Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin temmuz ayı merkezi yönetim bütçe sonuçlarının açıklanmasının ardından mali disiplin ve dezenflasyon sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, jeopolitik gelişmelerin ekonomi ve kamu maliyesi üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen bütçe hedeflerinden sapmadan ilerlediklerini belirterek gelir politikalarında etkinliğin artırılması ve harcamaların kontrol altında tutulması yoluyla oluşturulan mali alanın öncelikli alanlara yönlendirileceğini söyledi.
Temmuz ayı bütçe verileri ise gelir ve gider tarafında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
Merkezi yönetim bütçesi temmuz ayında 378 milyar 105 milyon TL açık verirken, yılın ilk yedi ayında toplam bütçe açığı 1 trilyon 320 milyar 940 milyon TL’ye ulaştı.
TEMMUZ AYINDA 378,1 MİLYAR TL BÜTÇE AÇIĞI
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre merkezi yönetim bütçe giderleri temmuz ayında 1 trilyon 790 milyar 502 milyon TL olarak gerçekleşti.
Aynı dönemde bütçe gelirleri 1 trilyon 412 milyar 397 milyon TL oldu.
Gelir ve giderler arasındaki fark sonucunda merkezi yönetim bütçesi temmuz ayında 378 milyar 105 milyon TL açık verdi.
Geçen yılın aynı ayında bütçe açığı 23 milyar 862 milyon TL seviyesindeydi.
Bu nedenle temmuz ayı bazında bütçe açığında geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin bir artış yaşandı.
BÜTÇE GİDERLERİ YÜZDE 59,8 ARTTI
Temmuz ayında merkezi yönetim bütçe giderlerindeki yıllık artış dikkat çekti.
2025 yılının temmuz ayında yaklaşık 1 trilyon 120,8 milyar TL olan bütçe giderleri, 2026’nın aynı ayında yüzde 59,8 artışla 1 trilyon 790,5 milyar TL’ye çıktı.
Temmuz ayındaki faiz harcamaları 326 milyar 764 milyon TL olarak gerçekleşirken, faiz hariç bütçe giderleri 1 trilyon 463 milyar 738 milyon TL seviyesinde kaydedildi.
Faiz hariç giderlerdeki yıllık artış ise yüzde 48,4 oldu.
Bütçe giderlerindeki güçlü artış, aylık bütçe açığının genişlemesinde belirleyici unsurlardan biri oldu.
TEMMUZDA FAİZ DIŞI DENGE DE AÇIK VERDİ
Temmuz ayındaki bir diğer önemli gösterge faiz dışı bütçe dengesi oldu.
Geçen yılın temmuz ayında merkezi yönetim bütçesi 110 milyar 726 milyon TL faiz dışı fazla vermişti.
2026 yılının temmuz ayında ise faiz dışı bütçe dengesi 51 milyar 341 milyon TL açık verdi.
Buna rağmen yılın tamamına yakın orta vadeli performansı değerlendirmek açısından ocak-temmuz dönemi daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.

İLK 7 AYDA FAİZ DIŞI FAZLA 470 MİLYAR TL
Şimşek’in açıklamasında özellikle üzerinde durduğu gösterge, ocak-temmuz dönemindeki faiz dışı bütçe fazlası oldu.
2025 yılının ilk yedi ayında 241 milyar 688 milyon TL olan faiz dışı fazla, 2026’nın aynı döneminde 470 milyar 73 milyon TL’ye yükseldi.
Böylece faiz dışı bütçe fazlası geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 228 milyar TL arttı.
Şimşek, faiz dışı fazlanın kamu borç yükünün azaltılmasına katkı sağlayan önemli göstergelerden biri olduğunu vurguladı.
Faiz dışı denge, devletin faiz giderleri hariç gelirleri ile harcamaları arasındaki farkı gösteriyor.
Bu nedenle faiz dışı fazla verilmesi, kamu maliyesinin borç faizlerinden bağımsız olarak ne ölçüde gelir üretebildiğinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İLK 7 AYLIK BÜTÇE AÇIĞI 1,32 TRİLYON TL
Ocak-temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri toplam 10 trilyon 520 milyar 682 milyon TL olarak gerçekleşti.
Aynı dönemde bütçe gelirleri 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL seviyesinde kaldı.
Böylece ilk yedi ayda merkezi yönetim bütçesi 1 trilyon 320 milyar 940 milyon TL açık verdi.
Geçen yılın aynı döneminde bütçe açığı yaklaşık 1 trilyon 4 milyar TL seviyesindeydi.
Dolayısıyla toplam bütçe açığı nominal olarak geçen yılın üzerinde gerçekleşirken, faiz dışı dengedeki iyileşme maliye yönetiminin öne çıkardığı temel göstergelerden biri oldu.

