OECD Genel Sekreteri Cormann, PISA 2025 sonuçları öncesinde Türkiye’nin eğitimde uzun vadeli istikametinin umut verici olduğunu söyledi. Cormann, Türkiye’nin eğitim performansında yıllar içinde bazı dalgalanmalar yaşansa da 2003’teki ilk katılımdan bu yana ilerleme kaydettiğini belirtti.
PISA 2025 sonuçlarının 8 Eylül’de açıklanması beklenirken Cormann, küresel eğitim sistemlerinin pandemi sonrasında karşılaştığı sorunları değerlendirdi. Kovid-19 salgınının öğrenme rutinlerini bozduğunu, öğrencileri öğretmenlerinden ve sınıf arkadaşlarından ayırdığını ifade etti.
Cormann, OECD ülkelerinde okuma ve fen bilimlerindeki ortalama sonuçların salgından yaklaşık 10 yıl önce düşmeye başladığını söyledi. Matematikte ise 2018-2022 döneminde yaklaşık 15 puanlık, başka bir ifadeyle yaklaşık üç çeyrek okul yılına denk gelen bir öğrenme kaybı yaşandığını belirtti.
Türkiye’nin PISA performansı
Cormann, PISA 2022’de Türkiye’nin matematik ve fen bilimlerindeki puanlarının şimdiye kadarki en yüksek sonuçlar arasında bulunduğunu, okuma puanının ise ülkenin uzun vadeli ortalamasına yakın olduğunu kaydetti.
Türkiye’de sınava giren öğrencilerin üçte birinin en dezavantajlı gruptan geldiğini belirten Cormann, bu öğrencilerin benzer geçmişe sahip öğrencilerle karşılaştırıldığında matematikte dünyanın en yüksek ortalama puanları arasına ulaştığını söyledi.
PISA 2022 verilerine göre Türkiye’de öğrencilerin yüzde 61’i matematikte temel yeterlilik düzeyine ulaştı, yüzde 5’i ise en yüksek seviyelerde performans gösterdi. OECD genelinde bu oranlar sırasıyla yüzde 69 ve yüzde 9 olarak kaydedildi.
Cormann, Türkiye’de dezavantajlı öğrencilerin yüzde 12’sinin matematikte "akademik olarak dirençli" kabul edildiğini belirtti. OECD genelinde bu oran yüzde 10 olurken Cormann, güçlü ebeveyn ve öğretmen desteğiyle güvenli ve düzenli sınıfların öğrencilerin performansında fark yaratabileceğini ifade etti.
Eğitimde temel beceriler ve yapay zeka
Cormann, eğitimde ilerlemenin tek bir PISA döngüsüyle değil, birkaç döngü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Daha fazla öğrencinin temel becerileri kazanması ve daha fazla öğrencinin en üst performans düzeylerine ulaşması gerektiğini belirten Cormann, reformların 15 yaşındaki öğrencilerin sonuçlarına yansımasının zaman aldığını kaydetti.
OECD Genel Sekreteri, güçlü okuma, matematik ve fen bilimleri anlayışının yeni becerilerle birlikte geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. PISA 2022’de OECD ülkelerindeki öğrencilerin yüzde 31’inin matematikte, yüzde 26’sının okumada ve yüzde 24’ünün fen bilimlerinde temel yeterlilik seviyesinin altında kaldığını belirtti.
Üretken yapay zekanın öğrencilerin görevlerini tamamlamasına yardımcı olabileceğini söyleyen Cormann, yapay zekanın düşünme ve çaba süreçlerinin yerini almasının öğrenmeyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. PISA 2025 sonuçlarının öğrencilerin okul çalışmalarında yapay zeka kullanımına, meraklarına, azimlerine ve kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenme becerilerine ilişkin yeni veriler sunacağını açıkladı.
Cormann, PISA 2029 kapsamında medya ve yapay zeka okuryazarlığının değerlendirileceğini belirtti. Bu değerlendirmede öğrencilerin dijital içerikleri analiz etme ve yapay zekayı etkili, etik ve sorumlu biçimde kullanma becerilerinin ele alınacağını söyledi.