İsviçre’de pazar günü yapılan referandumda seçmenler, ülke nüfusunu 10 milyonla sınırlamayı hedefleyen öneriyi reddetti. İlk tahminlere göre sandıktan yüzde 55 ret, yüzde 45 destek sonucu çıktı.
Oylama, göç ve ekonomik dengeler arasında yapılan bir tercih olarak öne çıktı. Seçmenlerin, nüfusu sınırlamaya dönük plan yerine ekonomik istikrarı ve Avrupa Birliği ile ilişkileri korumayı öncelediği görüldü.
Teklife sağcı İsviçre Halk Partisi sahip çıkıyordu. Öneri, 2050 yılına kadar nüfusun 10 milyonu aşmamasını öngörüyor; bu sınır iki yıl içinde aşılırsa İsviçre’nin AB ile serbest dolaşım anlaşmasını iptal etmesini şart koşuyordu.
Referandum, 2016’daki Brexit oylamasıyla karşılaştırıldı. İş dünyası, bu adımın İsviçre ile AB arasındaki iş gücü serbestisini kesintiye uğratabileceği endişesini dile getirdi.
Sosyolog Urs Bieri, girişimin baştan itibaren "kaos" niteliğinde sunulduğunu ve seçmenlerin olası yan etkilerden çekindiğini söyledi. Bieri’ye göre kaygı yalnızca göçle sınırlı kalmadı; bakım ve sağlık alanlarında yeterli çalışan bulunup bulunmayacağı da tartışıldı.
İsviçre nüfusu 2000’lerin başında 7,2 milyondu ve 2026 itibarıyla 9 milyonu biraz aşmış durumda. Avenir Suisse düşünce kuruluşuna göre ülkeye gelen yaklaşık iki milyon kişinin yüzde 64’ü Avrupa Birliği vatandaşı.
Avrupa Komisyonu daha önce Bern’i, nüfus artışını sınırlamaya dönük bir referandumun Brüksel ile ilişkileri etkileyebileceği konusunda uyarmıştı. İsviçre hükümeti de seçmenlere öneriyi reddetme çağrısı yapmış, planın hem AB iş birliğine hem de iş gücü piyasasına zarar vereceğini savunmuştu.