ABD Senatosu, İran’a yönelik saldırıların Kongre onayına bağlanmasını öngören savaş yetkileri tasarısını bir kez daha reddetti. Tasarı, 47 "evet" oyuna karşı 48 "hayır" oyunda kalarak gerekli çoğunluğa ulaşamadı.
Kongrede savaşın başladığı günden bu yana düzenli olarak gündeme gelen düzenleme, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırılarının Kongre onayına tabi olmasını amaçlıyordu. Böylece Senato, tasarıyı yine geçirmemiş oldu.
Oylamanın zamanlaması dikkat çekti
Oylama, ABD ile İran arasında 15 Haziran’da sağlanan mutabakatın ardından yapıldı. Tasarıya çok sayıda Demokrat senatörün yanı sıra dört Cumhuriyetçi senatör de destek verdi, ancak bu destek geçiş için yeterli olmadı.
1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası, ABD başkanının herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlıyor. Yasa ayrıca, başkanın böyle bir adımı önceden Kongreye bildirmesini zorunlu kılıyor.
Yasanın bir başka hükmü de Kongrenin onaylamadığı bir çatışmadan ABD güçlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini öngörüyor. Bu nedenle Senato’daki oylama, başkanın savaş yetkileri üzerindeki denge tartışmasını yeniden öne çıkardı.
Mutabakat sonrası yeni tartışma
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran’da ABD ve İran’ın yürütülen müzakerelerin ardından Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaları sonlandırmak üzere mutabakata vardığını duyurmuştu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de mutabakatı doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanacağını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı’nın açılarak ABD’nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını belirtmişti. Bu açıklamalar, savaş yetkileri tasarısının görüşüldüğü dönemde Washington ve Tahran hattındaki süreci daha görünür hale getirdi.
ABD-İran mutabakatının Lübnan’ı da kapsayacağının açıklanması İsrail’de tartışmalara yol açtı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan’ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini ileri sürdü.