Almanya Başbakanı Friedrich Merz, kamuoyu desteğindeki gerileme ve kendi partisi Hristiyan Demokrat Birlikteki (CDU) eleştiriler nedeniyle siyasi baskıyla karşı karşıya bulunuyor. CDU içinde Merz’in yerine başka bir ismin getirilmesi ihtimali tartışılırken, bu sürecin sonbaharda yapılacak eyalet seçimleri sonrasında hız kazanabileceği değerlendiriliyor.
Merz’in kamuoyu desteği geriledi
ARD tarafından yayımlanan ankete göre Merz’in liderliğinden memnun olan Almanların oranı yüzde 13’e düştü. Bu oran, anketin yaklaşık 30 yıllık tarihinde görevdeki bir Almanya başbakanı için ölçülen en düşük destek düzeyi olarak aktarıldı.
Merz’e yönelik memnuniyetsizliğin, Almanya ekonomisinin durumuna ilişkin kaygılarla ve emeklilik ile sağlık sistemi için planlanan reformlara duyulan şüpheyle bağlantılı olduğu belirtildi. CDU ve koalisyon ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) destekçilerinin yüzde 46’sı hükümet liderliğinde değişiklikten yana görüş bildirirken, yüzde 48’i buna karşı çıktı.
AfD eyalet seçimleri öncesinde güçleniyor
Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD), yüzde 28 destekle ülkenin en fazla oy alan partisi konumuna yükseldi. Merz’in CDU’su ise yaklaşık yüzde 21 destekle ikinci sırada yer aldı.
6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta, 20 Eylül’de ise Mecklenburg-Batı Pomeranya ile Berlin’de yapılacak seçimlerin Merz’in başbakanlığı açısından kritik sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Anketler, AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta tek başına çoğunluğa ulaşabileceğini ve Mecklenburg-Batı Pomeranya’da seçimi kazanabileceğini gösteriyor.
CDU içinde Merz’e yönelik eleştiriler artıyor
Merz’in kabinede gerçekleştirdiği ve düzensiz ilerlediği belirtilen değişiklikler, CDU içindeki otorite kaybına ilişkin eleştirileri artırdı. Der Spiegel’in CDU yönetim çevreleri ve başbakana yakın kişilerle yaptığı görüşmeler, parti içinde Merz’e duyulan güvenin zayıfladığını ortaya koydu.
Der Spiegel’de yer verilen değerlendirmelerde, Merz’in durumunun 1966’da CDU’lu Başbakan Ludwig Erhard’ın görevden uzaklaştırılmasıyla kıyaslanamayacak kadar hızlı kötüleştiği savunuldu. Dergiye konuşan kişiler, Merz’in otoritesinin birkaç gün içinde aşındığını ve parti liderliğinde onun yıl sonunda hâlâ görevde olacağına dair beklentinin düşük olduğunu söyledi.
21 Eylül tarihi öne çıkıyor
İsmi açıklanmayan üst düzey bir CDU yetkilisi, Merz’in en geç 21 Eylül’de görevini bırakmak zorunda kalabileceğini öne sürdü. Yetkili, Merz’in partiyle iletişim kuramadığını savunarak, "Bu durum sona erdi" değerlendirmesinde bulundu.
Aynı yetkili, Merz’in Berlin ve Mecklenburg-Batı Pomeranya’daki seçimlerin ardından istifa etmek ya da görevden ayrılmaya zorlanmak durumunda kalabileceğini söyledi. CDU yöneticileri ise kamuoyu önünde bu senaryolara ilişkin net bir tutum açıklamaktan kaçınıyor.
Muhtemel halef olarak Wüst’ün adı geçiyor
Merz’in yerine geçebilecek isimler arasında Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin başbakanı Hendrik Wüst’ün adı öne çıkıyor. Wüst’ün ilkbaharda yeniden seçilmek için yarışması beklenirken, Almanya’nın siyasi ve ekonomik sorunlarının yoğunlaştığı bir dönemde başbakanlık görevini üstlenmesinin zor olabileceği değerlendiriliyor.
Wüst, Funke Medya Grubu podcastinde yaptığı açıklamada başbakanlığın şu an için kendisi açısından bir seçenek olmadığını söyledi. Bununla birlikte, ileride başbakan adayı olma ihtimalini tamamen dışlamadı ve büyük bir eyaleti yönetirken "asla" dememek gerektiğini ifade etti.
Başbakanın görevden alınması için anayasal süreç
Görev süresi devam ederken bir başbakanın değiştirilmesi, istifa veya Federal Mecliste yapılacak yapıcı güvensizlik oyu yoluyla mümkün olabiliyor. Merz’in düşük anket sonuçlarına rağmen bu iki senaryonun şu aşamada olası görülmediği belirtildi.