İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer, Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmelerle ilgili mektuba yanıt vererek 29 Ocak’ta SDG ile Suriye geçici hükümeti arasında imzalanan anlaşmaya destek verdi. Falconer, anlaşmanın hem askeri hem de sivil kurumların entegrasyonunu öngördüğünü söyledi.
Falconer, bu anlaşmanın istikrarlı ve birleşik bir Suriye için kritik bir adım olduğunu vurguladı. Açıklamasında, düzenlemenin Suriye sahasında yeni bir siyasi ve idari çerçeve oluşturma yönünde önem taşıdığına işaret etti.
Kürt haklarına vurgu yaptı
İngiliz bakan, anlaşmanın Suriye’deki Kürt halkının sivil ve eğitim haklarını ilk kez resmî bir çerçeveye kavuşturduğunu belirtti. Bu ifadeyle, metnin yalnızca güvenlik boyutuna değil, toplumsal ve idari haklara da temas ettiğini ortaya koydu.
Falconer ayrıca SDG’nin aday gösterdiği Nureddîn Ehmed’in Haseke Valisi olarak atanmasını, anlaşmanın uygulanması bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Bu adımın, sahadaki yeni düzenlemenin hayata geçirilmesi açısından dikkat çektiği bildirildi.
Londra’nın Kürt politikası
Mektupta, İngiltere’nin yalnızca Suriye’deki değil, Türkiye, Irak ve İran’daki Kürt topluluklarını da desteklemeyi sürdürdüğü ifade edildi. Falconer, Londra yönetiminin Kürtlerin haklarının geliştirilmesini ve yaşadıkları ülkelerde toplumsal yaşama tam katılımlarının teşvik edilmesini desteklediğini kaydetti.
Kürt diasporasının da bu yaklaşımın bir parçası olduğu aktarıldı. Böylece İngiltere’nin mesajı, bölgesel bir çerçevede Kürt topluluklarına dönük siyasi ve toplumsal desteği de içerdi.
Kapsayıcı çözüm çağrısı
İngiltere’nin Suriye politikasında etnik ya da dini kimliğe bakılmaksızın tüm Suriyelilerin haklarının korunmasının esas olduğu belirtildi. Falconer, toplumsal uyum ve kapsayıcı yönetim anlayışının önemine dikkat çekti.
Londra’nın hem SDG hem de Şam geçici yönetimiyle temaslarını sürdürdüğünü söyleyen Falconer, siyasi geçiş sürecine desteğin devam edeceğini ifade etti. Son dönemde yaşanan şiddet olaylarından etkilenen sivillere yardım ulaştırılmasının da öncelikler arasında bulunduğunu aktardı.
Falconer, Suriye’nin kalıcı istikrara ancak tüm yurttaşların haklarına saygı gösteren, kapsayıcı, temsili ve mezhepçi olmayan bir siyasi süreçle kavuşabileceğini de vurguladı.