Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine yönelik saldırının ardından bölgede mahsur kalan gemilerin çıkarılmasına yönelik operasyonların askıya alındığını duyurdu.
Al Jazeera'ya konuşan Dominguez, IMO'nun önerdiği güvenli geçiş hatlarının artık güvenli kabul edilmediğini ve çalışmaların yeniden başlaması için İran'dan olumlu bir tutum beklendiğini ifade etti. Dominguez, "İran ile koordineli olarak Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliği seçeneğini önerdik, iki geçiş hattının kullanılmasına itirazımız yok" dedi.
IMO Genel Sekreteri, hiçbir ülkenin uluslararası deniz seyrüseferine açık bir boğazda geçiş ücreti alma hakkı olmadığını vurguladı ve Hürmüz Boğazı'nın tüm gemilerin serbestçe geçiş hakkına sahip olduğu uluslararası bir su yolu olduğunun altını çizdi.
New York Times: Umman'dan gönüllü ödeme mekanizması önerisi
New York Times gazetesi, IMO Genel Sekreteri Dominguez'e dayandırdığı haberinde, Hürmüz Boğazı için gönüllü bir ödeme fonu kurulmasının gündemde olduğunu yazdı. Gazete, Dominguez'in Ummanlı yetkililerle boğazın yönetimi konusunda görüşmeler yaptığını ve savaşın yarattığı sorunlara uluslararası hukuk çerçevesinde çözüm arayışında olduğunu aktardı.
Habere göre Umman, ABD ve batılı müttefiklerine bu mekanizmanın kurulması için resmi bir öneri sundu. Önerinin, kısmen Malakka ve Singapur boğazlarındaki deniz seyrüsefer güvenliği ve hizmetlerine yönelik mevcut modellere dayandığı belirtildi.
Taslağa göre, nakliye şirketlerinin boğazdaki deniz hizmetleri karşılığında bir ücret ödemesi öngörülüyor. ABD'li müzakerecilerin ise öneriye bazı çekincelerle yaklaştığı ve önümüzdeki görüşmelerde konuyu masaya yatıracakları kaydedildi.
Umman Dışişleri Bakanı: Amaç geçiş ücreti değil, hizmet bedeli
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, daha önce yaptığı açıklamada ülkesinin sadece boğazdan geçiş için ücret alınmasına karşı olduğunu, bunun yasa dışı olacağını söyledi. Bakan, Mont Carlo radyosuna verdiği mülakatta, "geçiş ücreti" ile devletlerin sunduğu hizmet bedelleri arasında ayrım yapmak gerektiğini vurguladı.
El-Busaidi, Umman'ın da tıpkı Fransa gibi gerilimin düşürülmesi ve anlaşma maddelerinin uygulanması çağrısı yaptığını belirtti. "Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferin güvenli, sağlıklı ve herkes için serbest kalmasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" diye konuştu.
Bakan, Umman'ın İran'la diyaloğunun, her türlü anlaşmanın uluslararası hukuk sınırları içinde kalması gerektiği temeline dayandığını söyledi. İran'ın taraf olmamasına rağmen Umman'ın Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne bağlı olduğunu hatırlatan el-Busaidi, gönüllülük esasına dayalı olarak seyrüsefer güvenliği, su güvenliği, kirlilikle mücadele ve acil durum müdahalesi gibi hizmetler için düzenlemeler yapılabileceğini ifade etti.
Rubio: Boğazın ticarileştirilmesine karşıyız
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçen hafta Bahreyn'de gazetecilere yaptığı açıklamada, adına ister "ücret, ister vergi, ister bağış" denilsin, boğazın mali olarak sömürülmesine yönelik her türlü senaryoya karşı olduklarını belirtti. Rubio, "Bu ihtilaftan önceki duruma geri dönmeliyiz" dedi.
Analistler ise İran'ın savaş sırasında ortaya koyduğu, su yolundaki trafiği aksatma kapasitesinin Tahran için vazgeçilmez bir baskı unsuru haline geldiğine dikkat çekiyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi de bu ay devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun artık savaş öncesine, yani serbest geçiş dönemine dönmeyeceğini söyledi.