğini ya da resesyona sürükleyebileceğini vurguladı.
OECD başekonomisti Stefano Scarpetta, geçici aksamaya dayanan senaryoda bir barış anlaşmasının sağlanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki sorunların kısa sürede çözülmesinin kritik olduğunu söyledi. Aksi halde, deniz taşımacılığı ve enerji altyapısındaki sıkıntılar 2027’ye kadar sürerse büyüme görünümünün çok daha sert bozulacağı ifade edildi.
Kurumun değerlendirmesine göre kötü senaryoda küresel büyüme 2026’da yüzde 2,1’e, 2027’de ise yüzde 1,8’e düşebilir. Aynı tabloda enflasyonun 2026’da 0,4 puan, 2027’de ise 1,3 puan artması bekleniyor.
Scarpetta, böyle bir ortamda işsizliğin yükseleceğini, yatırımın zayıflayacağını ve enerji yoğun alanlar dahil bazı sektörlerde finansal fiyatlamaların yeniden sertleşebileceğini söyledi. Özellikle gelişmekte olan ekonomilerin bu süreçten daha ağır etkilenebileceği kaydedildi.
Raporda, sınırlı enerji rezervine sahip ülkeler, hane halkı gelirinde enerji ve gıdanın payının yüksek olduğu ekonomiler, mali kapasitesi dar olan devletler ve kırılgan para birimlerine sahip piyasaların daha büyük baskı altında kalabileceği belirtildi.
OECD, küresel merkez bankalarının zaten zayıf büyüme ile enflasyon baskısı arasında sıkışmış durumda olduğuna dikkat çekti. Kurum, krizin dünya ekonomisinin tek bir boğaz noktasına ne kadar bağımlı olduğunu gösterdiğini ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması gerektiğini vurguladı.
Raporda kısa vadede acil talep kısıtlama önlemlerinin ve stratejik enerji stoklarının uluslararası düzeyde koordine edilmesinin etkileri bir ölçüde hafifletebileceği, ancak fosil yakıt ithalatına bağımlılığı azaltacak yatırımların artık daha acil hale geldiği belirtildi.
Bağlam: OECD’nin değerlendirmesi, enerji arzındaki aksamanın yalnızca fiyatları değil, büyüme, enflasyon, yatırım ve istihdam üzerinde de zincirleme etki yaratabileceğini ortaya koyuyor.