Lübnan ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen doğrudan müzakerelerin 7. Turunun 1 Eylül’de yapılması planlanıyor. Görüşmeler, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Batı Zavtar beldesinde yeniden ilerlemesi ve bölgede toprak set oluşturmasının ardından devam ediyor.
İsrail ordusu, pilot bölge uygulaması kapsamında Lübnan ordusunun kontrolüne bırakılan Litani Nehri’nin kuzeyindeki Batı Zavtar’da yeniden ilerledi. Bu gelişme, Lübnan ordusunun 21 Temmuz’da beldede konuşlanmasının ardından yaşanan ilk ihlal olarak değerlendirildi.
Roma görüşmelerinde pilot bölge anlaşmazlığı
ABD arabuluculuğunda İtalya’nın başkenti Roma’da 4-6 Ağustos’ta gerçekleştirilen müzakerelerin 7. Turunda, pilot bölgelerin kapsamının genişletilmesi konusunda ilerleme sağlanamadı. Lübnan, Bint Cübeyl ve Hayyam beldelerinin de pilot bölgelere dahil edilmesini önerdi ancak İsrail’in itirazı nedeniyle anlaşmaya varılamadı.
Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey Lübnanlı bir yetkili, müzakerelerin dondurulmasına ilişkin karar alınmadığını söyledi. Beyrut’un, İsrail’i sürece bağlı kalmaya yöneltmek amacıyla ABD üzerinden baskı uygulamayı sürdürdüğünü belirten yetkili, saldırılar nedeniyle görüşmelerin askıya alınmasının gündeme gelmediğini ifade etti.
Yetkili, bir sonraki turun 1 Eylül’de yapılmasının planlandığını ve Lübnan’ın ABD’yi müzakerelerin hamisi olarak gördüğünü belirtti. Lübnan’ın eylül ayındaki toplantı öncesinde çözülmesini istediği bazı konular bulunduğunu aktaran yetkili, ABD’nin bu meselelerde çaba göstereceğine dair söz verdiğini söyledi.
Uzmanlar müzakerelerin geleceğini değerlendirdi
Siyasi analist ve gazeteci Meysa Abdulhalik, Lübnan’ın sahadaki baskıya ve İsrail’in devam eden saldırılarına rağmen müzakere sürecine bağlı kaldığını söyledi. Abdulhalik, İsrail askerlerinin Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye el-Fevka beldesi çevresindeki Tahir Tepesi’ne doğru ilerlemeye çalıştığı yönündeki haberlerin de gerilimin yükseldiği döneme denk geldiğini belirtti.
Bölgede keşif amacıyla uzaktan kumandalı robot ve araçların kullanıldığına dair bilgilerin bulunduğunu aktaran Abdulhalik, Lübnan’ın resmi olarak müzakerelerin ve ABD ile iletişimin sürdürülmesinde ısrarcı olduğunu ifade etti. Abdulhalik, iç baskılara rağmen diplomasinin alternatifinin bulunmadığını söyledi.
Abdulhalik, Hizbullah’ın daha önce Lübnan hükümetinden müzakereleri dondurmasını istediğini ve süreci sert ifadelerle eleştirdiğini belirtti. İsrail’in "Sarı Hat" olarak bilinen bölgede yaklaşık 10 kilometre derinliğe kadar kalacağı yönündeki açıklamalarının, Lübnan’ın karşı karşıya olduğu zorluğu artırdığını söyledi.
Emekli Tuğgeneral ve askeri uzman Haşim Cabir ise Lübnan’ın mevcut koşullarda müzakerelere katılmasını hata olarak değerlendirdi. Cabir, Lübnan’ın 1949 Ateşkes Anlaşması ile "direnişin silahı" dosyasını müzakere unsuru olarak kullanabileceğini savundu.
İsrail ile Lübnan arasındaki sınırın belirlenmesi amacıyla 23 Mart 1949’da imzalanan ateşkes anlaşmasına işaret eden Cabir, 26 Haziran’da imzalanan Çerçeve Anlaşması’nda İsrail’in çekilmesine ilişkin açık bir program veya uygulama takvimi bulunmadığını söyledi. Cabir, müzakerelerin devamının yeterli sonuç vermediğini savunarak sürecin dondurulmasını desteklediğini belirtti.
Emekli Tuğgeneral ve askeri uzman Naci Melaib ise Lübnan’ın mevcut koşullarda müzakere sürecine girmesini mümkün olanın en iyisi olarak nitelendirdi. Melaib, Lübnan devletinin önünde açık alternatifler bulunmadığı için müzakerelerin önemini koruduğunu söyledi.
Melaib, Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın bu adımı Lübnan’ın güneyi ile Beyrut’un Dahiye bölgesinin tahliye tehdidiyle karşı karşıya olduğu dönemde attığını belirtti. Müzakerelere girilmesinin gerilimin daha fazla tırmanmasını engellediğini savunan Melaib, ABD’nin İsrail üzerindeki baskısının Lübnan’ın çekilme beklentisi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Ateşkes ve çerçeve anlaşması süreci
İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’a yoğun hava saldırıları başlattı ve ülkenin güneyindeki birçok beldede ilerledi. Lübnan hükümeti bu süreçte yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıkladı.
Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatıldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 4 bin 335 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Washington’da yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. Turunun ardından 26 Haziran’da Lübnan ile İsrail arasında bir çerçeve anlaşması imzalandı. Ateşkes ve çerçeve anlaşmasına rağmen saldırıların sürmesi üzerine 7. Tur görüşmeler 4-6 Ağustos’ta Roma’da gerçekleştirildi.