Yemen'de 27 Nisan 2003'te yapılan son parlamento seçimlerinden bu yana meclis yenilenmezken, yaşanan ölümler, bölünme ve uzayan iç savaş, kurumu genç nesiller için temsil edilemeyen bir yapıya dönüştürdü.
Al Jazeera'nın haberine göre, oy kullanma yaşına gelen milyonlarca Yemenli, hayatlarında ilk kez bir milletvekili seçimi için sandığa gidemedi. 28 yaşındaki hukuk mezunu Adham Fahd, 2003'teki seçimde henüz beş yaşındaydı ve bugün hâlâ oy kullanmayı bekliyor. Fahd, "Tam bir nesil büyüdü ve parlamento üyelerini seçme şansı bulamadı. Bu yüzden pek çok genç mevcut meclisin kendilerini temsil ettiğini düşünmüyor" dedi.
Seçimler neden 23 yıldır yapılamıyor?
2003 seçimlerinde 8 milyon kayıtlı seçmenden 6,1 milyonu sandığa gitmiş, 22 partiden ve bağımsızlardan 1536 aday yarışmıştı. Meclisin 2009'da sona ermesi gereken görev süresi, iktidar ve muhalefet arasındaki seçim yasası anlaşmazlıkları nedeniyle iki yıl ertelendi. Ardından 2011 protestoları ve geçiş süreci, 2014'te Husilerin başkent Sanaa'yı ele geçirmesi ve devam eden savaş, yeni seçimlerin önünü tamamen kapadı.
Aden'deki siyasi aktivist Akram al-Bujairi, bu uzun kesintinin meclis ile toplum arasında büyük bir temsil boşluğu yarattığını, birçok milletvekilinin seçim bölgeleriyle bağının koptuğunu ve vatandaşların gündelik sorunlarının parlamento tartışmalarına yansımadığını söyledi.
Anayasal uzatma tartışmayı derinleştirdi
Yemen Anayasası, meclisin görev süresini altı yıl olarak belirliyor ve yeni meclis seçilene kadar olağanüstü hâllerde göreve devam etmesine izin veriyor. Hukukçu Abdul Rahman Barman, olağanüstü koşulların geçici ertelemeyi haklı gösterebileceğini ancak bunun meclise sınırsız yetki vermediğini belirterek, "Bu hükmün, seçimlerin periyodikliği ve halk iradesinin yenilenmesi ilkesiyle çelişecek şekilde yorumlanması mümkün değil" diye konuştu.
Buna karşılık milletvekili Shawqi al-Qadi, savaş ve siyasi-coğrafi bölünme ortamında özgür ve kapsamlı seçim yapılamayacağını savunarak meclisin meşruiyetini koruduğunu, ancak bu durumun genç kuşaklarla arasındaki uçurumu büyüttüğünü kabul etti.
Meclis 60 üyesini kaybetti, sayılar belirsiz
Sanaa Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin Nisan 2025'te yayımladığı analize göre, 2003'ten bu yana 60 milletvekili hayatını kaybetti. Bu, meclisin yaklaşık beşte birine denk geliyor. Hayattaki en genç üyenin ise 47 yaşında olduğu belirtildi.
Araştırmacılar, 132 milletvekilinin uluslararası alanda tanınan hükümete, 96'sının Husilerin kontrolündeki bölgelere yakın olduğunu, 13 üyenin ise siyasi olarak gri bölgede kaldığını tahmin ediyor. Ancak güncel ve resmî bir üye listesi bulunmadığı için bu rakamlar kesinlik taşımıyor.
Milletvekili al-Qadi, hükümete yakın vekillerin yasal çoğunluğu sağlayabildiğini öne sürerken, hukukçu Barman toplantı yeter sayısının hayattaki üyeler üzerinden hesaplanması gerektiğini, aksi takdirde alınan kararların, özellikle genel kanunlar ve devlet kurumlarını ilgilendiren konularda hukuki itiraza açık hale geleceğini vurguladı.
