Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde helikopterden açılan ateş sonucu yaralanan Abdurrahman Kafkas, 10 yıldır vücudunda taşıdığı 20 şarapnel parçasıyla hayatını sürdürüyor.
Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Kafkas, darbe girişiminin yaşandığı gece ağabeyini ziyaret için Ankara'da bulunuyordu. Televizyon haberlerinden olayları öğrenen Kafkas, tankların ilerleyişini durdurmak amacıyla Beştepe bölgesine gitti ve burada ağır yaralandı.
"Öldüğümü düşündüm, her şeyin bittiğini sandım"
Kafkas, 15 Temmuz sabahı Yozgat'ta olduğunu, işlerini bitirdikten sonra Ankara'daki ağabeyinin yanına geldiğini anlattı. Darbe girişimi haberlerini televizyonda izledikten sonra AK Parti Genel Merkezi'ne doğru yola çıktıklarını belirten Kafkas, burada büyük bir kalabalığın toplandığını söyledi.
Kafkas, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi tarafından koşarak gelen bir kişinin "Allah aşkına çabuk olun! Tanklar Külliye'ye girmek üzere! " diye bağırdığını aktararak şöyle konuştu:
Bunu duyunca oraya koştuk. Çok garip bir duygu, alışılmadık bir atmosferdi. Sanki önceden anlaşmış gibi genç yaşlı, kadın erkek, kimisi terlikle kimisi şortla yaklaşık 30-40 kişi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne doğru koşmaya başladık. Yaklaşık iki kilometre mesafe vardı.
Külliyenin önündeki kavşakta polislerin kalabalığı durdurarak tehlikeli bölgeye girdikleri uyarısında bulunduğunu ancak kimsenin bu uyarıyı dikkate almadığını ifade eden Kafkas, köşeyi döndüklerinde zırhlı araçları gördüklerini söyledi.
Bizi fark edince hemen havaya ateş açarak yaklaşmamızı engellemeye çalıştılar. Ama biz iyice yaklaştık. Saat yaklaşık 00. 45'ti. Tekbir getiriyor, Türk bayrakları açıyorduk.
Cep telefonuyla kayıt yaparken helikopterden ateş açıldı
Kafkas, yaşananları cep telefonuyla kaydettiği sırada helikopterden üzerlerine ateş açıldığını belirtti:
Helikopterden çok uzak mesafeden zırh delici mermilerle ateş açtılar. İlk anda ne olduğunu anlamadım. O kadar şiddetli bir patlama oldu ki şok dalgası tüm iç organlarımı aşağı bastırmış gibi hissettim. İnanılmaz bir patlamaydı. İşte o an yaralandım.
Yaralandığını bir süre sonra fark ettiğini dile getiren Kafkas, şöyle devam etti:
Yürümeye devam ediyordum ama bacaklarım artık benim değilmiş gibiydi. Hiçbir his kalmamıştı. Kaldırıma oturdum, cebimden telefonu çıkarmaya çalışırken yerden kan aktığını gördüm. O zaman yaralandığımı anladım. Bacaklarım çok şişmişti, çok kan kaybediyordum. Telefonun ekranı kan içindeydi, tuşlara basamıyordum. Sonra gözlerim kararmaya başladı. 'Galiba ölüyorum, her şey burada bitecek' diye düşündüm. Neredeyse hiçbir şey görmüyordum.
O sırada bir vatandaşın yardımına koştuğunu anlatan Kafkas, "Harun ağabey" dediği kişinin önce tişörtünü çıkarıp sol bacağının arkasındaki büyük yaraya turnike yaptığını, ardından kendisini sırtlayarak yaklaşık 100 metre ileride güvenli bir noktaya taşıdığını söyledi. Yolun karşısında durdurulan bir araca üç kişinin daha yardımıyla bindirilerek hastaneye ulaştırıldığını kaydetti.
"Halkın devletine ve cumhurbaşkanına sahip çıkması iyi oldu"
Vücuduna 22 şarapnel parçası isabet ettiğini, bunlardan yürümesini engelleyen ikisinin ameliyatla çıkarıldığını belirten Kafkas, kalan 20 parçayla yaşamaya devam ettiğini söyledi.
Kaderimize şikâyet etme hakkımız yok. O gece şehit olan kardeşlerimiz vardı, kolunu bacağını kaybeden gazilerimiz oldu. Onlarla kıyaslayınca şikâyet edecek bir şeyimiz yok. Vücudumda hâlâ 20 şarapnel parçası duruyor. Elbette bazı zorluklar çıkarıyor ama hâlimize şükrediyoruz.
Darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıla değinen Kafkas, o geceyi yaşayanlar için acının dün gibi taze olduğunu vurguladı. "Ülkemize karşı oynanan oyunları, kirli planları gördükçe bugün de iyi ki o gece sokağa çıkmışım, iyi ki böyle bir ağabeyim varmış diyorum. Evde kalıp çayımızı içebilirdik. Ama o öyle bir kararlılık gösterdi ki bana da gazi olmak nasip oldu" diyen Kafkas, 15 Temmuz'un sadece bir darbe girişimi değil, ülkeyi işgal etme girişimi olduğunu söyledi.
Allah korusun, o darbe başarılı olsaydı bugün Türkiye kesinlikle bu konumda olmazdı. Etrafımızda çatışmalar, savaşlar var ama ülkemiz bunlardan zarar görmedi. O yüzden iyi ki çıkmışız, iyi ki halk devletine ve cumhurbaşkanına sahip çıkmış. Bugün gönül rahatlığıyla söylüyorum: İyi ki o zaman vatanın gerçek evlatları vardı, iyi ki birbirlerine destek oldular.
Gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yürüten Kafkas, amaçlarının geçmişten ders alarak ilerlemek olduğunu ifade etti. 15 Temmuz'un yalnızca belgesellere konu olacak bir olay gibi görülmemesi gerektiğini, tanıklarının hâlâ hayatta olduğunu hatırlatan Kafkas, gençlere yaşananların ciddiyetini, ülkeye karşı kurulan planları ve darbe girişiminin arkasındakileri anlatmaya çalıştığını söyledi. Ayrıca gençleri uyanık olmaya, eğitim imkânlarının kıymetini bilmeye ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için geçmişten ders çıkarmaya çağırdı.