Türkiye İnovasyon Haftası 2026, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde başlatıldı. Etkinlik, "Humanity 6.0 — İnsanlığın gelişiminde yeni aşama" temasıyla düzenleniyor.
Bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen etkinlik, üç gün boyunca iş dünyası temsilcilerini, akademisyenleri, girişimcileri ve gençleri bir araya getirecek. Programın yeni fikirlerin ortaya çıkması, ortaklıkların kurulması ve gelecek vadeden projelerin hayata geçirilmesi için bir buluşma alanı olması hedefleniyor.
Yapay zekâ yeni dönemin itici gücü
Açılışta konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, büyük teknolojik gelişmelerin tarih boyunca insanların yaşam biçimini ve üretim yöntemlerini değiştirdiğini söyledi. Sanayi devriminin buhar enerjisiyle başladığını, elektriğin ardından otomasyon ve dijital teknolojilerle yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti.
Gültepe, insanlığın üretimden ticarete kadar her alana yayılan yapay zekânın yön verdiği yeni bir döneme girdiğini ifade etti. Gelecekte son sözün insana mı yoksa makineye mi ait olacağı sorusuna dikkat çeken Gültepe, bu dönüşümün merkezinde insanın bulunması gerektiğini vurguladı.

İnovasyonun bu toprakların tarihsel bir özelliği olduğunu belirten Gültepe, Kapadokya’da yaklaşık bin yıl önce 20 bin kişiyi barındırabilecek yeraltı şehirleri inşa edildiğini hatırlattı. Havalandırma ve su sistemlerine sahip bu yapıları mühendislik örnekleri olarak nitelendirdi.
Gültepe, yaklaşık 800 yıl önce Diyarbakır’daki Artuklu Sarayı’nda su gücüyle çalışan mekanizmalar tasarlayan El-Cezeri’yi de anarak bu düzeneklerin ilk robotik örnekleri arasında kabul edildiğini söyledi. Ona göre yenilik arayışının kaynağı tarih boyunca insan oldu ve yeni teknolojik çağda da temel referans insan olarak kalmalı.
Türkiye’nin ihracat hedefi
Gültepe, etkinliğin bu anlayışla hazırlandığını belirterek üç gün boyunca yapay zekâ çağında güveni, şirketlerin yeni örgütlenme modellerini, sanayide değişen rekabet kurallarını ve geleceğin insanını tartışacaklarını açıkladı.
Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ihracatçı ülkesi arasına girme hedefini de hatırlatan Gültepe, ülkenin bu amaç için gerekli üretim kapasitesine, sanayi altyapısına ve girişimcilik kaynaklarına sahip olduğunu söyledi.
Gültepe, Türkiye’nin yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının son 10 yılda iki kattan fazla artarak geçen yıl 112 milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye’nin 13 yılda Küresel İnovasyon Endeksi’nde 23 sıra yükseldiğini aktaran Gültepe, bu ilerlemeyi yeterli görmediklerini ifade etti.
TİM Başkanı, fikirlerin Türkiye’de doğmasını, burada tasarlanmasını, programlanmasını ve geliştirilmesini; ürünlerin de Türkiye imzası taşımasını istediklerini söyledi. TİM’in çalışmalarını bu hedef doğrultusunda sürdürdüğünü kaydetti.
Gençlerin yapay zekâ kullanımı
Gültepe’nin verdiği bilgilere göre Türkiye’de 16-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 65’i üretken yapay zekâ kullanıyor. Şirketlerde bu oran yüzde 14’te kalıyor.
Yapay zekânın iş dünyasında yaygınlaşmasının önündeki en önemli engelin nitelikli uzman eksikliği olduğunu belirten Gültepe, gençlere seslenerek bilgi, cesaret ve yaratıcılıklarının bu açığın kapanmasına katkı sağlayacağını söyledi.
TİM’in genç yazılımcıları ve girişimcileri desteklemeyi sürdüreceğini açıklayan Gültepe, etkinlikten geleceğin teknoloji liderlerinin çıkacağına ve burada küresel markaların doğacağına inandığını dile getirdi.
İlk günün programı
Üç günlük etkinliğin ilk gününde "Yapay zekâ çağında insan neden yeniden merkeze geliyor?", "Ajanlı yapay zekâ: İçerik üretiminden görev yapmaya" ve "Yapay zekâ çağında e-ticaret ve inovasyon" başlıklı konuşmalar yapılacak.
Programda ayrıca "Gerçeklik krizi: Neye, kime ve nasıl güveneceğiz?", "Yetenek ihracatçıları: Beyin göçünden küresel uzman ağlarına" ve "Şirketlerin yeni organizasyon yapısı: İnsanlar ve yapay zekâ ajanları birlikte çalışıyor" başlıklı panel tartışmaları düzenlenecek.
Etkinlik kapsamında Ayşe Demirci küratörlüğünde hazırlanan Creative Tech Zone sergisi de ziyaretçilerle buluştu. Yapay zekâ, biyoloji, nörobilim ve sürdürülebilirlik ekseninde hazırlanan eserler, insan, makine ve doğa arasındaki değişen ilişkiyi ele alıyor. Sergide Parker Heyl ve Mac Van Dam’ın "Cosmobloom", Hüseyin Aksoylu’nun "Manyetik" ve Uğur Acil’in Balloon imzalı "Kendi İçimde Döndüm Dolaştım" adlı çalışmaları yer alıyor; AI Cinema Stage bölümünde ise Can Büyükberber, Gökay Gedik ve Bora Somunoğlu’nun yapay zekâ temelli üretimleri sergileniyor.

