Sarah Snook, yeni dizisi All Her Fault için ilk anda mesafeli davrandığını ve bunun nedeninin yoğun çalışma temposu ile ailesinden uzak kalma ihtimali olduğunu söyledi. Oyuncu, o dönemde hem tiyatro çalışmalarını sürdürdüğünü hem de yeni çocuğuyla ilgilendiğini anlattı.
Snook, dizinin kendisine ilk teklif edildiğinde "Bunu yapamam" dediğini, özellikle de evden uzun süre ayrı kalmanın zorlayıcı olacağını düşündüğünü ifade etti. Projenin Avustralya’da çekilebilme ihtimali doğunca fikrinin değişmeye başladığını anlattı.
Senaryoda onu çeken ne oldu?
Oyuncu, senaryoyu okuduğunda ilk kez bir televizyon geriliminde yer alma fikrinin kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Snook’a göre diziyi farklı kılan unsur yalnızca sürükleyici olay örgüsü değil, karakterler arasındaki ilişkilerin de güçlü kurulmuş olmasıydı.
Snook, yapımın izleyiciyi sadece olay akışıyla değil, karakterlerin birbirine nasıl bağlandığıyla da ekranda tutabileceğini düşündüğünü belirtti. Bu nedenle projeye imza atarken hikâyenin duygusal tarafını da önemsedğini anlattı.
All Her Fault nasıl bir hikâye anlatıyor?
Dizide Snook, varlıklı bir Chicago banliyösünde yaşayan Marissa Irvine karakterini canlandırıyor. Marissa, oğlunu bir oyun buluşmasından almak için gittiğinde kapıyı açan kişinin ne kendisini ne de çocuğunu tanıdığını öğreniyor ve böylece bir kayıp çocuk arayışı başlıyor.
Hikâye ilerledikçe bu kayıp, Marissa’nın eşi Peter ile ilişkisini ve yakın dostu Colin’le kurduğu iş ortaklığını da sarsıyor. Soruşturma, ailenin çevresindeki ilişkilerin sandıklarından daha kırılgan olduğunu ortaya çıkarıyor.
Sezonun ilerleyen bölümlerinde Peter’ın kardeşi Brian’ın çocukken yaşadığı ağır yaralanmanın arkasında kimin olduğu sorusu yeniden gündeme geliyor. Ayrıca Josie adlı genç bakıcının Milo’yu, ölen çocuğunun yerine koyduğu için kaçırdığı ortaya çıkıyor.
Shiv Roy ile Marissa arasındaki farkı nasıl anlattı?
Snook, Succession sonrası neden bu projeyi seçtiği sorusuna da yanıt verdi ve Marissa’nın Shiv Roy’dan farklı bir karakter olduğunu söyledi. Ona göre iki karakter arasında para dünyası ve varlıklı çevre gibi ortak noktalar bulunsa da kişilikleri oldukça ayrı çizgilerde duruyor.
Oyuncu, Marissa’yı daha sıcak, daha neşeli ve daha korumacı biri olarak tarif etti. Bu karakterin, sarsıcı bir kayıp ve eşine dair güven krizinin ortasında nasıl değiştiğini oynamanın kendisi için zorlayıcı ama güçlü bir deneyim olduğunu anlattı.
Annelik deneyimi rolüne nasıl yansıdı?
Snook, anne olduktan sonra karakterin yaşadığı korkuyu daha iyi kavrayabildiğini söyledi. Kendini kaygılı biri olarak görmediğini ancak ebeveyn olduktan sonra bir çocuğu kaybetme ihtimalinin duygusal ağırlığını daha rahat hayal edebildiğini ifade etti.
Oyuncu ayrıca kostüm tasarımının da karakterin ruh halini taşımada önemli olduğunu, sahnelere göre daha katmanlı ya da daha sade giydirilen Marissa’nın bu korku halini dışarıya taşıdığını belirtti.
Yapım süreci ve dizinin gördüğü ilgi
Snook, dizide yürütücü yapımcı olarak görev alırken geçmişte birlikte çalıştığı ekiplerden öğrendiği çalışma kültüründen de söz etti. Ona göre üretim sürecinde hiyerarşi işlerin ilerlemesi için gerekli olsa da emeğin değeri bakımından eşitlik duygusu korunmalı.
Oyuncu, All Her Fault’un beklenenden çok daha fazla ilgi gördüğünü ve dizinin büyük bir izlenme başarısı yakaladığını anlattı. Yeni sezon ya da dönüş planları konusunda ise kendisine ulaşan net bir bilgi olmadığını söyledi.
Snook, dizinin kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından aynı anda takip edilmesinin unutulmaya yüz tutan ortak izleme hissini yeniden hatırlattığını da dile getirdi. Ona göre insanların bir yapım etrafında yeniden buluşması, ekran karşısındaki ortak deneyimi hâlâ güçlü kılıyor.