Kolombiya'nın kuzeydoğusunda, Venezuela sınırındaki Cucuta kentinde Cumartesi günü meydana gelen araç bombalamasında en az 11 kişi yaralandı. Norte de Santander bölgesinin güvenlik sekreteri George Quintero, gazetecilere verdiği demeçte, "Şu anda sekiz polis memuru ve üç sivil yaralı" ifadelerini kullandı.
Saldırı, sağcı Cumhurbaşkanı seçilen Abelardo de la Espriella'nın 7 Ağustos'ta görevi devralmasına altı gün kala gerçekleşti. De la Espriella, ülkenin ilk solcu lideri olan mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'dan görevi devralacak.
Patlamanın ardından saldırıyı henüz hiçbir grup üstlenmedi. Bölgede Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN), Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri'nin (FARC) muhalif grupları ve Clan del Golfo suç örgütü gibi birçok isyancı ve suç grubu faaliyet gösteriyor.
De la Espriella, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Cucuta'da Ulusal Polis'e yönelik "korkakça terör saldırısını" şiddetle kınadığını belirterek, "Terörizm Kolombiya'yı sindiremeyecek veya Kolombiyalıların barış ve güvenlik içinde yaşama kararlılığını kıramayacak" dedi.
Altmış yılı aşkın süredir iç savaşın pençesindeki Kolombiya'da solcu isyancılar, sağcı paramiliter gruplar, hükümet güçleri ve suç örgütleri arasındaki çatışmalar sürüyor. Ülke aynı zamanda dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda. Bu durum, de la Espriella'nın başkanlık kampanyasının da odak noktasını oluşturdu.
Seçim süreci siyasi şiddete sahne oldu. İsyancı gruplar, bombalı ve patlayıcı yüklü dronlarla düzinelerce saldırı düzenlemekle suçlandı. 2025 yılında sağcı başkan adayı Senatör Miguel Uribe Turbay, Bogota'da bir etkinlikte başından vuruldu ve bir ay sonra hayatını kaybetti. Annesi gazeteci Diana Turbay da 1991 yılında suç örgütlerince kaçırıldıktan sonra öldürülmüştü.
De la Espriella, isyancı gruplara ve uyuşturucu ticaretine karşı sert bir tutum sergileyeceğini vaat ediyor. Daha önce kamu görevi deneyimi olmayan milyoner avukat ve iş insanı, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin desteğini aldı. Trump, uyuşturucu kaçakçılarını ABD ulusal güvenliğini tehdit eden "narkoteröristler" olarak nitelendirerek askeri yaklaşımı savunuyor.
De la Espriella'nın seçilmesi, diyalog yoluyla barış arayışındaki selefi Petro'dan büyük bir ideolojik dönüşü işaret ediyor. Petro, ABD öncülüğündeki "uyuşturucuyla savaş" politikasından uzaklaşarak, uyuşturucu rotalarını engellemeye odaklanmış ve koka üreten yoksul çiftçileri hedef almaktan kaçınmıştı. Bu durum Trump ile arasında anlaşmazlığa yol açmıştı.
Buna karşılık de la Espriella, Kolombiya'nın ABD ile askeri ittifakını genişletme sözü verdi. Ayrıca, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele gibi sağcı liderlerin sert politikalarını benimseyerek, mega hapishaneler inşa etme ve şüpheli uyuşturucu kaçakçılarını bombalama sözü verdi. Kampanyası sırasında Associated Press'e verdiği demeçte, "Uyuşturucu yüklü herhangi bir uçağa başkomutan olarak Hava Kuvvetleri'ne onu düşürme emri vereceğim. Uyuşturucu yüklü herhangi bir tekneye de içindekilerle birlikte batırma emri vereceğim" ifadelerini kullanmıştı.
De la Espriella, kendisine yönelik bir suikast planı olduğu uyarısında bulunmuş ve başlangıçta Cauca bölgesindeki bir askeri garnizonda yemin etmeyi talep etmişti. Ancak Petro bu plana izin vermedi. Başkan seçilen lider, 11. 000 asker ve polisin katılacağı bir törenle Bogota'daki Belediye Sarayı'nda yemin edecek.