CHP’de olağanüstü kurultay için imza süreci hız kazanırken, parti yönetiminin önünde kritik bir takvim işliyor. CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, delegelerden toplanan imza sayısının kısa sürede 850’nin üzerine çıktığını, hedefin ise 1000’i aşan bir rakama ulaşmak olduğunu söyledi.
Emre, mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan isimler ve parti içi kurullar etrafında yaşanan sürecin ardından, partinin kurultaya gitmesini zorunlu gördüklerini vurguladı. Ona göre süreyi kaçırmak, yalnızca siyasi bir risk değil, partinin seçimlere katılımı ve mal varlığı açısından da ağır sonuçlar doğurabilecek bir tabloyu gündeme taşıyor.
One çıkanlar
- Zeynel Emre, imza sürecinde 850’nin üzerinde sayıya ulaşıldığını açıkladı.
- Parti yönetimi, olağanüstü kurultay için 1000’i aşan imza toplamayı hedefliyor.
- Özgür Özel’in cuma ve cumartesi günleri bazı illerde seçim çalışmalarına katılacağı duyuruldu.
- Emre, kurultay takviminin parti açısından varlık-yokluk meselesi haline geldiğini savundu.
TBMM’deki toplantı sonrası açıklama
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, bazı milletvekilleriyle TBMM’de bir araya geldi. Toplantının ardından konuşan Emre, partide hem örgütsel hem de hukuki sürecin hızlandığını, delegelerin de bu çizgide hareket ettiğini aktardı.
Emre, belde statüsünü yeniden kazanan 6 noktada bu hafta sonu seçim yapılacağını da belirtti. Ayrıca Özgür Özel’in cuma ve cumartesi günleri Trabzon, Gümüşhane, Tokat, Amasya ve Nevşehir’de seçim çalışmalarına katılacağını duyurdu.
İmza sayısı kısa sürede yükseldi
Emre, mahkemece verilen kararla İstanbul il örgütünün görevden uzaklaştırıldığını hatırlatarak, buna rağmen İstanbul’u düşerek 1134 kurultay delegesi bulunduğunu söyledi. İlk gün 600’ün üzerinde delegeye ulaştıklarını, ikinci günün sonunda ise imza sayısının 850’nin üzerine çıktığını ifade etti.
Partinin hedefinin, 1000 sayısını aşan bir imzayla ulusal olağanüstü kurultay talebini tamamlamak olduğunu belirten Emre, örgüt içindeki birlik görüntüsünün bu süreçte açık biçimde görüldüğünü savundu. Parti içinde farklı görüşte isimlerin de kurultayın aciliyeti konusunda benzer kanaatte olduğunu söyledi.
Mahkeme kararı ve parti içi tartışma
Emre, mahkeme kararının görevdeki Genel Başkan, MYK, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu’nu uzaklaştırdığını, geçmiş dönemdeki kurulların ise geçici ve tedbiren göreve getirildiğini anlattı. Kararda Merkez Yönetim Kurulu’nun ayrıca yazılmamasını da siyasi bir mühendislik işareti olarak değerlendirdi.
Konuşmasında, YSK’nın daha önce tedbir ve geçici kurul bulunan yapılarda seçim yapılmasına izin verdiğini de hatırlattı. Seçim hukuku tarihinde benzer örnekler bulunduğunu söyleyen Emre, hiçbir mahkeme kararının delege iradesini ve parti tüzüğünü ortadan kaldıramayacağını ifade etti.
Kurultay takvimi neden kritik?
Emre, Siyasi Partiler Kanunu’na göre partilerin iki yılda bir olağan kongrelerini yapmak zorunda olduğunu, bunun bir yıl uzatılabildiğini söyledi. Mahkeme kararının ardından 4-5 Kasım 2023 tarihine dönüldüğünü, son geçerli kurultayın ise Temmuz 2020 olarak gösterildiğini aktardı.
Bu çerçevede CHP’nin 25 Temmuz 2026 tarihine kadar kurultay yapmak zorunda olduğunu belirten Emre, bu sürenin aşılması halinde partinin seçimlere giremeyeceği ve mallarının hazineye irat kaydedilebileceğini öne sürdü. Anayasa Mahkemesi’nin geçmişte bu konuda net kararlar verdiğini de dile getirdi.
Arka plan: CHP’de kurultay tartışması, mahkeme kararlarının ardından hızlanan bir iç takvime dönüştü. Parti yönetimi, delegelerden toplanan imzalarla olağanüstü kurultaya gitmeyi ve süreci kısa sürede tamamlamayı hedefliyor.
Emre, açıklamasının sonunda Meclis Başkanlığı’nın CHP grup toplantılarına ilişkin mevzuata uygun görüş bildirdiğini ve seçilmiş grubun iradesine işaret ettiğini söyledi. Özel’in milletvekilleriyle ayrı ayrı istişare turları yürüttüğünü, partideki tartışmaların da kurultay ihtiyacı etrafında şekillendiğini belirtti.
Süreç, CHP’nin hem iç işleyişi hem de hukuki takvimi açısından önümüzdeki günlerde de gündemde kalacak gibi görünüyor. Kurultay için toplanan imza sayısının hangi seviyeye ulaşacağı ve partinin takvimi nasıl yöneteceği, sürecin en kritik başlıkları arasında yer alıyor.
.