ABD İç Güvenlik Bakanlığı, 16 Temmuz 2026'da yeni bir göçmenlik kuralını onayladı. Kural, 1882 tarihli Göçmenlik Yasası'nın 'public charge' (kamusal yük) hükmünü yeniden yorumlayarak göçmenlik memurlarına, yeşil kart başvurularını değerlendirirken başvuru sahibinin ve yakınlarının devlet yardımlarından yararlanma geçmişini dikkate alma yetkisi veriyor.
The Conversation'da yer alan analize göre, 18 Eylül'de yürürlüğe girecek düzenleme, daimi ikamet statüsü başvurularında göçmenlik memurlarının, adayın faydalandığı tüm devlet programlarını hesaba katabilmesinin önünü açıyor. Adayın yakınlarının aldığı yardımlar da mali durum değerlendirmesine dahil edilebilecek; bu yaklaşım daha önce uygulanmıyordu.
Kuralın geçmişi: Clinton'dan Biden'a
'Public charge' hükmü, 1882'den bu yana devlet yardımına bağımlı hale gelebilecek göçmenlerin daimi statü almasını engellemeyi amaçlıyor. Ancak kavram uzun süre net bir tanıma sahip değildi. Clinton yönetimi, 1999'da yaptığı düzenlemeyle 'public charge'ı 'geçimini büyük ölçüde devletten sağlayan göçmen' olarak tanımladı ve yalnızca üç programın (TANF, SSI ve uzun süreli bakım Medicaid'i) değerlendirmeye alınmasını öngördü.
Trump'ın ilk başkanlık döneminde, 2019'da bu politika genişletildi; Medicaid, gıda yardımı (SNAP) ve konut desteği gibi programlar da kapsama alındı. Kural mahkemede itirazlarla karşılaştı ve Biden yönetimi 2021'de politikayı savunmayı bırakarak 2022'de Clinton dönemi standartlarına geri döndü.
Yeni düzenleme neleri değiştiriyor?
İkinci Trump yönetimiyle gelen yeni kural, göçmenlik memurlarının yetkisindeki tüm sınırlamaları kaldırıyor. Buna göre memurlar, başvuru sahibinin kullandığı herhangi bir devlet programını red gerekçesi olarak değerlendirebilecek. Ayrıca, başvuru sahibinin yakınlarının –örneğin ABD vatandaşı çocuklarının– Medicaid gibi programlardan yararlanması da ebeveynin mali açıdan istikrarsız olduğuna işaret sayılabilecek.
Mülteciler gibi bazı kategoriler yeni kuraldan muaf tutulsa da, düzenlemenin çok sayıda göçmeni sağlık hizmeti ile göçmenlik başvurusu arasında bir tercih yapmak zorunda bırakacağı öngörülüyor. Migration Policy Institute verilerine göre, Trump'ın ilk döneminde 'public charge' gerekçesiyle yeşil kart reddi oranı yüzde 1'in altında kalmıştı; ancak politika değişikliğinin asıl etkisi, yardıma hak kazanan göçmenleri bu hizmetlerden uzak durmaya itmesi olmuştu.
Sağlık üzerindeki olası etkiler
Yaklaşık her yedi göçmenden birinin, hak sahibi olmasına rağmen devlet yardımlarına başvurmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, genişletilmiş kuralın bu eğilimi güçlendirerek özellikle doğum öncesi bakım, çocuk sağlığı ve beslenme yardımı gibi alanlarda ciddi halk sağlığı riskleri doğurabileceğini ifade ediyor. Aralarında ABD vatandaşı çocukların da bulunduğu yaklaşık 6 milyon çocuğun yaşadığı karma statülü ailelerin de süreçten etkilenmesi bekleniyor.
Yeni politikanın, İç Güvenlik Bakanlığı'nın yetki aşımı, idari usul kanununa aykırı 'keyfi ve temelsiz' düzenleme ve 14. Anayasa Değişikliği'nin eşit koruma maddesinin ihlali gerekçeleriyle mahkemeye taşınabileceği değerlendiriliyor. 2019'daki 'public charge' kuralı da benzer argümanlarla dava edilmişti.
Göçmenlik başvurusu sürecinde olanlara, devlet programlarına katılım ya da çekilme kararlarını 'public charge' konusunda uzman bir avukata danışarak vermeleri tavsiye ediliyor.