Microsoft, giderek artan sayıda yapay zekâ ajanını yönetmek için bu sistemleri çalışanlar gibi ele almaya başladı. Şirketin üst düzey yöneticisi Satya Nadella, bu ajanların neye erişebileceğinin, neye erişemeyeceğinin ve nasıl denetleneceğinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Nadella, yapay zekâ ajanlarını yönetebilmek için onlara kimlik verilmesi, güvenli çalışma alanları tanımlanması ve onları yöneten politikaların oluşturulması gerektiğini anlattı. Ona göre bu adımlar, şirket içinde kullanılan ajanlar üzerinde kontrol kurmanın temelini oluşturuyor.
Kimlik, güvenli alan ve politika ihtiyacı
Nadella, ajanların tıpkı çalışanlar gibi belli bir yapıya oturtulması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, her ajanın ayrı bir kimliğe sahip olması, yalnızca izin verilen alanlarda işlem yapabilmesi ve faaliyetlerinin sonradan incelenebilmesi önem taşıyor.
Şirketin bu amaçla Agent 365 adı verilen bir araç seti geliştirdiği de aktarıldı. Bu paketin içinde, dijital kimlik ve ağ erişimi için kullanılan Entra ile yapay zekâ ajanlarının ürettiği verileri etiketlemek için kullanılan Purview yer alıyor.
Yönetimde en zor mesele
Nadella, yapay zekâ ajanlarını çalışanlarla birlikte yönetmenin şirketler açısından kolay bir sorun olmadığını söyledi. Ona göre birçok kurum yapay zekâya büyük yatırımlar yaparken, bu ajanların insan çalışanlarla nasıl birlikte çalışacağı hâlâ netleşmiş değil.
Kendisi için de bu konunun günlük bir yönetim meselesi hâline geldiğini belirten Nadella, aynı anda 100 kadar yapay zekâ kodlama ajanını çalıştırabildiğini söyledi. Bu kadar çok ajanı sohbet arayüzü üzerinden tek tek yönlendirmeye çalışmanın ciddi bir zihinsel yük oluşturduğunu ifade etti.
Güvenlik ve izlenebilirlik vurgusu
Nadella, yapay zekâ ajanlarına ilişkin güvenin ancak güvenlik, sınırlandırma, yönetilebilirlik ve izlenebilirlik ile sağlanabileceğini söyledi. Bu başlıkların, ajanların kurumsal sistemler içinde nasıl kullanılacağını belirleyeceğini dile getirdi.
Görüşmede Reid Hoffman da 10 yılın ardından Microsoft yönetim kurulundan ayrılıp kendi ifadesiyle "kurucu moduna" döneceğini söyledi. Ancak konuşmanın ana ekseni, şirketlerin yapay zekâ ajanlarını nasıl düzenleyeceği sorusu oldu.
Yapay zekâ yatırımları büyürken, bu sistemlerin kurum içindeki rolü de daha tartışmalı bir alana dönüşüyor. Microsoft’un yaklaşımı ise ajanları yalnızca teknik araçlar olarak değil, kurumsal politika ve denetim gerektiren dijital bir iş gücü gibi konumlandırıyor.