Mısır’ın kuzeyindeki Akdeniz kıyısında bulunan İskenderiye Kütüphanesi, tarih, kültür, miras, sanat ve bilim çalışmalarını aynı çatı altında buluşturan kapsamlı bir kültür kompleksi olarak faaliyet gösteriyor.
Eski İskenderiye Kütüphanesi’nin bulunduğu alanda Ekim 2002’de yeniden açılan yapı, yalnızca kitapların toplandığı bir kütüphane değil, kültürel mirasın korunması ve yeni bilginin üretilmesi amacıyla oluşturulan bilimsel ve akademik bir merkez niteliği taşıyor.
Tarihî kütüphanenin yeniden canlandırılması
Mısır Devlet Enformasyon Servisi’nin aktardığı bilgilere göre yeni kütüphane, tarihin en tanınmış kütüphanelerinden birinin hatırasını yaşatmak amacıyla eski yapının bulunduğu yerde kuruldu. Projenin yeniden gündeme gelmesi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) katkı çağrısı yaptığı 1980’li yılların sonlarına uzanıyor.
Dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, projenin ilerleyen aşamasında İskenderiye Kütüphanesi Genel Kurumunu kurdu. Modern kütüphane, tarihî rolünü yeniden üstlenmesi hedefiyle özgün yapının bulunduğu alanda tasarlandı.
Yapı, eğimli bir silindir biçiminde tasarlanırken dört katı çevresel etkenlerden korunmak amacıyla yerin altında, altı katı ise zemin üzerinde bulunuyor. Dış duvarlarda dünyanın farklı alfabelerinden harflerin işlendiği granit taşlar kullanıldı; kütüphanenin yakınında bir planetaryum ve bilim müzesi de kuruldu.
Müzeler, araştırma merkezleri ve sergi alanları
Yaklaşık 80 bin metrekarelik alana yayılan İskenderiye Kütüphanesi yılda 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Kompleks bünyesinde arkeoloji, el yazmaları, eski Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat ve bilim tarihi müzeleri olmak üzere dört müze bulunuyor.

Kütüphanede ayrıca bilim merkezine bağlı planetaryum, çocuklara bilimi tanıtmayı amaçlayan bir keşif salonu, 12 akademik araştırma merkezi ve 16 kalıcı sergi yer alıyor. Dört geçici sanat sergisi salonu ile binlerce kişiyi ağırlayabilen bir konferans merkezi de kompleksin bölümleri arasında bulunuyor.
Tarihî miras dijital projelerle korunuyor
Mısırlı tarihçi Halid Azab, İskenderiye Kütüphanesi’nin tarih, kültür, sanat ve somut olmayan mirasın korunmasında önemli bir kurum olduğunu belirtti. Azab, kütüphanenin şarkı, müzik ve plastik sanatlar gibi alanları dijital projelerle belgelediğini ifade etti.
Azab, kütüphanenin basılı ve dijital araçlarla bilgi ürettiğini ve yaydığını söyledi. Bu kapsamda "İnternet Arşivi" ile 19. Ve 20. Yüzyıllarda Mısır’ın tarihine ışık tutan belge ve fotoğrafları içeren "Çağdaş Mısır’ın Hafızası" gibi araştırma projeleri yürütülüyor.
Kütüphanenin yazıtlar ve alfabeler alanında kurduğu araştırma merkezi, dünyada yazının tarihine ilişkin çalışmalar gerçekleştiriyor. Merkezde arkeolojik yazıtların dijital arşivleri tutulurken Arap yazısının tarihi ve gelişimi de inceleniyor.
İskenderiye Kütüphanesi sanat alanında da faaliyet yürütüyor. Kurumun kendi orkestrası Mısır’da ve yurt dışında konserlere katılıyor; Arap ve dünya sanatçılarının eserlerinden oluşan plastik sanat koleksiyonu ise kütüphanenin geçitlerini ve salonlarını süslüyor.

Antik kütüphanenin bilimsel mirası
Mısırlı başarkeolog Mecdi Şakir, İskenderiye Kütüphanesi’nin yalnızca kitap okumaya ve toplamaya yarayan bir yapı olmadığını, bilimsel ve akademik bir enstitü ile kapsamlı bir kültür üniversitesi niteliği taşıdığını söyledi.
Şakir’e göre antik kütüphanede eski Mısır takviminin düzeltilmesiyle ilgili çalışmalar yapıldı; tıp, coğrafya ve sanat gibi alanlarda özel bölümler ile bir bilim müzesi bulunuyordu. Kentten ayrılan gemilerde taşınan kitap ve el yazmalarının kopyalarının alınması da kütüphanenin koleksiyonunun genişlemesine katkı sağladı.
Antik kütüphane, Mısır’ın yönetimini Büyük İskender’den devralan I. Ptolemaios’un kararıyla milattan önce 3. Yüzyılın başlarında kuruldu. II. Ptolemaios döneminde gelişen kurum, farklı kaynaklardan kitaplar topladı ve dünyanın çeşitli bölgelerinden bilim insanlarını ağırladı.
Mısır’ın resmî bilgilerine göre kütüphanenin koleksiyonunda Homeros’un eserleri ve Aristoteles’in kütüphanesi de dahil yaklaşık 700 bin cilt bulunuyordu. Öklid, Arşimet ve Dünya’nın çapını ilk hesaplayan kişi olarak tanımlanan Eratosthenes burada çalışmalar yürüttü.
Kütüphane zamanla geriledi ve MÖ 48’de Jül Sezar’ın İskenderiye seferi sırasında gizemli koşullarda çıkan yangında zarar gördü. Kurumun MS 400 civarında tamamen ortadan kalktığı belirtiliyor.
Şakir, 1980’li yıllarda kütüphaneyi özgün konumunda yeniden canlandırma yönündeki devlet politikasının, kuruma tarih, sanat ve kültür alanlarındaki öncü rolünü yeniden kazandırmayı amaçladığını söyledi. Modern kütüphanenin açılış törenine dönemin üst düzey yetkilileri ve aralarında eski Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın da bulunduğu devlet başkanları katıldı.