Rusya’nın St. Petersburg kentinde 1997’den bu yana düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nun 29’uncusu bugün sona eriyor. Bu yılki buluşmada başta Çin ve ABD olmak üzere 130 ülkeden katılım sağlandı. Avrupa’dan gelen dikkat çekici katılım da forumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Etkinliğin merkezinde, onur konuğu olarak davet edilen Suudi Arabistan Krallığı vardı. Bu katılım, forumun uluslararası ağırlığını artırırken, Rusya ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin gücüne de dikkat çekti.
Rusya ile Suudi Arabistan ilişkileri vurgulandı
Forum, Moskova ile Riyad arasındaki uyumun ve iş birliğinin altını çizdi. Enerji, sanayi, tarım, dijital ekonomi ve turizm alanlarında derinleşen ortaklıklar, toplantının en önemli gündemlerinden biri oldu.
Metinde, iki ülke ilişkilerinin yüzüncü yılına girildiği belirtilirken, Suudi Arabistan’ın uluslararası platformlarda sahip olduğu konumun da bu forumda görünür hale geldiği aktarıldı.
Ukrayna savaşı ve diplomasi tartışması
Rusya, Suudi Arabistan’ın Ukrayna krizi bağlamında oynadığı rolü de yakından izliyor. Riyad’ın her iki tarafa da kapı açan yaklaşımının, uzun süredir devam eden savaşın sona erdirilmesine dönük girişimlerde dengeli bir tutum olarak görüldüğü ifade edildi.
Bu çerçevede forum, sadece ekonomi başlıklarını değil, savaşın geleceği ve diplomatik temasların yönünü de tartışmaya açtı. Katılımcıların gündeminde, küresel düzenin hızla değişmesi ve yeni iş birliği alanlarının arayışı da vardı.
Avrupa’dan dikkat çekici katılım
Bu yılki forumda Avrupa’dan gelen katılımın da dikkat çekici olduğu vurgulandı. Özellikle Alman şirketlerinin Rusya’daki varlığının sürdüğü, bin 800 Alman şirketinin ülkede faaliyet göstermeye devam ettiği belirtildi.
Metinde, savaş sonrasında Rus pazarından çekilme sözü veren Alman şirketlerinin yalnızca yüzde 9’unun gerçekten ayrıldığı, geri kalanının ise kalmayı tercih ettiği bilgisi yer aldı. Bu durum, Avrupa’nın Rusya ile ekonomik ilişkilere bakışındaki ayrışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Enerji, kayıplar ve yeni denge arayışı
Avrupa Birliği’nin enerji dengesizliğinden olumsuz etkilendiği, Rus enerjisinden uzak durulması nedeniyle kıtanın yaklaşık 3 trilyon avro kaybettiği yönündeki değerlendirme de forum haberinin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Bu tablo, Moskova ile uzlaşmanın mı yoksa mesafenin mi daha faydalı olduğu tartışmasını derinleştirdi.
Forumun teması bu yıl "Pragmatik Diyalog: İstikrarlı Bir Geleceğe Giden Yol" olarak belirlendi. Metinde, Avrupa’nın özellikle de Almanya’nın Moskova ile uzun süreli düşmanlığın çıkarlarına uygun olmadığını daha gerçekçi biçimde fark etmeye başladığı savunuldu.
Çin şirketleri ve yapay zekâ gündemi
Forumda Avrasya eksenli iş birliği de öne çıktı. Verilere göre bu yılın ilk çeyreğinde Rusya’da 1400 Çin şirketi kuruldu. Bu gelişme, Rusya ile Çin arasındaki ekonomik yakınlaşmanın boyutunu gösteren unsurlardan biri olarak değerlendirildi.
Toplantıya büyük şirketlerin temsilcileri, hükümet yetkilileri ve teknoloji çevrelerinin katılması ise yapay zekânın artık uluslararası gündemin merkezinde yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. Forumda yalnızca fırsatlar değil, sahtecilik, siber riskler ve beyin çipleri gibi başlıklarda doğabilecek tehlikeler de masaya yatırıldı.
Forumun, temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi öncesinde gerçekleşmesi de dikkat çekti. Avrupa-Rusya ilişkilerinde bir yumuşama işareti olup olmayacağı, Beyaz Saray’ın müttefikleri üzerindeki baskısının hafifleyip hafiflemeyeceği ve yeni bir manevra alanı oluşup oluşmayacağı soruları gündeme taşındı.
Etkinlik, küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı, finansal risklerin tartışıldığı ve büyük güçler arasındaki rekabetin yeniden şekillendiği bir dönemde, Rusya’nın kendisini yalnızca bölgesel değil küresel bir buluşma merkezi olarak sunma çabasını da görünür kıldı.