Rusya'nın ham petrol ihracatı, Ukrayna'daki savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Deniz yoluyla sevkiyatlardaki artış ve Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırıları nedeniyle yerel rafineri kapasitesinin bir kısmının devre dışı kalması, ihracat hacmini rekor seviyelere taşıdı.
Bloomberg tarafından derlenen tanker takip verilerine göre, Rusya'nın 28 Haziran'da sona eren dört haftalık ortalama ham petrol ihracatı günlük 4,13 milyon varile yükseldi. Bu rakam 2022'den bu yana görülen en yüksek seviye oldu. Haftalık sevkiyatlar ise günlük 4,63 milyon varille tüm zamanların rekorunu kırdı.
Deniz yoluyla taşınan Rus petrolünün toplam hacmi yaklaşık 133 milyon varile çıktı; bu, nisan ayı ortasına kıyasla yüzde 34'lük bir artışa işaret ediyor. Mısır açıklarında ve Singapur'un doğusunda sevkiyat yığılmaları başladı; bu durum bazı miktarların piyasaya sürülmesinde güçlük yaşandığını gösteriyor.
Gelirler düşüşte
İhracat hacmindeki rekor artışa rağmen Rusya benzer bir mali kazanç elde edemedi. Dört haftalık ortalamada petrol ihracatından elde edilen haftalık gelir yaklaşık 1,9 milyar dolara gerileyerek mart ayından bu yana en düşük seviyeye indi. Düşüşte, küresel fiyatlardaki gerileme ve buna bağlı olarak Urals ham petrol fiyatının azalması etkili oldu.
Baltık limanlarından yüklenen Urals petrolünün ortalama fiyatı varil başına 62,66 dolara, Karadeniz'den sevk edilen Urals ise 62,18 dolara düştü. Rusya'nın ESPO ham petrolü ise 74,27 dolardan işlem gördü.
Piyasa gözlemcileri, özellikle Rus petrolünün en büyük alıcıları olan Çin ve Hindistan'dan talebin zayıf kalması veya İran petrolüne yönelik muafiyetlerin ağustos ortasından sonra uzatılması halinde Moskova'nın ham petrolü için daha büyük indirimler yapmak zorunda kalabileceğini değerlendiriyor.
Rafineri saldırıları ve iç baskılar
İhracattaki artış, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıların devam ettiği bir döneme denk geldi. Saldırılar, yerelde işlenemeyen ham petrolün ihracata yönlendirilmesine yol açtı. Son saldırılar Ufa, Yaroslavl ve Slavyansk-na-Kuban'daki tesislerin yanı sıra Moskova Rafinerisi'ni de hedef aldı. Tahminlere göre Moskova Rafinerisi yıl sonuna kadar devre dışı kalabilir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkede yakıt tedarikinde sorunlar yaşandığını, bazı bölgelerde kıtlık ve benzin istasyonlarında kuyruklar oluştuğunu söyledi. Putin, hükümetin krizi çözmek ve tedariki sağlamak için 24 saat çalışan bir görev gücü oluşturduğunu belirtti. Benzin rezervlerinin şu anda yaklaşık 1,7 milyon ton olduğunu, temmuz ayında üretimin artmasının beklendiğini ifade eden Putin, iç piyasayı istikrara kavuşturmak için dizel ihracatına tam yasak getirilmesinin değerlendirildiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise daha önce şu an için böyle bir adıma gerek olmadığını açıklamıştı.
Putin ayrıca hasat sezonunda tarım sektörüne yakıt tedarikine öncelik verileceğini, bunun tarımsal üretimin devamlılığı için zorunlu olduğunu vurguladı.
Asya pazarlarına yönelim
Veriler, Asya pazarlarına yönelik ihracatın –varış yeri henüz belirtilmeyen sevkiyatlar dahil– 28 Haziran'da sona eren dört haftalık dönemde günlük 3,98 milyon varile çıktığını gösterdi. Bu da 2022'den beri en yüksek seviye oldu. Çin'e yapılan sevkiyatlar günlük yaklaşık 1,08 milyon varil olurken, Hindistan'a açıklanan miktar 740 bin varile geriledi. Günlük 2,1 milyon varilden fazla petrol ise nihai varış yeri henüz açıklanmayan tankerlerle taşınıyor. Batılı yaptırımların başlamasından bu yana Rus petrol ticaretinde sıkça rastlanan bu durum, sevkiyatların yönünü gizli tutma stratejisini yansıtıyor.
Ekonomik etkiler
Enerji sektöründeki gelişmeler, Rusya ekonomisinde yavaşlamayla aynı döneme denk geliyor. Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, akaryakıt sektörünün birkaç ay boyunca tam kapasitenin altında çalışmasının bu yıl ekonomik performansı olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Rusya Merkez Bankası, 2026 yılı için gayri safi yurt içi hasıla büyüme tahminini yüzde 0,5 ile 1,5 arasında açıklamıştı. Enerji altyapısına yönelik süregelen saldırıların ekonomik faaliyet üzerindeki baskıyı artıracağı endişeleri dile getiriliyor.