ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’na doğru fırlatılan dört İran drone’unu düşürdüğünü ve buna karşılık olarak İran’ın kıyı gözetleme radarlarını hedef aldığını açıkladı. Bölgedeki deniz trafiği için "hemen tehdit" oluşturan İHA’lara karşı harekete geçildiği belirtildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, saldırı dronelarının uluslararası deniz ulaşımı açısından acil risk yarattığını söyledi. Açıklamada, İran’ın kritik koridorda uyguladığı baskının ham petrol ve doğal gaz sevkiyatını etkilediği, bunun da enerji fiyatlarını yukarı çektiği aktarıldı.
Karşılıklı saldırılar ateşkesi zorluyor
Son gelişme, savaşta taraflar arasında gidip gelen saldırıların ateşkes üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. ABD’nin arabuluculuk çabalarıyla truce'u uzatma girişimleri sürerken, karşılıklı hamleler anlaşmanın dayanıklılığına dair soru işaretlerini büyüttü.
Bu hafta daha önce İran drone’larının Kuveyt’in ana havalimanındaki yolcu terminaline ağır hasar verdiği, bir kişinin hayatını kaybettiği ve onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. Saldırı nedeniyle havalimanı kısa süreliğine kapatıldı.
Tüm bu gelişmelere rağmen ABD Başkanı Donald Trump, yönetiminin çatışmayı sonuçlandırma yolunda olduğuna ilişkin mesajını yineledi. Trump, perşembe günü Beyaz Saray’da gazetecilere, "Bir şekilde kazanacağız" dedi.
Lübnan hattı da gerilimi artırıyor
Washington’da yürütülen görüşmelerin ardından bu hafta Lübnan hükümeti ile İsrail arasında da yeni bir ateşkes duyuruldu. Ancak Hizbullah’ın bu anlaşmayı reddetmesi ve iki tarafın yeni saldırılar başlatması, sahadaki gerilimi düşürmedi.
Lübnan’daki çatışmalar da ateşkes çabalarını ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına dönük beklentileri zorluyor. İran, kalıcı bir ateşkes isteniyorsa bunun Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini savunuyor.
Böylece Hürmüz çevresindeki askeri hareketlilik, yalnızca İran-ABD hattını değil, bölgesel deniz taşımacılığını ve enerji piyasalarını da doğrudan etkileyen daha geniş bir kriz başlığına dönüşmüş durumda.