İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada BM Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesini ve daimi üyelerin veto hakkının kaldırılmasını istedi.
Sanchez, dünyanın tüm bölgelerinin Konsey'de adil biçimde temsil edilmesi gerektiğini söyledi. BM Şartı'nın hiçbir ülkenin, gücü ne kadar büyük olursa olsun, kendi davasında yargıç olamayacağını öngördüğünü belirtti.
Çok taraflı sisteme yönelik baskı uyarısı
Uluslararası sistemin temel ilkelerinin giderek daha fazla sorgulandığını ifade eden Sanchez, barış, sürdürülebilirlik ve eşit fırsatların dünyayı karanlık bir geçmişe döndürmek isteyen siyasi aktörler ve hükümetler tarafından hedef alındığını söyledi.
Sanchez, çok taraflılığa karşı çıkan güçlerin uluslararası kurumları zayıflatmak için planlı ve koordineli bir girişim yürüttüğünü savundu. Bu aktörlerin önce uluslararası kuralları sorguladığını, ardından bu kuralları ihlal ettiğini, çok taraflı kuruluşlara katkıları kestiğini ve kurumların çalışmalarını engelledikten sonra onları etkisiz göstermek istediğini belirtti.
İspanya Başbakanı, ülkesinin BM Şartı'na aykırı gördüğü eylemlere karşı mümkün olan her şeyi yaptığını söyledi. Bu kapsamda Rusya'ya yönelik yaptırımları ve İsrail hükümetine uygulanan silah ambargosunu örnek verdi.
Sanchez ayrıca İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Gazze'de sürdürdüğünü söylediği eylemleri soykırım olarak niteleyerek bunları kesin biçimde kınadı. Çok taraflılığın küresel karşılıklı bağımlılığı yönetmenin en iyi yolu olduğunu belirten Sanchez, BM'ye duyulan güvenin yenilenmesi ve örgütün güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Yeni genel sekreter için Latin Amerika önerisi
BM'nin güçlendirilmesinin kolay olmayacağını kabul eden Sanchez, bir sonraki genel sekreterin Latin Amerika'dan bir kadın olması gerektiğini söyledi. BM Genel Sekreterliği görevini şimdiye kadar üstlenen dokuz kişinin de erkek olduğunu belirten Sanchez, bu durumun giderilmesini tarihi bir borç olarak tanımladı.
Ceuta'daki düzensiz göçmenler
Sanchez, konuşmasında İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'daki düzensiz göç krizine de değindi. İspanya'nın göçmenleri düşman olarak görme ya da hukuku ihlal etme kolaycılığına başvurmayacağını, insan haklarına saygılı biçimde hareket edeceğini söyledi.
İspanya hükümetinin resmi tahminine göre, 30-31 Temmuz'da Fas'tan Ceuta'ya yaklaşık 72 bin kişi düzensiz yollarla geçti. Hükümetin son tahminleri, aralarında birkaç yüz çocuğun da bulunduğu 3 binden fazla göçmenin hâlen kentin sokaklarında yaşadığını gösteriyor.
Yetkililer geçici barınma merkezleri oluştururken, her gün 200'e kadar kişinin gönüllü olarak Fas'a döndüğünü belirtiyor.