İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan Mısır Çarşısı, yaklaşık dört asırdır şehrin ekonomik ve kültürel hayatının önemli bir parçası olmaya devam ediyor. 17. Yüzyılın 40'lı yıllarında kurulan çarşı, günümüzde günde 50 ila 60 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.
Tarihi bir dağıtım merkezi
Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Fahri Yılmaz, çarşının tarihteki en önemli rolünün baharat ticareti olduğunu belirtiyor. Yılmaz'a göre, Osmanlı döneminde İstanbul'a ulaşan tüketim mallarının büyük bir kısmı Mısır üzerinden geçtiği için pazar bu isimle anılmaya başlandı.
Yılmaz, "Mısır Çarşısı, İstanbul ile Balkanlar arasındaki baharat ticaretinde ana dağıtım merkeziydi" diyor. Uzak Doğu'dan gelen baharatların önce bu pazara geldiğini, buradan yerel tüccarlara dağıtıldığını ve ardından İstanbul'daki toptancılara ve diğer şehirlere gönderildiğini ekliyor.
120 dükkân ve yüzlerce istihdam
Mısır Çarşısı Tüccarlarını Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı Sami Güvenço, çarşıda faaliyet gösteren yaklaşık 120 dükkân olduğunu ve bunların haftanın yedi günü açık olduğunu söylüyor. Güvenço, her dükkânın ortalama yedi ila sekiz kişiye istihdam sağladığını ifade ediyor.
Çarşıdaki ticari faaliyetin yaklaşık yüzde 80'inin baharat ve kuruyemiş üzerine yoğunlaştığını belirten Güvenço, pazarın aynı zamanda Türk ve dünya ürünlerinin sergilendiği kalıcı bir uluslararası sergi alanına dönüştüğünü vurguluyor.
Küresel etkiler ve süreklilik
Güvenço, dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelerin uluslararası turizm hareketliliğini etkilediğini, Orta Doğu'daki devam eden çatışmaların bölgeden gelen turist sayısında geçici bir düşüşe yol açtığını kabul ediyor. Ancak çarşının cazibesini koruduğunu ve ziyaretçi sayısının yüksek seviyelerde kaldığını ekliyor.
Çarşının sadece yabancı turistlere değil, geleneksel veya modern marketlerde kolayca bulunmayan ürünleri arayan yerel müşterilere de hizmet verdiğini belirtiyor. Mevsime göre İspanya, Latin Amerika ülkeleri ve Yunanistan'dan gelen turistlerin sayısında artış gözlendiğini söylüyor.
Kültürel mirasın taşıyıcısı
Fahri Yılmaz, Mısır Çarşısı'nın sadece tarihi bir bina olarak görülmesinin, gerçek rolünün eksik anlaşılmasına neden olacağını savunuyor. Çarşının, İstanbul'un ticari kültürünü ve tarihini Türkiye dışında tanınan bir markaya dönüştürmede katkısı olduğunu ifade ediyor.
Güvenço ise çarşıdaki tüccarların çoğunun onlarca yıldır bu mesleği yaptığını ve dükkânların ile ticari bilginin nesilden nesile aktarıldığını belirtiyor. "Bu geleneksel ticari kültür, ürünler için mümkün olan en iyi kaliteyi sunma ilkesini pekiştirdi ve çarşının ününü yıllar boyunca korudu" diyor.