Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, 6 Ağustos 2026’da Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyarette Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ile görüştü. Temasların gündeminde güvenlikten ekonomiye ve bölgesel bağlantısallığa uzanan başlıklar yer aldı.
Güvenlik gündeminde entegrasyon ve sınır güvenliği
Şeybani’nin Ankara ziyaretinden bir gün önce Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara başkanlığında, YPG/SDG elebaşlarından Mazlum Abdi’nin de katıldığı bir toplantı yapıldı. Ziyaret sırasında SDG’nin entegrasyon süreci, ortak güvenlik işbirliği ve terörle mücadele konuları öne çıktı.
Kalın ile Şeybani görüşmesinde, "Terörsüz Türkiye süreci" kapsamında hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin Suriye’ye yansımalarıyla ilgili hususlar ele alındı.
Ortak basın açıklamasında, tüm silahlı yapıların meşru devlet kurumları altında bütünleşmesi gerektiği vurgulandı. Suriye’de ordu yapısının yeniden düzenlenmesi, profesyonelleşmesi ve kurumsallaşmasına yönelik sürecin de devam ettiği ifade edildi.

Suriye’nin bölgesel güvenlik yaklaşımı
Suriye’nin güvenlik gündemi SDG dosyasıyla sınırlı kalmadı. Şeybani, Irak ve Lübnan’da ülke yönetimlerinin silahlı yapıların lağvedilmesine yönelik çabalarına destek verdi.
Lübnan dosyası ile İsrail’in bölgedeki politikaları da gündemdeki başlıklar arasında yer aldı. Suriye’nin Lübnan politikasında diplomatik araçları öncelediği değerlendirmesi yapılırken, ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğini koruma yaklaşımının dış politikasına yansıdığı belirtildi.
Ekonomik işbirliği ve bölgesel bağlantılar
Şeybani’nin Ankara ziyaretinden yaklaşık bir hafta önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan Şam’da temaslarda bulundu. Karahan, Şeybani tarafından kabul edildi ve Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvet Raslan ile görüştü.
Bu görüşmede iki ülkenin merkez bankaları arasında karşılıklı mevduat hesapları açılması, teknik ve kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesi, Suriye Merkez Bankasına teknik destek sağlanması ile ticari ve mali işlemlerin kolaylaştırılması konularında mutabakata varıldı.
Ortak basın açıklamasında Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasındaki kara yolu ve demir yolu bağlantılarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi ve Dört Deniz Girişimi’nin önemi de vurgulandı.
İlişkilerde çok yönlü çerçeve
Ankara ziyareti, Türkiye-Suriye ilişkilerinde güvenlik gündeminin önemini korurken ekonomik işbirliği ve bölgesel bağlantısallığın da kapsamlı bir çerçevede ele alındığını ortaya koydu. Güvenlik ve ekonomik işbirliği, ilişkilerin birbirini tamamlayan iki temel alanı olarak değerlendirildi.
Suriye’deki entegrasyon ve askeri merkezileşme süreçleri, ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarı açısından kritik başlıklar arasında gösterildi. Ekonomik entegrasyon ve bölgesel bağlantısallığın geliştirilmesinin ise devlet kapasitesinin güçlendirilmesi ve güvenlik risklerinin yönetilmesiyle birlikte ilerlemesi gerektiği belirtildi.