Talimatı alan örgüt mensupları ülke genelinde darbe hazırlıklarına girişti. Planlama kapsamında FETÖ'nün sivil yöneticileri, Aralık 2015'ten itibaren ABD'ye giderek Gülen ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi.
Yurt içindeki hazırlıklar çerçevesinde de toplantılar düzenleyen örgüt, son olarak 6-7-8-9 Temmuz'da Ankara Konutkent'teki bir villada FETÖ'nün sözde TSK imamı Adil Öksüz başkanlığında bir araya geldi. Toplantıya Öksüz'ün yanı sıra, darbenin "merkez üssü" olarak kullanılan Akıncı Üssü'nde yakalanan sözde sivil imamlar Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Kemal Batmaz; sözde Yurtta Sulh Konseyi üyeleri eski tuğgeneraller Mehmet Partigöç ve Gökhan Şahin Sönmezateş, tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, albaylar Murat Koçyiğit ve Bilal Akyüz, albay Mustafa Barış Avıalan, yarbay Turgay Sökmen ile eski tuğamiral Halil İbrahim Yıldız ve eski albay Hakan Bıyık da katıldı.
Toplantıların ardından FETÖ'cü Öksüz ile Batmaz, 11 Temmuz'da yeniden ABD'ye giderek darbe planını elebaşı Gülen'e sundu. Onay alan örgüt mensupları 13 Temmuz'da yurda döndü ve darbenin başlangıcı olarak belirlenen 16 Temmuz saat 03.00'ü beklemeye başladı.
Darbe planı bir binbaşının ihbarıyla deşifre oldu
Planlanan saldırıya saatler kala, Kara Havacılık Komutanlığında görevli bir pilot binbaşı, MİT Başkanlığına giderek "FETÖ'cülerin Hakan Fidan'ı alıkoymayı planladığı" bilgisini iletti.

Fidan, edindiği bu istihbaratı dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'e aktardı; ardından ayrıntıları iletmek üzere bir yardımcısını Genelkurmay Başkanlığına yönlendirdi.
MİT yetkilisiyle görüşen Orgeneral Güler, konunun içeriğini dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a bildirdi. Bunun üzerine Akar, Türk Silahlı Kuvvetleri Harekat Merkezine, havadaki tüm unsurların üslerine dönmesi ve hava sahasının uçuşa kapatılması talimatını verdi.
Akar ayrıca, Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığından zırhlı araçların dışarı çıkarılmaması için dönemin 4. Kolordu Komutanı Korgeneral Metin Gürak'ı görevlendirdi; helikopter uçuşlarına karşı da dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ı Kara Havacılık Komutanlığına yönlendirdi.
Aynı saatlerde Orgeneral Güler'in eski Özel Kalem Müdürü Kurmay Yarbay Bünyamin Tuner, darbeyi sevk edecek isimlerden eski Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç'e, MİT Müsteşarı Fidan'ın Akar ile görüştüğünü iletti. Böylece Akar ile Fidan'ın görüşmesi ve Çolak'ın Kara Havacılık Komutanlığına gittiği bilgisi darbeciler arasında yayılmaya başladı.

Deşifre olan darbeciler saati öne çekti
Bilginin sızması üzerine, Akıncı Üssü'nde darbeyi yönetecek Adil Öksüz ve diğer sivil imamların onayıyla 16 Temmuz saat 03.00'te başlaması planlanan girişim, 15 Temmuz saat 20.30'a alındı.
Talimatın hemen ardından Akıncı Üssü'nde toplanan Özel Kuvvetler Komutanlığına (ÖKK) bağlı seçilmiş ve teçhizatlı 33 bordo bereli, Genelkurmay Başkanlığına doğru harekete geçti.
Eski Genelkurmay Strateji Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Başkanı Başdanışmanı Albay Orhan Yıkılkan, Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Özel Kalem Müdürü Albay Ramazan Gözel, Genelkurmay Başkanlığındaki girişimi yönetmek için bir araya geldi.
Mehmet Dişli, saat 21.00'de Orgeneral Akar'a darbeyi tebliğ etti. Akar'ı ikna edemeyeceğini anlayan Dişli, makam odasının önünde bekleyen ekibe müdahale emri verdi; Gözel, Yıkılkan, eski emir subayı yarbay Levent Türkkan, eski emir subayı yardımcısı yüzbaşı Serdar Tekin ve eski başçavuş Abdullah Erdoğan, Orgeneral Akar'ı alıkoydu.

