2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak şehirlerde oynanacak maçların önemli bir bölümünde aşırı sıcak koşulların görülebileceği bildirildi. Araştırma, bazı kentlerde oyuncuların sağlığını zorlayabilecek düzeyde ısı stresinin turnuva takvimine eşlik edebileceğini ortaya koydu.
Çalışmada, maçların çok sıcak koşullarda oynanma olasılığını hesaplamak için istatistiksel bir model kullanıldı. Bilim insanları, insan vücudunun hissettiği ısı yükünü daha doğru ölçtüğü kabul edilen yaş termometre küre sıcaklığı, yani WBGT göstergesini esas aldı.
Hangi şehirler daha riskli görünüyor?
Analiz; ABD, Meksika ve Kanada’daki 2026 turnuvası şehirlerinin her birini ayrı ayrı değerlendirdi. Çalışmada rakım, nem, bölgesel iklim ve stadyumların bulunduğu kentsel yapı gibi yerel etkenler de hesaba katıldı.
11 Haziran ile 19 Temmuz arasındaki turnuva tarihleri için tutulan tarihsel WBGT kayıtları, FIFPro’nun belirlediği güvenlik eşikleriyle karşılaştırıldı. Buna göre 26 santigrat derece üzerindeki değerlerde ekstra sıvı desteği ve soğutma önlemleri gerekiyor. 28 santigrat derece ise yüksek risk sınırı olarak görülüyor; bu seviyede maçların ertelenmesi ya da durdurulması öneriliyor.
Çalışmanın sonucuna göre maçların yaklaşık dörtte biri ilk risk eşiğinde oynanabilir. En az beş maçın ise 28 santigrat dereceye karşılık gelen yüksek risk koşullarında gerçekleşmesi bekleniyor.
Miami, Kansas City, Philadelphia, Dallas ve Houston, en kaygı verici şehirler arasında gösterildi. Bu kentlerde 28 santigrat dereceye ulaşan WBGT koşullarının geri dönüş süresi yalnızca bir yıl olarak hesaplandı; bu da bu tür şartların turnuva günlerinde neredeyse her yıl yeniden yaşanabileceği anlamına geliyor.
26 santigrat derece eşiği açısından da Atlanta, Boston, New York ve Meksika’daki Monterrey benzer bir tablo sergiliyor. Araştırma, bu risk artışının son on yıllarda hızlanan küresel ısınmayla yakından bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Isınan iklim, riski daha da artırıyor
Çalışmada, 28 santigrat dereceye çıkan koşulların görülme olasılığının 1994’e göre Los Angeles, Seattle, San Francisco, Monterrey, Toronto ve Vancouver gibi bu turnuvada maç yapılacak şehirlerde en az iki katına çıktığı belirtildi.
İspanya Devlet Meteoroloji Ajansı’ndan Rubén del Campo, 1994’ten bu yana küresel ortalama sıcaklığın 0,5 ila 0,7 derece arttığını söyledi. Del Campo, bunun küçük görünebileceğini ancak son bir buçuk yüzyıldaki ısınmanın yaklaşık yarısına denk geldiğini ifade etti.
Del Campo ayrıca, 1990’ların ortasından bu yana iklim değişikliğinin etkilerinin tüm dünyada, özellikle de sıcak hava dalgalarında daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
Bu bulgular, turnuvanın aşırı hava koşulları nedeniyle daha önce de mercek altına alındığını gösteren başka araştırmalarla da örtüşüyor. 2024 sonunda yayımlanan bir çalışmada, 16 ev sahibi stadyumun 10’unun aşırı sıcak açısından "çok yüksek" risk taşıdığı, özellikle Arlington, Houston ve Monterrey’deki statların oyuncular ve tribünler için daha zorlu koşullar yaratabileceği belirtilmişti.
Canberra Üniversitesi Spor ve Egzersiz Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Julien Périard ise büyük organizasyonlarda önceden planlama yapılması gerektiğini, ısıyı azaltmaya dönük daha proaktif politikaların önem taşıdığını söyledi. Périard, WBGT’nin yalnızca çevresel koşulları dikkate aldığını, sporcuların ürettiği metabolik ısının ve kıyafetlerin ısı kaybını sınırlayan etkisinin bu modele dahil edilmediğini hatırlattı.
FIFA ise 2026 Dünya Kupası fikstürünün tüm stadyumlara yönelik teknik bir analizle hazırlandığını, bu değerlendirmede ortalama sıcaklıklar, soğutma altyapısı, toplu taşıma ve güvenlik koşullarının dikkate alındığını duyurdu. Kurum, yüksek sıcaklık uyarılarına karşı tüm turnuva maçlarında devre aralarında üç dakikalık su molaları uygulanacağını da açıkladı.
Ancak bilim insanları bunun yeterli olmayabileceğini, oyuncuların ısınma sürelerinde ayarlama, statlarda soğutma altyapısının güçlendirilmesi ve hem futbolcular hem de taraftarlar için daha sıkı tıbbi gözetim gerektiğini savunuyor.