İngiltere borsasında şirket kaybı hızlanarak devam ediyor. Londra Borsası'nda işlem gören şirketlerin satın alınmasına yönelik teklifler artarken, halka arzlar bu kaybı telafi edemiyor.
Al Jazeera'nın Bloomberg'den aktardığı verilere göre, 2026'nın ilk yarısında İngiliz şirketlerine yönelik 29 devralma teklifi yapıldı. Bu tekliflerin toplam değeri 61 milyar sterlin (yaklaşık 81 milyar dolar) olarak kaydedildi. Karşılaştırmak gerekirse, 2025 yılının tamamında 40 devralma işlemi gerçekleşmiş ve toplam değeri 35 milyar sterlin (46 milyar dolar) seviyesinde kalmıştı.
Bu hızlı artış, İngiliz hisselerinin düşük değerlemelerinin yatırımcılar için cazip fırsatlar yaratmasından kaynaklanıyor. Özellikle stratejik yatırımcılar ve özel sermaye fonları, İngiliz şirketlerini hedef alıyor. Öte yandan İngiliz hisse senedi fonlarına yönelik yatırım akışları Kasım 2024'ten bu yana ilk kez pozitife dönse de halen zayıf seyrediyor.
Halka Arzlar Yetersiz Kalıyor
Şirket çıkışları ile yeni girişler arasındaki fark çarpıcı boyutlarda. 2023 başından itibaren piyasa değeri 100 milyon sterlinin üzerinde olan 154 İngiliz şirketi için devralma süreci tamamlandı veya devam ediyor. Bu işlemlerin toplam büyüklüğü yaklaşık 165 milyar sterlin (219 milyar dolar). Buna karşılık aynı dönemde yalnızca 11 halka arz gerçekleşti ve bu arzlardan elde edilen toplam değer 6 milyar sterlin (8 milyar dolar) ile sınırlı kaldı.
Devralmalar artık daha büyük şirketleri de kapsıyor. FTSE 100 endeksinde yer alan beş büyük şirket (Paysley, Schroders, Intertek, DCC ve Segro) şu anda satın alma teklifleriyle karşı karşıya. Ayrıca FTSE 250 endeksindeki dokuz şirket de benzer teklifler almış durumda.
Vergi Dezavantajı ve Zayıf Yatırım Akışı
Analistlere göre düşük değerlemelerin yanı sıra İngiltere'de devralma tekliflerinin kolayca kabul edilmesi, borsadaki şirketleri alıcılar için daha cazip hale getiriyor. Yerel fonlardan devam eden para çıkışları ise birçok varlık yöneticisini uzun vadeli yatırım yapmak yerine satın alma tekliflerini kabul etmeye yönlendiriyor.
Vergi farkı da baskıyı artıran unsurlar arasında. İngiltere'de hisse senedi alımlarında yüzde 0,5 oranında damga vergisi uygulanırken, ABD'de benzer bir vergi bulunmuyor. İngiliz parlamentosundaki İş ve Ticaret Komitesi'nin raporuna göre bu durum İngiliz şirketlerine yatırımı caydırıyor ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkiliyor.
Ekonomik Etkiler ve Hükümetin Çabaları
Bloomberg analizine göre borsadaki şirket sayısının azalması yalnızca sermaye piyasaları için değil, İngiltere ekonomisi için de risk oluşturuyor. Büyüme potansiyeli taşıyan yerel şirketlerin halka arz yoluyla finansman sağlayıp büyüme imkanı daralırken, şirketler giderek daha fazla satın almalara veya özel finansmana bağımlı hale geliyor.
Buna rağmen düşük değerlemeler, uzun vadeli fırsat arayan bazı yatırımcılar için İngiliz hisselerini cazip kılmaya devam ediyor. İngiliz hükümetinin, Londra piyasasının çekiciliğini artıracak ve şirket çıkışını durduracak reformları hayata geçirmesi halinde bu tablonun değişebileceği belirtiliyor.
İngiliz yetkililer, ABD borsalarının daha yüksek değerleme ve daha düşük finansman maliyeti sunması nedeniyle artan rekabet karşısında yerel piyasaları canlandırmaya çalışıyor. Ancak şirketlerin ABD'de listelenmeyi veya faaliyetlerini oraya taşımayı tercih etmesi, Londra üzerindeki baskıyı artırıyor.