Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Somali ziyaretinin 15. Yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen programda konuştu. Mahmud, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin uzun bir geçmişe sahip olduğunu, ancak 2011'deki ziyaretle ilişkilerde yeni bir döneme girildiğini söyledi.
Mahmud, Somali'nin 2011'de ağır bir insani kriz yaşadığını ve farklı ülkelerin yardım faaliyetleri yürüttüğünü belirtti. Erdoğan'ın ziyaretinin, Somali'ye yönelik yardım anlayışını değiştirdiğini ifade etti.
Erdoğan'ın kamp ziyareti
Erdoğan'ın dönemin başbakanı olarak eşi, çocukları, bakanlar ve milletvekillerinden oluşan bir heyetle Somali'ye geldiğini anlatan Mahmud, heyetin yalnızca yöneticilerle görüşmediğini söyledi. Mahmud, Erdoğan'ın yolda aracını durdurarak oynayan çocuklarla sohbet ettiğini aktardı.
Mahmud, bu temasların ardından okul ve hastane yapılması yönünde talimat verildiğini belirtti. Türkiye tarafından inşa edilen okul ve hastanelerin Somali'nin yanı sıra bölgede de örnek gösterildiğini söyledi.
Erdoğan'ın, güvenlik gerekçeleriyle riskli olduğu belirtilen mülteci kamplarını ziyaret etme konusunda ısrarcı olduğunu aktaran Mahmud, Erdoğan'ın bu sırada "Beni oraya götürün, öleceğim günden başka bir günde ölmem. " dediğini ifade etti.
Mahmud, Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile kampları ziyaret ederek çocuklarla bir araya geldiğini söyledi. Bu ziyaretin insani yardımın ötesinde, umutsuzluk yaşayan insanlara moral ve umut verdiğini belirtti.
Eğitim ve doğal kaynaklar alanında işbirliği
Türkiye'nin Somali'nin insan kaynağının geliştirilmesine de katkı sunduğunu belirten Mahmud, Somalili gençlerin ortaöğretim ve yükseköğrenim için Türkiye'ye gönderildiğini aktardı.
Mahmud, Somali'nin doğal kaynaklarının araştırılması konusunda da Türkiye'nin destek verdiğini söyledi. Daha önce kaynakların çıkarılması için bütçe ve teknik kapasite konusunda endişe taşıdıklarını belirten Mahmud, Türkiye'nin desteğiyle sismik araştırma ve sondaj gemilerinin Somali'ye geldiğini ifade etti.
Güvenlik desteği
Türkiye'nin güvenlik alanındaki desteğinin Somali'nin terör örgütü Eş-Şebab'la mücadelesinde önemli sonuçlar verdiğini belirten Mahmud, Somali'nin 2007'den bu yana örgütle mücadele ettiğini hatırlattı.
Mahmud, mücadelenin ilk döneminde Afrika Birliği güçlerinin Somali ordusuyla birlikte hareket ettiğini ve Eş-Şebab'ın Mogadişu'dan çıkarıldığını söyledi. Son dönemde Türkiye'nin sağladığı eğitim ve ekipman desteğiyle Somali güvenlik güçlerinin terörle mücadelede kazanımlar elde ettiğini belirtti.
Türkiye'nin Somali askerlerini eğittiğini ve ihtiyaç duyulan araç gereçleri sağladığını ifade eden Mahmud, bu desteğin ülkesinin güvenliği ve Eş-Şebab'la mücadelesi açısından önemli bir değişim yarattığını söyledi.
İlişkilerde yeni hedef ekonomik ortaklık
Mahmud, Türkiye'nin Somali'ye yaklaşımının yalnızca mali yardımla sınırlı kalmadığını vurguladı. Türkiye'nin yatırımlar ve eğitim yoluyla Somali'nin kendi kapasitesini geliştirmesine katkı sunduğunu belirterek bu yaklaşımı, "balık vermek değil, balık tutmayı öğretmek" sözleriyle değerlendirdi.
Petrol çalışmaları için Somalili personelin eğitildiğini aktaran Mahmud, Türkiye'nin desteğinin Somali'nin kendi kaynaklarını değerlendirme kapasitesini artırdığını söyledi.
Somali ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin de geliştiğini belirten Mahmud, ilişkilerin önce yardım, ardından altyapı ve güvenlik alanlarında ilerlediğini, gelecekte daha güçlü bir ortaklığa dönüşmesini beklediklerini ifade etti.
Halklar arasındaki bağlar
Mahmud, Somali halkının Türkiye'ye ve Türk halkına minnettarlığını dile getirdi. Türkiye'nin Somali'ye desteğinin yalnızca devletler arası ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Somali'de Türkçe konuşan ve Türk kültürünü bilen gençlerin yetişmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Mahmud, Türkçe tartışma programları hazırlamak isteyen Somalili gençlerin kendisini ziyaret ettiğini aktardı.
Bu programların Türkiye'de de yayımlanmasının ve Somali gençlerinin Türk halkına teşekkürlerini anlatmasının planlandığını söyleyen Mahmud, iki halkın birbirini anlamasının ve yakınlaşmasının Somali açısından tarihî önem taşıdığını ifade etti. Mahmud, dünyanın da Türkiye'nin Somali'ye yaklaşımına benzer bir anlayış benimsemesini beklediklerini kaydetti.