Maarif Platformu, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi, Tekden Film ve Uluslararası Sinema Derneğinin ortak çalışmasıyla "Sanal Kuşatma ve Medya Krizi: Dijital Tehditler, Ekranın Kurtuluşu ve Çözüm Yolları" başlıklı kapsamlı bir rapor yayımlandı.
TYB İstanbul Şubesi'nin Kızlarağa Medresesi'ndeki merkezinde düzenlenen tanıtım toplantısında raporun içeriği kamuoyuyla paylaşıldı. Akademisyen, yönetmen, sanatçı ve medya uzmanlarından oluşan geniş bir katkı kurulunun hazırladığı rapor, dijital medyanın aile kurumu, doğal yaşam biçimleri, üretim kültürü ve çocukların oyun/şiddet örüntüleri üzerindeki etkilerini disiplinler arası bir yaklaşımla ele alıyor.
"Zihin inşa etme meselesi günümüzün temel meselesi"
Toplantıda konuşan Maarif Platformu Başkanı Osman Çakmak, raporun yalnızca dijital bağımlılık veya medya şiddeti tartışmalarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Çakmak, çalışmanın eğitim, aile, din, sanat, medya ve hukuk gibi farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturduğunu belirterek, "Mesele ekranı kapatıp açmaktan çok, ekranın arkasındaki niyet ve içerik üretimiyle ilgili" dedi.
TYB İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı ise dijital çağda herkesin bir kuşatma altında olduğuna dikkat çekti. "Bütün dünya bu kuşatmanın içerisinde. Zihin inşa etme meselesi, günümüzün temel meselesi" diyen Bıyıklı, çocukların zihin dünyasının giderek algoritmalar tarafından şekillendirildiğini ifade etti. Çözümün yasaklarla değil, daha güçlü ve yerli hikâyeler üretmekte olduğunu savunan Bıyıklı, şunları kaydetti:
Hem medeniyet inşa eden hem de medeniyet üreten bir milletten, bugün fikir, yol ve yön arayışı yaşayan bir topluma dönüştük. Ortak milli ve yerli kültür ile İslam medeniyetine yeniden yönelişin yol haritasına ilişkin önemli tespitler bu raporda yer alıyor.
Toplantıda İstanbul Stratejik Düşünce Eğitim Sağlık ve Araştırmalar Vakfı (İSDAV) Başkanı Mustafa Şatıroğlu ve Uluslararası Sinema Derneği Başkanı Nazif Tunç da birer konuşma yaptı.
Raporda öne çıkan tespitler
Raporda, medya içeriklerinde bireysel özgürlük ve kişisel mutluluk temalarının öne çıkmasının aile, dayanışma ve ortak sorumluluk kavramlarını geri plana ittiği belirtiliyor. Bu eğilimin boşanma oranlarındaki artış, doğurganlık hızındaki düşüş ve evlilik yaşının yükselmesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Köyden kente ve üretimden tüketime yönelen dönüşümün bireyin toprağına ve emeğine yabancılaşmasını hızlandırdığına işaret edilen raporda, çocuklarda ekran içeriklerinde normalleşen şiddetin oyunlara yansıdığı ve geleneksel oyunların yerini şiddet içerikli taklit davranışlarına bırakmaya başladığı tespiti de yer alıyor.