ABD yönetiminin İran petrol ihracatına yönelik 60 günlük geçici muafiyeti 22 Haziran'da yürürlüğe girdi. 21 Ağustos 2026'ya kadar sürecek olan muafiyet, İran ekonomisine kısa vadeli bir nefes aldırdı.
Reuters'ın tahminlerine göre İran'ın petrol ihracatı Haziran ayında yüzde 70'in üzerinde artarak günlük yaklaşık 640 bin varile ulaştı. Petrol ve enerji uzmanı Amer eş-Şubeki, bu artışa rağmen İran ekonomisinin yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
"Ekonomi can çekişiyor"
Eş-Şubeki, İran ekonomisini "yoğun bakım odasındaki bir hasta"ya benzetti. ABD'nin sağladığı kolaylıkların sadece asgari düzeyde nakit akışı sağlamaya yönelik geçici adımlar olduğunu belirten uzman, "Bu teşvikler, ekonominin yaptırımlar olmadan nefes alabilmesi ve normal faaliyetlerinin bir kısmını geri kazanabilmesi için bir miktar oksijen vermek amacıyla geldi" ifadelerini kullandı.
Eş-Şubeki, mevcut mutabakat zaptı kapsamında İran'ın ulaşması beklenen varlıkların yaklaşık 12 milyar dolar değerinde olduğunu söyledi. Tahran yönetiminin bu kaynakla altyapıyı desteklemek için stratejik bir yatırım fonu kurmayı hedeflediğini belirtti.
Paraya erişim hemen olmayacak
Uzman, satılan petrolün gelirlerinin İran'ın eline ulaşmasının haftalar sürebileceği uyarısında bulundu. Buna gerekçe olarak hukuki, ticari ve bankacılık engellerini gösterdi. Japonya gibi bazı ülkelerin İran petrolüne ilgi gösterdiğini ancak Tahran'ın Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) kara listesinde yer alması nedeniyle finansal işlemler konusunda çekimser kaldığını aktardı.
Eş-Şubeki ayrıca İran'ın daha önce ABD ablukası dışında hazır beklettiği yüzer depolardaki petrolü piyasaya sürmesiyle fiili ihracatın açıklanan rakamların üzerine çıkabileceğine dikkat çekti.
Petrol karşılığı gıda mekanizması
ABD Başkanı Donald Trump, serbest bırakılacak İran fonlarının yalnızca Amerikalı çiftçilerden gıda satın almak için kullanılacağını açıklamıştı. Ancak İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, imzalanan mutabakat zabıtlarında ABD'den tarım ürünleri satın alma zorunluluğu bulunmadığını duyurdu.
Trump ise "İran'ın petrol gelirlerini ordusunu yeniden inşa etmek için değil, halkına gıda almak için kullanması gerekiyor" diyerek Tahran'ı uyardı ve "İran kötü davranırsa Washington yapması gerekeni yapacaktır" tehdidinde bulundu.
Eş-Şubeki, Trump yönetiminin bu mutabakatı 2015 nükleer anlaşmasına kıyasla çok daha sıkı şartlarla hazırladığını belirtti. Washington'un gelirlerin askeri alanlara yönlendirilmesini engellemek ve İran'ı Amerikan tarım ürünleri almaya zorlamak istediğini ifade etti.
Üretim kapasitesi düşük
İran'ın enerji altyapısı önceki yaptırımlar nedeniyle ciddi hasar gördü. Petrokimya sektörünün bel kemiğini oluşturan Mahşehr ve Asaluye bölgelerindeki tesislerde yaklaşık 13 milyar dolarlık üretim kaybı yaşandı.
Eş-Şubeki, daha önce depoların tamamen dolması nedeniyle bazı petrol sahalarının kapatıldığını, bu sahaların yeniden faaliyete geçmesinin aylar süreceğini söyledi. İran'ın 1979'da günlük yaklaşık 6 milyon varil ihracat yaparken bugün 2 milyon varil seviyesini dahi tutturmakta zorlandığını, en iyi ihtimalle toplam üretim kapasitesinin 2 ila 4 milyon varil arasında olduğunu kaydetti.
Uzman, İran petrolünün piyasaya akmasının küresel fiyatları düşürdüğünü ve bunun ABD'nin çıkarlarına hizmet ettiğini, ithalatçı ülkelerin lehine olduğunu ancak bölgedeki diğer üreticilerin aleyhine bir rekabet yarattığını sözlerine ekledi.