Japonya’da plastik tüketimi ve ham madde tedarikinde yaşanan sıkışma, günlük hayatın en sıradan alanlarını bile etkiler hale geldi. Fiyat artışları ve tedarik sorunları, özellikle gıda sektöründe hissedilirken alışveriş poşetlerinden çöp poşetlerine kadar geniş bir ürün yelpazesinde arz daraldı.
Yıllık 8 milyon tonu aşan plastik tüketiminin yaklaşık üçte birini gıda sektörü oluşturuyor. Ülkede ham petrol ihtiyacının büyük kısmı Orta Doğu’dan karşılandığı için nafta, yalnızca plastik üretiminde değil; matbaa mürekkebi, yapıştırıcı ve tıbbi malzeme üretiminde de temel girdi olarak kullanılıyor.
Polietilen üretiminde sert düşüş
Japonya Petrokimya Endüstrisi Derneği verilerine göre, alışveriş ve çöp poşetlerinde kullanılan polietilen üretimi mart ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 62 azaldı. Benzer gerilemeler diğer plastik türlerinde de görüldü.
Başbakan Sanae Takaichi hükümeti, bu tablo nedeniyle yoğun baskı altında bulunuyor. Hükümet yetkilileri yaşananların bir krizden çok geçici bir lojistik tıkanıklık olduğunu savunurken, sektör temsilcileri ve uzmanlar durumun haziran ayı boyunca daha da kötüleşebileceğini söylüyor.
Kamuoyu yoklamaları da halkın en büyük kaygılarından birinin bu ham madde sıkıntısı olduğunu gösteriyor. 2020’den bu yana plastik poşetlerin ücretli olduğu ülkede, ürünlerin birden fazla plastik katmanla paketlenmesi hâlâ yaygın bir tüketim alışkanlığı olarak sürüyor.
Marketlerden fırınlara uzanan etkiler
Kawasaki’de bir süpermarket yönetimi, fiyat artışları ve tedarik azlığı nedeniyle çalışanlarına meyve ve sebzeleri ayrı plastik poşetlere koymamaları talimatını verdi. Gıda ürünleri için kullanılan küçük plastik tepsilerin de temin edilemediği ifade ediliyor.
Tokyo yakınlarındaki bir fırın ise Orta Doğu’daki savaşın nafta tedarikini zorlaştırdığını belirten bilgilendirme yazıları asarak baget ekmekleri için kullanılan plastik poşetlerin tükendiğini müşterilerine duyurdu. Gıda üretiminde kullanılan plastik eldivenlerde de ciddi arz sıkıntısı yaşanıyor.
Hijyen konusunda hassas olan tüketicilerin gıdayla doğrudan temas eden poşetleri yeniden kullanmaya sıcak bakmaması da süreci daha zor hale getiriyor. Bu nedenle bazı işletmeler kendi tabak veya kaplarını getiren müşterilere ücretsiz ikramlar ve ek porsiyonlar sunarak alternatif yöntemler geliştirmeye başladı.
Çöp toplama sistemi de etkilendi
Evsel atıkların farklı renklerdeki özel plastik poşetlerle sıkı biçimde ayrıştırıldığı belediye çöp toplama sistemi de krizden payını aldı. Vatandaşların panikle poşet stoklaması üzerine marketler kişi başına satış kotası getirdi.
Bazı belediyeler ise geçici olarak resmi onaylı olmayan poşetlerle de çöp atılmasına izin vermeye başladı. Böylece tedarik sıkıntısının yarattığı baskı, yalnızca mağaza raflarında değil, belediye hizmetlerinde de hissedilir hale geldi.
Güney Kore ve Tayvan’da da baskı var
Benzer sorunlar, petrol ve nafta ihtiyacını Orta Doğu’dan karşılayan diğer Doğu Asya ülkelerinde de görülüyor. Başkent Seul’de mart ayında plastik çöp poşeti satışları beş kat arttı. Talep sıçramasının ardından satış kısıtlamalarına gidildi.
Güney Kore Enerji ve Çevre Bakanı Kim Sung-whan ise tedarik konusunda endişe edilecek bir durum olmadığını açıkladı. Buna karşın piyasadaki hareketlilik, bölgede plastik ürünlere dönük tedarik baskısının yayılabileceğini gösterdi.
Dünyada kişi başına en fazla plastik poşet tüketen bölgelerden biri olan Tayvan’da ise plastik toptan satış fiyatları bu yıl yüzde 40’a varan oranda yükseldi. Ham petrolünün yüzde 70’ini Orta Doğu’dan ithal eden Tayvan hükümeti halka sükunet çağrısı yaparken, stokçuluğa karşı denetimleri artırdı.