Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, TEKNOFEST'in Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık hedefi doğrultusunda yetişen insan kaynağına katkısını değerlendirdi. Aydın'a göre festival, yalnızca teknoloji ürünlerinin sergilendiği bir etkinlik değil, gençlerin teknolojiye bakışını değiştiren uzun soluklu bir insan kaynağı yatırımı niteliği taşıyor.
Aydın, TEKNOFEST kuşağının kritik teknolojiler için yalnızca dışarıdan tedarik seçeneğini düşünmek yerine, bu ürünleri Türkiye'nin tasarlayıp üretebileceğine odaklandığını belirtti. Bu değişimi, tüketen toplumdan üreten topluma geçiş ve teknolojik bağımsızlık açısından bir özgüven dönüşümü olarak tanımladı.
Kızılelma ve teknolojik hedef
Aydın, Kızılelma kavramını Türk düşünce tarihinde ulaşıldıkça yeni hedefler doğuran bir ülkü olarak ele aldı. Türkiye'nin insansız savaş uçağına bu adın verilmesini de söz konusu anlayışın bir yansıması olarak değerlendirdi.
Aydın'ın aktardığı bilgilere göre KIZILELMA 2022'de ilk uçuşunu yaptı, 2025'te görüş ötesi bir hedefe otonom atış gerçekleştirdi ve iki insansız savaş uçağıyla otonom yakın kol uçuşu yaptı. Aydın, 2026 itibarıyla aracın envantere girme aşamasına geldiğini belirtti.
Rektör Aydın, KIZILELMA'nın ortaya çıkmasını sağlayan mühendislik kültürünün, gençlerin "bunu biz de yapabiliriz" anlayışıyla yetişmesinden beslendiğini savundu. Bu kültürün en geniş tabanlı okullarından birinin de TEKNOFEST olduğunu ifade etti.
TEKNOFEST'in insan kaynağı boyutu
Aydın, Milli Teknoloji Hamlesi'ni kritik teknolojileri dışarıdan satın alan bir ülke olmaktan çıkarak tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülkeye dönüşme iradesi olarak tanımladı. Bu dönüşümün yalnızca stratejilerle değil, teknoloji üretebilen bir neslin yetişmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

2018'de festival olarak başlayan TEKNOFEST'in zamanla bu hamlenin insan kaynağı altyapısına dönüştüğünü belirten Aydın, 2026 yarışmalarına 54 alanda, 81 ilden ve 97 ülkeden 1 milyon 600 bin yarışmacı ile 730 bin takımın başvurduğunu aktardı.
Aydın'a göre gençler yarışmalarda roket, insansız hava aracı, elektrikli araç ve yapay zeka uygulamalarını yalnızca izlemiyor; bu sistemleri tasarlıyor, kodluyor, üretiyor ve test ediyor. Başarısız testlerin ardından yeniden deneme sürecinin gençlere "Ben yapabilirim" duygusunu kazandırdığını belirtti.
Proje kültürünün Anadolu'ya yayılması
Rektör Aydın, TEKNOFEST'in ikinci önemli kazanımının proje kültürünü yaygınlaştırması olduğunu ifade etti. Problemi fark eden, takım kuran, çözüm tasarlayan ve sonucu test eden öğrencilerin bilgiyi pasif biçimde alan kişiler olmaktan çıkarak bilgi üreten bir konuma geçtiğini yazdı.
Festivalin 2026'da Şanlıurfa'da düzenlenecek olmasının bu kültürün Anadolu'nun farklı bölgelerine yayıldığını gösterdiğini belirten Aydın, Milli Teknoloji Hamlesi'nin birkaç merkezle sınırlı kalmayıp ülkenin tamamına ulaşması gerektiğini kaydetti.

Aydın, yeni kurulmuş Anadolu üniversitelerinden takımların ilk festivallerden itibaren yarışmalara katıldığını ve bazı takımların kısa sürede geliştirdikleri roketlerle derece aldığını anlattı. Bu başarıların daha sonra elektrikli araç, Hyperloop, insansız hava aracı, yapay zeka ve jet motoru takımlarına yayıldığını belirtti.
Tek bir kampüsten yüzlerce takımın yarışmalara katılmasının olağan hale geldiğini ifade eden Aydın, 2026 yarışmalarında bu kampüslerden çıkan takımların çeşitli kategorilerde Türkiye birincilikleri ve kürsü dereceleri elde ettiğini söyledi. Savaşan İHA kategorisinde birinci olan sistemin arkasında on binlerce satır özgün kod ve çok sayıda uçuş denemesi bulunduğunu aktardı.
Dereceden kalıcı kapasiteye
Aydın, yarışma derecesinin görünen sonuç olduğunu, asıl kazanımın öğrencilerin problem çözme, kaynak yönetimi, baskı altında karar verme ve başarısızlıktan sonra yeniden başlama becerileri olduğunu belirtti. İlk TEKNOFEST kuşağından birçok gencin savunma sanayisi ve havacılık şirketlerinde araştırma-geliştirme ile üretim alanlarında görev aldığını ifade etti.
Bu potansiyelin kalıcı bir kapasiteye dönüşmesi için takım danışmanlığının akademik teşvik ve yükseltme ölçütlerinde karşılık bulması gerektiğini savunan Aydın, TEKNOFEST projelerinin bitirme projesi, staj ve ders kredisi olarak tanınmasını önerdi. Derece alan projelerin teknopark kuluçka programlarına ve sanayi ortaklıklarına yönlendirilmesinin de önemli olduğunu belirtti.
Aydın, prototip üreten gençlerin şirket kurabilen girişimcilere dönüşmesiyle Milli Teknoloji Hamlesi'nin daha da güçleneceğini yazdı. Ona göre mesele bütün gençlerin roket veya insansız hava aracı yapması değil, karşılaştıkları problemlerin çözümüne katkı sunabilecek bir neslin yetişmesi.
Aydın, TEKNOFEST'in etkilerinin önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde bilim ve sanayi ekosisteminde daha belirgin hale geleceğini değerlendirdi. Ona göre Anadolu üniversitelerinin kampüslerinde başlayan roket ve insansız hava aracı çalışmaları, Kızılelma'ya uzanan teknolojik hedeflerin toplumsal tabanını oluşturuyor.