2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye alışverişleri yoğunlaşırken, velilere çocukların doğrudan temas ettiği ürünlerde güvenlik işaretleri, içerik ve üretici bilgilerinin kontrol edilmesi çağrısı yapıldı.
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, okulların açılmasıyla birlikte kırtasiye alışverişlerinin arttığını belirterek ürün denetimlerinin önem kazandığını söyledi. Şahin, velilerin üretim koşullarını ve ürün içeriklerini kendi imkanlarıyla denetleyemediğine dikkati çekti.
Şahin, kamu kurumlarının çocuk sağlığı açısından risk taşıyan maddeler içeren ürünleri tespit ederek satışını engellemesi gerektiğini ifade etti. Velilerin de farklı satış noktalarında her zaman yeterli denetim yapılamayabileceği için ürün seçiminde dikkatli davranması gerektiğini kaydetti.
Ürün işaretleri ve içerik kontrolü
Şahin, kırtasiye ürünlerinde standartlara uygunluğu gösteren TSE ve CE işaretlerinin kontrol edilmesini önerdi. Çocukların sağlığı açısından risk taşıyabilecek ürünlerin kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Okul çantası ve tekstil ürünlerinde sentetik azo boyar maddeler, silgilerde ftalat, metal malzemelerde nikel ve suluklarda Bisfenol A bulunabileceğini belirten Şahin, solvent içermeyen su bazlı yapıştırıcıların tercih edilmesini istedi. Kokulu ürünlerden uzak durulmasını da önerdi.
Şahin ayrıca, çocukların sosyal medya ve akran etkisiyle gösterişli ancak sağlıksız ürünleri istemesi halinde ailelerin bu durumu çocukların anlayacağı şekilde anlatması gerektiğini söyledi. Okul aile birlikleri bünyesinde oluşturulabilecek komisyonlarla sağlıklı ürünlerin toplu alınmasının hem aile bütçesine katkı sağlayabileceğini hem de öğrenciler arasındaki ekonomik farklılıkların daha az görünür olabileceğini ifade etti.
Denetimlerde 367 işletmeye yaptırım
Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili İbrahim Güllü, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde ailelerin kırtasiye ve okul ihtiyaçlarını hem mağazalardan hem de internet sitelerinden karşılamaya çalıştığını belirtti. Güllü, alışverişte fiyatın yanı sıra ürün güvenliği, kalite, etiket bilgileri ve tüketici haklarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Güllü, Ticaret Bakanlığının 10-14 Ağustos'ta 81 ilde gerçekleştirdiği kırtasiye denetimlerinde 3 bin 612 işletmede 479 bin 847 ürünün incelendiğini açıkladı. Denetimler sonucunda 367 işletmeye idari yaptırım uygulandığını, 2 bin 954 işletmenin ise uyarıldığını aktardı.
Kalem, silgi, boya, yapıştırıcı, kalemtıraş ve beslenme çantası gibi çocukların doğrudan temas ettiği ürünlerde yalnızca ucuzluk, çok satılması, popülerlik veya sosyal medya önerilerinin ölçüt alınmaması gerektiğini belirten Güllü, ürünün pahalı olmasının kaliteli olduğu, ucuz olmasının da mutlaka kötü olduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Popüler ürün yerine gerçek ihtiyaç
Güllü, velilerin lisanslı karakterli, kokulu, renkli veya oyuncak görünümündeki ürünlerde daha dikkatli davranmasını istedi. Ürünlerin güvenlik bilgileri, üretici veya ithalatçı bilgileri, yaş uyarıları, gerekli işaretleri ve kullanım talimatlarının incelenmesi gerektiğini kaydetti.
Çocukların akran ve çevre baskısıyla popüler ürünleri talep edebileceğini belirten Güllü, velilerin çocuğun isteğiyle gerçek ihtiyacını birbirinden ayırmasını önerdi. Okul ve öğretmen tarafından gerekli görülen ürünlere öncelik verilmesi, en pahalı veya en popüler ürünün her zaman en iyi seçenek olmadığı bilincinin çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Fiş ve faturalar saklanmalı
Güllü, alışveriş sonrasında yaşanabilecek uyuşmazlıklarda fiş ve faturaların saklanması gerektiğini söyledi. İnternet alışverişlerinde sipariş, ödeme ve teslimat kayıtlarının korunmasını; ayıplı veya vaat edilenden farklı ürünlerin fotoğraf ve videoyla belgelenmesini önerdi.
Etiket fiyatıyla kasa fiyatının farklı olması halinde tüketici lehine olan fiyatın uygulanacağını belirten Güllü, raf veya etiket fiyatı daha düşükse alışverişin düşük fiyat üzerinden yapılabileceğini kaydetti. Velilerin raf fiyatını kontrol etmesini, ürünü kasada karşılaştırmasını ve fark olması halinde itiraz etmesini istedi.
Fiyat etiketlerinin okunabilir, gerçeğe uygun ve yanıltıcı olmaması gerektiğini belirten Güllü, aykırılıkların Ticaret İl Müdürlüklerine, belediyelere ve ilgili odalara bildirilebileceğini söyledi.
GÜBİS ve internet alışverişi uyarısı
Güllü, kırtasiye alışverişinden önce Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'nin (GÜBİS) kontrol edilmesini önerdi. Yetkili kamu kurumlarınca güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin bu sistemde yayımlandığını belirtti.
İnternetten alışverişte satıcının, ürün açıklamalarının ve teslimat koşullarının araştırılması gerektiğini ifade eden Güllü, sosyal medya reklamları, influencer tavsiyeleri ve yüksek takipçi sayısının tek başına güvenilirlik göstergesi olmadığını söyledi. Satıcının kimliği, iletişim bilgileri, ürün özellikleri ve satış sonrası süreçlerin kontrol edilmesini; piyasa fiyatının çok altında sunulan ürünlerde daha dikkatli olunmasını istedi.
Satıcıyla yaşanan uyuşmazlığın çözülememesi halinde yasal başvuru yollarının kullanılabileceğini belirten Güllü, 2026 yılında 186 bin liranın altındaki tüketici uyuşmazlıkları için Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapılabildiğini ve işlemlerin e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla gerçekleştirilebildiğini kaydetti.