İLK 7 AYDA FAİZ HARCAMALARI 1,79 TRİLYON TL
Ocak-temmuz dönemindeki toplam merkezi yönetim harcamalarının 1 trilyon 791 milyar 13 milyon TL’sini faiz giderleri oluşturdu.
Faiz hariç harcamalar ise 8 trilyon 729 milyar 669 milyon TL seviyesine ulaştı.
Merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,6 artarken, faiz hariç giderlerdeki artış yüzde 35,3 olarak gerçekleşti.
Faiz harcamalarının bütçedeki ağırlığı, kamu maliyesinin önümüzdeki dönemde izleyeceği borçlanma ve faiz politikaları açısından yakından takip edilen başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
BÜTÇE GELİRLERİ TEMMUZDA YÜZDE 28,8 ARTTI
Gelir tarafında da yıllık bazda önemli bir artış yaşandı.
Merkezi yönetim bütçe gelirleri geçen yılın temmuz ayında yaklaşık 1 trilyon 96,9 milyar TL seviyesindeyken, bu yılın aynı ayında yüzde 28,8 artarak 1 trilyon 412,4 milyar TL’ye ulaştı.
Vergi gelirleri ise temmuz ayında yüzde 30 artışla 1 trilyon 234 milyar 842 milyon TL oldu.
Genel bütçe vergi dışı gelirleri de yaklaşık 145,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Ancak gelirlerdeki yüzde 28,8’lik artışa karşılık giderlerin yüzde 59,8 yükselmesi, aylık bütçe açığının büyümesine neden oldu.
ŞİMŞEK’TEN EŞEL MOBİL VURGUSU
Mehmet Şimşek bütçe performansını değerlendirirken hükümetin enflasyonla mücadele kapsamında kullandığı eşel mobil sistemine de dikkat çekti.
Şimşek, dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli ölçüde vergi gelirinden feragat edildiğini belirtti.
Eşel mobil sistemi, özellikle akaryakıt fiyatlarında meydana gelen artışların ÖTV üzerinden kısmen veya tamamen dengelenmesi yoluyla fiyat artışlarının tüketiciye yansımasını sınırlamayı amaçlıyor.
Bu uygulama enflasyon üzerindeki baskıyı azaltabilirken, devletin tahsil edeceği bazı vergi gelirlerinden vazgeçmesi anlamına geliyor.
Şimşek, bu gelir kaybına rağmen bütçe hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini savundu.
İÇ TALEPTEKİ DENGELENME GELİRLERİ ETKİLİYOR
Şimşek’in dikkat çektiği bir diğer unsur iç talepte yaşanan dengelenme oldu.
Ekonomi programı kapsamında tüketim talebinin daha ılımlı bir seviyeye çekilmesi, enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Ancak iç talebin yavaşlaması aynı zamanda KDV, ÖTV ve ithalat üzerinden alınan vergiler gibi tüketimle bağlantılı kamu gelirlerinin performansını da etkileyebiliyor.
Şimşek, iç talepteki dengelenmenin gelir performansı üzerinde etkili olduğunu ancak buna rağmen bütçe hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediklerini söyledi.
YURT İÇİ BORÇ ÇEVİRME ORANI YÜZDE 87
Bakan Şimşek, bütçe sonuçlarının yanı sıra Hazine’nin borçlanma politikasına ilişkin de bilgi verdi.
Finansman koşullarının dikkate alındığını belirten Şimşek, yurt içi borç çevirme oranının yüzde 87 seviyesinde tutulduğunu açıkladı.
Borç çevirme oranı, vadesi gelen borçların ne kadarının yeni borçlanmayla finanse edildiğini gösteren temel kamu maliyesi göstergelerinden biri.
Oranın yüzde 100’ün altında olması, vadesi gelen borcun tamamının yeni borçlanmayla karşılanmadığı anlamına geliyor.
Şimşek’in bu veriyi özellikle vurgulaması, Hazine’nin finansman ihtiyacını sınırlama ve kamu borcunun sürdürülebilirliğini koruma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
MALİ DİSİPLİN DEZENFLASYON PROGRAMININ PARÇASI
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekonomi programında maliye politikası, para politikasıyla birlikte enflasyonun aşağı çekilmesinde temel araçlardan biri olarak kullanılıyor.
Kamu harcamalarındaki artışın kontrol altına alınması ve bütçe açığının sınırlanması, ekonomideki toplam talebi azaltarak dezenflasyon sürecine destek verebiliyor.
Şimşek de son değerlendirmesinde gelir politikalarında artan etkinlik ve harcama disiplininin devam edeceğini vurguladı.
Bakan, bu politikalar sonucunda oluşturulan mali alanın hükümetin öncelikli gördüğü alanlara yönlendirileceğini söyledi.

JEOPOLİTİK GELİŞMELERE RAĞMEN BÜTÇE HEDEFİ VURGUSU
Şimşek açıklamasında küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin ekonomiye yönelik olumsuz etkilerini de gündeme getirdi.
Enerji fiyatları, dış ticaret ve finansman koşulları üzerinde baskı yaratan jeopolitik risklerin kamu maliyesini de etkileyebileceğini belirten Bakan, buna rağmen mali disiplinin korunduğunu savundu.
Şimşek’in mesajı, hükümetin mevcut ekonomi programının bütçe tarafında da sürdürüleceği yönünde oldu.
TEMMUZ TABLOSU İKİ FARKLI GÖSTERGEYİ ÖNE ÇIKARDI
Açıklanan son bütçe verileri iki farklı eğilimi aynı anda ortaya koyuyor.
Aylık bazda bakıldığında temmuz ayında 378,1 milyar TL’lik yüksek bütçe açığı ve 51,3 milyar TL faiz dışı açık dikkat çekiyor.
Yılın ilk yedi ayına bakıldığında ise toplam bütçe açığı 1,32 trilyon TL seviyesine ulaşmasına rağmen faiz dışı dengenin 470,1 milyar TL fazla vermesi öne çıkıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı açısından faiz dışı fazladaki artış, mali disiplinin sürdüğünü gösteren temel göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte önümüzdeki aylarda bütçe gelirlerinin seyri, faiz giderleri, kamu harcamaları ve jeopolitik gelişmelerin bütçe üzerindeki etkileri yıl sonu hedeflerinin yakalanıp yakalanmayacağını belirleyecek.
Mehmet Şimşek ise hükümetin mesajını net biçimde ortaya koydu: Gelir politikalarında etkinlik ve harcama disiplini sürdürülecek, oluşturulan mali alan öncelikli alanlara aktarılırken bütçe politikası dezenflasyon sürecini desteklemeye devam edecek.