Türk iş dünyası liderleri, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye gönderdikleri açık mektupta Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecine ilişkin yaklaşımın yeniden ele alınmasını istedi.
Mektupta, Türkiye’nin AB üyeliği sürecini yavaşlatan yaklaşımın gözden geçirilmesi ve ülkeye açık bir üyelik perspektifi sunulması gerektiği belirtildi.

26 iş konseyi imza attı
Açık mektubu imzalayanlar arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, Türkiye-Avrupa İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Lale Cander yer aldı.
Türkiye ile AB üyesi ülkeler arasındaki 26 iş konseyinin başkanları, Avrupa’nın ekonomik rekabet gücü, teknolojik kapasitesi ve güvenliğinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği bir döneme girdiğini ifade etti.
Mektupta jeopolitik istikrarsızlık, yapay zekâ ve ileri teknolojilerdeki hızlı gelişim, enerji dönüşümü ve değişen küresel ekonomik düzenin Avrupa’nın önceliklerini, kırılganlıklarını ve hareket kabiliyetini yeniden şekillendirdiği kaydedildi.
Türkiye ile entegrasyon vurgusu
Türk iş dünyasının Avrupa değerlerine bağlı olduğu ve Avrupa ekonomisinin gücüne ve küresel rekabetçiliğine katkı sunma kararlılığını koruduğu belirtildi. Türk şirketleri ve girişimcilerinin onlarca yıldır Avrupa’daki değer zincirlerinin, sanayi ekosistemlerinin ve yenilikçilik ağlarının parçası olduğu ifade edildi.
Artan toplumsal sorunlar, demografik değişimler ve süren jeopolitik istikrarsızlığın Avrupa’nın güvenlik ortamını etkilediği belirtilen mektupta, Türkiye ile entegrasyonun derinleştirilmesinin Avrupa Birliği’nin karşı karşıya olduğu sorunlara yönelik yanıtın önemli bir unsuru olabileceği savunuldu.

İş dünyası temsilcileri, küresel istikrarsızlık nedeniyle Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki durgunluğun aşılmasının daha acil hale geldiğini belirterek daha net bir yol haritası hazırlanmasını istedi.
Mektupta, Türkiye’ye açık ve tereddütsüz bir üyelik perspektifi sunulmasının Türkiye ile Avrupa Birliği’nin geleceği arasındaki güçlü karşılıklı bağı teyit edeceği ve stratejik netlik ile karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olacağı ifade edildi.
Türkiye’nin ekonomik güvenlik ve Avrupa Birliği’nin savunma mimarisine tam entegrasyon potansiyeline de dikkat çekilen mektupta, AB ile Türkiye arasındaki mevcut gümrük birliğinin güncellenmesinin jeopolitik olarak parçalanmış dünyada Avrupa’nın rekabetçiliğini güçlendireceği belirtildi.