Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte muharebe sahasında yaygınlaşan FPV ve kamikaze dronlara karşı geliştirilen "Drone Kalkanı", Türk savunma sanayisindeki farklı yetenekleri tek bir sistemde birleştirdi. Turaç liderliğindeki projeye tüfek, robotik, mekanik mühendislik, algoritma ve elektro-optik alanlarında çalışan dört şirket ile bir üniversite katkı sağladı.
Sistem, 23-26 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 21. MÜSİAD EXPO’da ilk kez sergilenecek. Proje, düşük maliyetli hava tehditlerine karşı düşük maliyetli fiziksel imha çözümü oluşturma hedefiyle geliştirildi.
İki tüfek aynı kulede görev yapıyor
Pan-tilt hareket kabiliyetine sahip kulede Derya Arms tarafından geliştirilen 12 kalibre yarı otomatik iki Derya MAX tüfeği aynı anda görev yapabiliyor. Kulede ayrıca Lasersan’ın elektro-optik sensör paketi ile akustik algılayıcılar bulunuyor.
Robotik kuleyi ve görüntüleme sistemlerini geliştiren Lasersan, projenin sistem entegrasyonundaki ana teknoloji ortakları arasında yer alıyor. Şirketin sensör paketi, hedefin tespit edilmesini, teşhis edilmesini ve kule tarafından kesintisiz takip edilmesini sağlıyor.
Gaz tepmeli mekanizmaya ve 76 milimetre magnum fişek yatağına sahip tüfekler, 10 veya 15 fişeklik şarjörlerle seri atış yapabiliyor. Bu kapasite, art arda gelen ya da sürü halinde yaklaşan birden fazla drone karşısında kullanılmak üzere tasarlandı. Proje kapsamında tüfeklerin namlu boyu ve etkili menziline yönelik güncelleme çalışmaları devam ediyor.
Hedef tespitinde görüntü ve akustik sensörler kullanılıyor
Kulenin araçlara mekanik entegrasyonu Urban Savunma tarafından yürütülüyor. Ankara’daki üretim geçmişi 1970’lere uzanan şirket, namlu ve silah sistemi üretiminin yanı sıra silah sistemlerinin uzaktan komutalı ve insansız platformlara entegrasyonu alanında da çalışıyor.
Turaç’ın Sterling markasıyla ürettiği 12 kalibre magnum anti-drone fişekleri, hedefin uçuş hattında geniş bir metal bulutu oluşturacak şekilde tasarlandı. Hedefin tespiti, sınıflandırılması, takibi ve atış çözümünün hesaplanması görüntü ve akustik sensör tabanlı yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştiriliyor.
Her iki algılayıcının pasif çalışması, sistemin görev sırasında iz bırakmamasını hedefliyor. Bu yaklaşım aynı zamanda kule üzerindeki ağırlığın, güç tüketiminin ve maliyetin azaltılmasına katkı sağlıyor.
Sistemde kullanılan yapay zeka algoritmaları, İstanbul Teknik Üniversitesi Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi ile yürütülen çalışmalar kapsamında geliştirildi. Algoritmaların dronlara karşı dron muharebelerinde kullanıldığı, tatbikat ve testlerde denendiği belirtildi.
600-800 metreden takip, 150 metrede atış
"Drone Kalkanı", farklı tipteki algılayıcılarla taradığı hedefi 600-800 metreden takibe alıyor. Sistem, 150 metrede eş zamanlı atış yaparak yaklaşık 2 metre çapında metal bulutu oluşturuyor ve hedefi fiziksel olarak imha etmeyi amaçlıyor.
Hafif ve kompakt tasarlanan sistem; kara ve deniz araçlarına, sabit tesislere ve insansız kara araçlarına entegre edilebiliyor. Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, çözümün tüm askeri araçlara monte edilebileceğini ve gemilerde de kullanılabileceğini söyledi.
Altunbaş, sistemin 500 amper ve 220 volt enerjiyle çalışabildiğini, kritik tesislerin çevresinde 4x4 araçlar üzerinde devriye görevi için de değerlendirilebileceğini açıkladı. Sistem, tehditleri otonom biçimde tespit edip müdahale edecek şekilde tasarlandı.
Fiber optik dronlara karşı fiziksel imha yaklaşımı
Altunbaş, dron tehdidinin 2018’de şirketin gündemine girdiğini ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda ilk anti-drone fişeklerinin geliştirildiğini belirtti. Fiber optik kabloyla kontrol edilen dronların elektronik karıştırmadan etkilenmemesi üzerine fiziksel imha çözümlerinin önem kazandığını söyledi.
Turaç’ın 12 kalibre fişek serisini tamamladığını aktaran Altunbaş, Türkiye’de üretilmeyen tungsten fişek geliştirdiklerini ve bu mühimmatla 140 metre mesafede 2 metre çapında metal bulutu oluşturabildiklerini ifade etti. Şirket ayrıca 40 milimetre ağ atan anti-drone mühimmatı da geliştirdi.
Altunbaş’a göre saatte 180 kilometre hıza ulaşan FPV dronlar ve havan taşıdığında saatte 120 kilometre hızla ilerleyen dronlar karşısında müdahale için ortalama 6 saniyelik süre bulunuyor. Bu nedenle sistemin tehdit algılandığında hazır biçimde dönüp ateş edebilmesi hedefleniyor.
Seri üretim hazırlığı yıl sonundan önce tamamlanacak
Projenin maliyet etkin olacak şekilde geliştirildiğini belirten Altunbaş, sistemin 200 bin dolar ile 2 milyon dolar arasındaki araçlara takılabilecek bir çözüm olarak tasarlandığını söyledi. Prototipin hazırlandığını ve maliyetin daha da düşürülmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Turaç’ın 90’dan fazla ülkeye ihracat yaptığı ve NATO Destek ve Tedarik Ajansı tedarikçiliğinin yeni sistem için pazar erişimi sağladığı belirtildi. "Drone Kalkanı"nın ilk günden ihracat hedefiyle tasarlandığı kaydedildi.
Altunbaş, projede beş ortağın yer aldığını ve sistemin daha hızlı çalışması için geliştirmelerin sürdüğünü söyledi. Sistemin yıl bitmeden göreve ve seri üretime hazır hale getirilmesi hedefleniyor.