Gecenin ilk şehidi: astsubay Bülent Aydın
Karargahtaki darbecilerin talimatıyla, Polatlı'da konuşlu 58. Topçu Tugay Komutanı eski tuğgeneral Murat Aygün, Ankara'nın kritik noktalarını ele geçirmek için aralarında füze rampa sistemlerinin de bulunduğu araçların kışladan çıkarılmasını emretti.
Genelkurmay Başkanlığı Mesaj ve Evrak Dağıtım Sistemi (MEDAS) üzerinden "Hazırlık İkazı ve Birlik İntikali" başlıklı ilk bildiri iletildi. Partigöç ile Turhan'ın imzasını taşıyan sözde sıkıyönetim atama listesi de yine MEDAS aracılığıyla birliklere ulaştırıldı.
Bunun ardından darbeciler, şehirlerin kritik yol ve kavşakları ile kamu kurumlarını işgal etmek için aynı sistemden "Zırhlı Muharebe Aracı İntikali" konulu ikinci emri yayımladı. Saat 21.53'te ise kışla dışındaki askerlerin birliklerine dönmesi talimatını verdi. Harekete geçen darbeciler, Kağıthane'deki, "İstanbul'un gören gözü" olarak bilinen Afet Koordinasyon Merkezi'ni (AKOM) ele geçirdi.
Kara Kuvvetleri Komutanı Çolak'ın koruma astsubayı Bülent Aydın, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda darbeciler tarafından şehit edildi ve 15 Temmuz'un ilk şehidi olarak tarihe geçti.

Darbe girişimine ilk soruşturma o gece açıldı
Akıncı Üssü'nden havalanan F-16'lar Ankara semalarında alçak uçuşa başladı. Askeri hareketlilik saat 22.28'de haber kanallarına yansıdı; İstanbul Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinde geçişlerin askerlerce kapatıldığı "son dakika" olarak duyuruldu.
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, saat 23.02'de NTV'ye telefonla bağlanarak, "Milleti temsil eden hükümet iş başındadır. Bu kalkışmayı yapanlar, bu çılgınlığı yapanlar, bu kanunsuz eylemin içerisinde olanlar en ağır şekilde bedelini ödeyeceklerdir." dedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, saat 23.05'te darbe girişimine yönelik soruşturma başlattı. Bu sırada darbeci pilotlar Gölbaşı'ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığına, ardından Özel Harekat Başkanlığına saldırdı; darbecilerin kontrolündeki helikopterler Yenimahalle'deki MİT yerleşkesini taradı. Eski Yarbay Ümit Gençer ise TRT'yi işgal ederek darbe bildirisini okuttu.
Erdoğan'ın "meydanlara" çağrısı gidişatı değiştirdi
Saat 00.24'te CNN Türk'e canlı bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin seyrini değiştiren tarihi konuşmasını yaparak "Milletimizi meydanlara davet ediyorum." çağrısında bulundu.

Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı önünde darbecileri protesto eden vatandaşlara helikopterden ateş açıldı; saldırıda 9 kişi şehit oldu, onlarca kişi yaralandı.
Darbeci pilotlar Mehmet Yurdakul ve İlhami Aygül, saat 00.56'da savaş uçağıyla Ankara Emniyet Müdürlüğünü bombaladı. Yaklaşık 10 dakika sonra aynı bölgeye darbeci pilot Mustafa Özkan da saldırdı.
Ömer Halisdemir, darbeci generali etkisiz hale getirdi
Diyarbakır'dan bir tabur bordo bereli askerle havalanan darbeci tuğgeneral Semih Terzi'nin uçağı, saat 01.13'te Etimesgut Havalimanı'na indi. Dönemin Özel Kuvvet Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı, telefonla ulaştığı emir astsubayı Ömer Halisdemir'den Terzi'yi etkisiz hale getirmesini istedi.
Komutasındaki askerlerle Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığına gelen Terzi, saat 02.14'te ÖKK'nın komutasını devralmak için helikopterle Gölbaşı'ndaki karargaha gitti. Karargahın giriş kapısına kadar ilerleyen Terzi, 15 Temmuz kahramanı Halisdemir tarafından vurularak etkisiz hale getirildi. Halisdemir ise Terzi ve Diyarbakır'dan gelen bazı askerlerin açtığı ateş sonucu şehit oldu.