Sanaa ve Aden arasında bölünmüş parlamento
Husilerin Eylül 2014'te başkenti ele geçirmesinin ardından milletvekilleri ikiye bölündü; bir kısmı Sanaa'da kalırken, diğerleri uluslararası tanınırlığa sahip hükümetin safına geçti. Nisan 2019'da hükümet yanlısı vekiller Hadramut'taki Seyun kentinde olağanüstü toplanarak Sultan al-Barakani'yi meclis başkanı seçti ve 2019 bütçesini onayladı. Ancak oturuma katılan vekil sayısı konusunda farklı kaynaklar 118 ile 141 arasında değişen rakamlar verdi.
Meclis en son 19 Nisan 2022'de Aden'de toplandı ve Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyelerinin yemin törenine ev sahipliği yaptı. Bu oturum istisnai kaldı ve düzenli toplantılara dönüşmedi. Haziran 2026 itibarıyla meclis başkanlığı ve grup başkanları, dört yılı aşkın sürenin ardından yeni bir oturumun düzenlenmesi için çevrim içi toplantılarla hazırlıkları tartışmaya devam ediyordu.
Denetim işlevi neredeyse tamamen askıda
Yemen parlamentosunun yasa yapma, bütçeyi ve kesin hesabı onaylama, yürütmeyi denetleme yetkileri, düzenli oturumlar yapılamadığı için büyük ölçüde kullanılamadı. Al-Qadi, bazı vekillerin bireysel düzeyde hükümet ve ilgili kurumlarla temas kurduğunu ancak bunun kurumsal çalışmanın yerini tutmadığını söyledi. Meclis komisyonlarının, kamu kurumlarına ulaşmakta ve mali dosyaları soruşturmakta engellerle karşılaştığı belirtildi.
Aktivist al-Bujairi, savaşın seçimleri imkânsız kılsa da meclisin atıl kalmasını haklı çıkarmadığını ifade ederken, hukukçu Barman ise son yıllarda bütçe ve kesin hesapların onaylanmamasının kamu maliyesi üzerindeki şeffaflığı ve yolsuzlukla mücadele araçlarını zayıflattığını kaydetti.
Kısmi seçimler çözüm olabilir mi?
Hükümetin kontrolündeki bölgelerde, ölen vekillerin yerine kısmi seçim yapılması zaman zaman gündeme gelse de, boşalan sandalyelerin bir kısmının Husilerin elindeki bölgelerde olması, yoğun yerinden edilmeler ve yirmi yılı aşkın süredir güncellenmeyen seçmen kütükleri ciddi engeller oluşturuyor.
Barman, kısmi seçimlerin prensipte mümkün olduğunu ancak hukuki, güvenlik ve idari garantilerin yanı sıra bölünmeyi derinleştirmeyecek bir ulusal mutabakat gerektirdiğini söyledi. Milletvekili al-Qadi ise önceliğin Aden'de güvenli bir meclis merkezi oluşturmak, oturumları düzenli hâle getirmek ve komisyonları aktifleştirmek olduğunu, genel seçimlerin ise istikrarın sağlanmasından sonra gündeme alınabileceğini dile getirdi.
Seçimsiz geçen 23 yılın genç nesle etkisi
Son seçimlerin üzerinden geçen 23 yılda milyonlarca Yemenli seçme yaşına geldi. Parlamentonun beşte biri yaşamını yitirdi, kalan üyeler iki otorite ve farklı bölgeler arasında dağıldı; kurumun toplanma ve hükümeti denetleme kapasitesi büyük ölçüde ortadan kalktı. Barman, meclis meşruiyetinin geri kazanılmasının kapsamlı ve şeffaf bir ulusal seçim için siyasi mutabakatı zorunlu kıldığını belirtirken, al-Bujairi konuyu "Yemen'in sadece ismini koruyan bir meclise değil; yasa yapan, denetleyen ve hesap soran bir kuruma ihtiyacı var" sözleriyle özetledi.