Rusya, Ukrayna’ya karşı başlattığı kapsamlı savaşın ardından zorunlu askerlik sistemini belirgin biçimde sertleştirdi. Yüz tanıma kameraları, yıl boyu süren alım süreci ve çevrim içi celp bildirimleri, askerliğe gitmek istemeyen erkekler için kaçışı daha da zor hale getirdi.
Hukukçular ve hak savunucuları, temel değişimin yalnızca çağrı sisteminde değil, askerlik sürecinin işleyişinde de görüldüğünü söylüyor. Buna göre askerlik şubesine alınan gençler, kısa süre içinde savaşta görev alabilecekleri açık uçlu sözleşmeler imzalamaya yönlendiriliyor.
Metroda yakalanıp kışlaya gönderildi
Moskova’da yaşayan genç bir banka çalışanının da bu yöntemlerle tespit edildiği anlatıldı. Polis, askeri makamlarca aranan erkekleri belirlemek için kullanılan yüz tanıma kameraları sayesinde bu kişiyi izledi.
Genç adam, yoğun trafik nedeniyle annesini görmek için metroya indiği bir akşam iki polis memuru tarafından vagonda durduruldu. "Askere gitmemek" gerekçesiyle gözaltına alınan kişi, üç gün içinde Moskova yakınlarındaki bir askeri birliğe gönderildi ve bir yıllık zorunlu hizmete başladı.
Benzer deneyimlerini aktaran diğer zorunlu askerler, güvenlik gerekçesiyle kimliklerinin gizli tutulmasını istedi. Bu anlatımlar, savaşın başlamasından bu yana zorunlu askerlik sisteminin nasıl daha kapalı ve baskılayıcı hale geldiğine işaret ediyor.
Eskiden kaçmanın daha kolay olduğu söyleniyor
Askerlik hizmetine karşı çıkanları temsil eden hareketten hukukçu Artyom Klyga, 2022 öncesinde yasa dışı bir yol izlemeye gerek kalmadan askerlikten kaçmanın birçok yolu bulunduğunu söyledi. Sağlık gerekçesiyle muafiyet almak, alternatif sivil hizmete yönelmek ya da eğitimde kalmak bunlar arasında gösterildi.
Klyga’ya göre savaşın ardından Rusya, askerliğe çağrıyı yıl geneline yaydı, üst yaş sınırını 27’den 30’a çıkardı, sağlık muafiyetlerini daralttı ve çevrim içi celp sistemini devreye soktu. Böylece askerlikten kaçış yolları önemli ölçüde azaldı.
Askerlikten kaçma yollarını anlatan eğitim platformunda çalışan Timofey Vaskin de hizmetten kurtulma talebinin keskin biçimde arttığını söyledi. Vaskin, askerliğe çağrılanların kendilerini yeni ve daha sıkı bir sistemin içinde bulduğunu anlattı.
Sözleşme baskısı dikkat çekiyor
Hak savunucularına göre en kritik aşama, zorunlu askerlerin birliğe girdikten sonraki ilk günlerinde başlıyor. Bu aşamada, onlardan orduyla sözleşme imzalamaları isteniyor ve süreç çoğu zaman yoğun baskı altında ilerliyor.
Klyga, askerlerin bu dönemde aileleriyle, avukatlarla ya da gazetecilerle temas kurmasının zor olduğunu söyledi. Vaskin ise sözleşmelerin çoğu zaman normal bir iş gibi sunulduğunu, asker adaylarına gündüz mesaisi, daha yüksek ücret ve rutin görevlerden kaçınma vaadi verildiğini aktardı.
Başka bazı kişilere sürücü ya da yazıcı gibi görevler teklif edildiği, bazen de sözleşmenin yalnızca bir yıl süreceğinin söylendiği ifade edildi. Ancak hukukçulara göre bu sözleşmeler gerçekte açık uçlu ve askeri sistem içinde kalıcı bir yükümlülük yaratıyor.
Klyga, Rus yetkililerin birçok kişiyi zorunlu hizmetin sadece bir yıl sürdüğüne inandırmayı başarmasını büyük bir kazanım olarak nitelendirdi. Ona göre bunun sonucu olarak zorunlu askerler savaşta giderek daha fazla görünür hale geliyor.
Rakamlar ve cepheye gidiş süresi
Eski Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in paylaştığı rakamlara göre geçen yıl 422 bin Rus gönüllü sözleşme imzalayarak Ukrayna’da savaşmak üzere orduya katıldı. Bu sayı, 2024’e göre yüzde 6 düşüşe işaret ediyor.
Aynı dönemde yaklaşık 295 bin kişinin askere çağrıldığı aktarıldı. Klyga’ya göre, savaşmak için sözleşme imzalayan bir zorunlu asker bir ay içinde cepheye gönderilebiliyor.
Metroda yakalanan banka çalışanı, gözaltında kaldığı üç gün boyunca duş almadan ve kıyafet değiştirmeden tutulduğunu anlattı. Ona göre doğrudan imza zorlaması yapılmadı, ancak baskı sürekli hissedildi.
Bu genç adama, kendisine uygun olduğu, böyle insanlara ihtiyaç duyulduğu ve iyi bir görev verilebileceği söylendi. Daha sonra maaş, rahat çalışma ve olağan görevlerden kaçınma vaadiyle sözleşmeye yönlendirildiğini hatırladı.
Moskova’dan bir DJ de askerlikten kaçmaya çalıştığını, ancak doğru askeri belgelere sahip olmadan sürücü belgesi ve uluslararası pasaport alamadığını söyledi. O da sonunda ikna edilerek bir yıllığına ordu sağlık birimine verildi.
DJ, orada sözleşmeli askerlerin bile çıkış yolu aradığını ve birçoğunun hizmet etmek istemediğini anlattı. Birliğindeki bazı komutanların kendisine "İmza atma, hayatını mahvetme" dediğini de aktardı.