TBMM tarihinde ilk kez bombalandı
Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nın önünde darbe girişimini protesto eden vatandaşlardan 36'sı şehit edildi. Direnişi kırmak için her yolu deneyen darbeciler bu kez Meclis'i hedef aldı; eski pilotlar Hasan Hüsnü Balıkçı ile Uğur Uzunoğlu'nun kullandığı F-16'dan TBMM'ye atılan bombayla 32 kişi yaralandı.
Vatandaşlarca saat 03.00'te işgalden kurtarılan TRT normal yayınına dönerken, buradaki darbeciler polise teslim edildi. Darbeci pilot Hüseyin Türk, televizyon yayınlarını kesmek amacıyla saat 03.14-03.19'da TÜRKSAT tesislerine dört bomba attı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla vatandaşlar, darbeye karşı şehir meydanlarını ve kritik kamu kurumlarını doldurmaya başladı. İstanbul Atatürk Havalimanı'nda Kontrol Kulesini işgal eden darbeciler, polis özel harekat ekiplerince etkisiz hale getirildi. Kısa süre sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı taşıyan ATA uçağı piste indi ve Erdoğan havalimanında binlerce vatandaş tarafından karşılandı.
İstanbul'daki bu gelişmenin ardından TBMM yeniden hedef oldu; eski pilot yüzbaşı Hüseyin Türk, saat 03.24 ve 03.25'te F-16 uçağıyla Meclis'i ikinci kez bombaladı. Sokaklarda vatandaşların, kışlalarda ise vatansever askerlerin direnişi sürerken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı saat 04.00'te "FETÖ ile irtibatlı yargı görevlileri", "sözde Yurtta Sulh Konseyi üyeleri" ve "darbe teşebbüsüne katılanlar" hakkında gözaltı kararı verdi.

Darbe girişimi yaklaşık 21 saatte bastırıldı
Saat 06.19'da eski pilot üsteğmen Müslim Macit, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kavşağı'na iki bomba attı; saldırıda 15 vatandaş şehit oldu, 7 kişi yaralandı.
Jandarma Genel Komutanlığında alıkonulan TEM Daire Başkanı Turgut Aslan ile koruması Hasan Gülhan, elleri ve gözleri bağlı halde bina dışına çıkarılarak darbeci Albay Erkan Öktem tarafından başlarından vuruldu. Aslan ağır yaralanırken Gülhan şehit oldu.
Başbakan Yıldırım, Korgeneral Ziya Kemal Kadıoğlu'na darbecilerin kontrolündeki uçakları düşürme yetkisi verdi. Girişimin başarısızlığa uğradığını gören İstanbul Boğaziçi Köprüsü'ndeki darbeciler teslim oldu.
Saat 08.26'da, darbecilerin alıkoyduğu Genelkurmay Başkanı Akar, Akıncı Üssü'nden helikopterle Çankaya Köşkü'ne getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın talimatıyla, uçakların havalanmasını önlemek için Akıncı Üssü'nün ana pisti vuruldu.
Saat 12.57'de Başbakan Yıldırım; Bakan Işık ve Genelkurmay Başkanı Akar ile Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında darbe teşebbüsünün bastırıldığını duyurdu. Girişim, tüm yurtta yaklaşık 21 saatte kontrol altına alındı.
Böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, milletin direnişi ve vatansever güvenlik güçleri sayesinde 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine geçit verilmedi. Asker ve sivil 253 kişinin örgüt mensuplarınca şehit edildiği girişimde; yaklaşık 9 bin askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silahın kullanıldığı kayıtlara geçti.
Darbenin planlayıcısı Gülen, Pensilvanya'da öldü
Örgütün temellerini 1960'larda İzmir Kestanepazarı'nda atan elebaşı Gülen; 1999'da kaçtığı ABD'deki Chestnut Retreat Center'dan pek çok kumpası ve 15 Temmuz 2016'da 253 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan hain darbe girişimini yönetti.
Devlet içinde gizlice örgütlenerek anayasal düzeni ortadan kaldırmayı ve "paralel örgütlenme" adı altında başta siyaset, mülkiye, adliye, maliye, askeriye ve emniyet olmak üzere devletin tüm kılcal damarlarına sızmayı amaçlayan terör örgütünün elebaşı Gülen, ABD'nin Pensilvanya eyaletinde yaşıyordu.
Pensilvanya'da 130 dönümlük arazide 8 villadan oluşan bir çiftlikte sıkı güvenlik ve gizlilik içinde yaşayan Gülen, örgüt üyelerine talimatlarını buradan vermeyi sürdürdü. Türkiye'nin, hakkında 27 ayrı suçtan hazırladığı 7 iade talepnamesine rağmen ABD makamları Gülen'in iadesi için somut bir adım atmadı.
Gülen, 20 Ekim 2024'te St. Luke's Hastanesinin Monroe kampüsünde öldü. Terörist başının ölümü, ABD Dışişleri Bakanlığınca Türk makamlarına iletilen belgeyle resmiyet kazandı.