STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu etkinliğinde şirketin insansız hava araçları ve deniz platformları alanındaki çalışmalarını değerlendirdi. Güleryüz, STM'nin kuruluşundan bu yana askeri gemi, denizaltı ve dron projeleri yürüttüğünü belirtti.
TOGAN-Mini için seri üretim hazırlığı
Güleryüz, STM'nin dron ailesine TOGAN-Mini'yi eklediğini söyledi. Uzun süredir askeri amaçlarla kullanılan TOGAN'ın GPS bulunmayan ortamlarda uçabilme yeteneğine sahip olduğunu belirten Güleryüz, yeni modelin daha küçük boyutu sayesinde taşınabilirlik ve maliyet etkinliği açısından öne çıkmasının hedeflendiğini ifade etti.
TOGAN-Mini'nin kurulum ve kullanım süreçlerinde yüksek düzeyde otonomi sunacağı aktarıldı. Aracın, daha önce dron kullanmamış kişilerin bile birkaç saatlik operatör eğitiminin ardından kullanabileceği bir seviyeye getirilmesi planlanıyor. Navigasyonun ise önceden yapılan planlama doğrultusunda otonom biçimde gerçekleştirilebilmesi amaçlanıyor.
Güleryüz, TOGAN-Mini'nin sivil alanda kullanılan dronlarla fiyat açısından rekabet edebilmesini ve eğitimli operatör ihtiyacını azaltmasını hedeflediklerini dile getirdi. Ürünün öncelikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yanı sıra kamu kurumları ve sivil sektör tarafından da etkin biçimde kullanılabilecek bir yerli sivil dron seviyesine ulaşmasının amaçlandığını belirtti.

TOGAN-Mini'nin birkaç ay içinde seri üretime hazır hale getirilmesi hedefleniyor. Güleryüz, ürünün 2027 yılıyla birlikte sahalarda görülmeye başlanmasının planlandığını açıkladı.
STM'nin diğer dron projeleri
Güleryüz, STM'nin dron çalışmalarının KARGU ile başlayan süreçte farklı ürünlerle genişlediğini anlattı. Şirketin yeni ürünleri arasında 1000 kilometrenin üzerinde menzile ve yüksek harp başlığı taşıma kapasitesine sahip KUZGUN ile dronlara karşı kullanılabilecek TUNGA-X de bulunuyor.
TUNGA-X'in yüksek hızda çalışması ve radar tarafından tamamen otonom biçimde yönlendirilebilmesi üzerine çalışmaların sürdüğü belirtildi. Güleryüz, STM'nin dron projelerini tekil ürünler yerine giderek genişleyen bir aile olarak ele aldığını ve bu ürünlere yeni yetenekler kazandırmayı sürdürdüğünü söyledi.
Askeri denizcilik faaliyetleri
STM'nin en büyük faaliyet alanının askeri denizcilik olduğunu belirten Güleryüz, şirketin MİLGEM projelerinde Deniz Kuvvetlerinin tasarım çalışmalarına mühendislik desteği sağlayarak başladığı faaliyetlerini genişlettiğini aktardı. STM'nin aynı anda 7 İ Sınıfı Fırkateynin üretiminde görev aldığı ifade edildi.

Güleryüz, şirketin yurt dışı deniz platformu projeleri kapsamında Ukrayna'ya 2, Malezya'ya 3 savaş gemisi ve Portekiz'e 2 lojistik destek gemisi ihraç ettiğini söyledi.
STM 500 denizaltı projesi
STM'nin denizaltı faaliyetlerinin Ay Sınıfı Denizaltıların modernizasyonuyla başladığını belirten Güleryüz, şirketin denizaltı modernizasyonu alanında yetkinlik kazandığını dile getirdi. Savunma Sanayii Başkanlığının Reis Sınıfı Denizaltılardaki yerli katkı payını artırma sorumluluğunu STM'ye verdiğini aktaran Güleryüz, bu birikimle STM 500 adı verilen ilk küçük boyutlu milli denizaltının tasarlanması aşamasına gelindiğini kaydetti.
Güleryüz, STM 500'ün Türkiye'ye yerli ve milli denizaltı tasarlama yetkinliği kazandıracağını söyledi. Reis Sınıfı Denizaltıların Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda tasarımının güncellenmesinde çok sayıda STM çalışanının görev aldığını, Pakistan'daki Fransız yapımı denizaltıların modernizasyon çalışmalarının da sürdüğünü belirtti.
STM 500 için yoğun bir projelendirme çalışması yürütüldüğü ve yurt içinde Deniz Kuvvetleriyle görüşmelerin devam ettiği açıklandı. Güleryüz, yurt dışındaki birçok ülkeden de projeye ilgi bulunduğunu belirterek, denizaltı tasarlayıp üretebilen ülke sayısının sınırlı olduğunu ve STM 500'ün hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatında yeni bir alan kazanabileceğini ifade etti.