Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul'da başlayan IV. Uluslararası Montessori Zirvesi'nde eğitimin Türkiye için yalnızca bir politika alanı değil, milli varlığın ve medeniyet davasının merkezinde duran bir mesele olduğunu söyledi.
Yeni Türkiye Eğitim Vakfına bağlı Palet Montessori Akademisi MATEPP tarafından bu yıl "Modern Dünyada Çocuk: Riskleri Anlamak, Potansiyeli Özgürleştirmek" temasıyla düzenlenen zirve, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Kültür Merkezi'nde açıldı.
Tekin, öğretmen ve öğrencileri andı
Konuşmasına Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anarak başlayan Tekin, acının istismar edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.
Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kendi sorumluluklarını başkasına havale eden bir anlayışta hiç durmadıklarını, dün olduğu gibi bugün ve yarın da üzerlerine düşeni yapma kararlılığını sürdüreceklerini söyledi.
Geçtiğimiz gün yapılan basın açıklamasında çocukların güven içinde büyümesi, öğretmenlerin huzurla görev yapması ve okul ikliminin şiddet, zorbalık ile savrulmadan korunması için hazırlanan yol haritasını kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı.
Tekin, buna rağmen daha olayın tüm boyutları netleşmeden hükümetin ve milli-manevi değerleri öne çıkaran politikaların hedef alındığını savundu. Acının bazı çevrelerce politik amaçla kullanıldığını belirterek, bunun çözüm arayışı değil fırsatçılık olduğunu dile getirdi.
Çocukluk, aile ve okul birlikte ele alınmalı
Bakan Tekin, son günlerde yaşanan olayların çocuklara yönelik meselelere daha büyük dikkatle eğilmenin önemini gösterdiğini söyledi. Aile, okul ve toplumun daha sağlam bir hassasiyetle bir araya getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Modern dünyanın çocuklara hem fırsatlar hem de ciddi riskler sunduğunu belirten Tekin, dijital araçların ve yoğun içerik akışının çocukların gelişimini zorlaştırdığını ifade etti. Çocukluk meselesinin sadece öğretim yöntemleriyle değil, değerler, kişilik gelişimi ve birlikte yaşama kültürüyle birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Çocukların en çok ev içinde kurulan dil, öfke anında gösterilen tavır ve ekranda normalleştirilen davranışlarla büyüdüğünü söyleyen Tekin, "Çocuklarımız önüne ne koyarsak onu devralıyor" dedi.
Çocukların doğru istikameti koruyabilmesi için güven veren yetişkinlere, söz ve davranışı tutarlı öğretmenlere ve her çocuğun potansiyelini geliştirebileceği bir eğitim ortamına ihtiyaç duyduğunu anlattı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vurgusu
Tekin, bakanlık olarak son dönemde üzerinde durdukları yönelişin de bu ihtiyaca cevap verecek biçimde kurgulandığını söyledi. Okulları birlikte yaşama şuurunun kök saldığı bir inşa alanı olarak tasarladıklarını belirten Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni bu yaklaşımın önemli bir ayağı olarak tanımladı.
Montessori tecrübesi ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli arasında, çocukların fıtratını gözeten bir eğitim anlayışı bakımından ortak bir yön bulunduğunu söyledi. Tekin'e göre bu yaklaşım, zihni açan, kalbi besleyen ve şahsiyeti güçlendiren daha kuşatıcı bir eğitim ufku kurmayı amaçlıyor.
Erdoğan'ın liderliğinde eğitimin ülkenin geleceğini şekillendiren temel alanlardan biri olarak görüldüğünü söyleyen Tekin, derslik, okul ve öğretmen sayısının artırıldığını, teknolojik ve sosyal imkanların geliştirildiğini ifade etti. Eğitimde hem fiziki hem de kültürel ve manevi boyutun korunması için çalıştıklarını, zorluklara rağmen bu çizgiden vazgeçmediklerini söyledi.
Tekin, eğitimi milletin insan cevherini koruyan ve yarına taşıyan büyük bir inşa faaliyeti olarak tanımladı. Bu milletin çocuklarını kendi inancından, tarihinden, bayrağından, kültüründen ve vicdanından kopararak bir gelecek kurulamayacağını söyledi.
Türkiye'nin çetin bir coğrafyada bulunduğunu belirten Tekin, çocuklarını koruyabilen milletlerin ayakta kalacağını, ailesini canlı tutabilen toplumların ise yoluna devam edeceğini ifade etti. Okulların bilgiyle birlikte ahlakın, aidiyetin ve şahsiyetin işlendiği mekanlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Tekin, aileyi daha da güçlendireceklerini, öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini tahkim edeceklerini söyledi. Okulların çocukların kendini güvende hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu ve birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekanlar olarak güçlendirileceğini kaydetti.
Zirveye YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, vakıf temsilcileri, öğrenciler ve bazı vatandaşlar katıldı.