Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'da düzenlenen MÜSİAD EXPO 2026'nın açılışında Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının 2025'te 400 milyar dolara yaklaşarak rekor kırdığını söyledi.
Yılmaz, mal ihracatının 2002'de 36 milyar dolar olduğunu, geçen yıl ise 7,6 kat artarak 273,2 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Mal ihracatının yıllık bazda Ağustos 2026 itibarıyla 280 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Mal ve hizmet ihracatında rekor
Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatının 2002'de 50 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Yılmaz, bu tutarın 2025'te sekiz kat artarak 400 milyar dolara yaklaştığını ifade etti.
Yılmaz, bölgesel ve küresel koşullardaki belirgin bozulmaya rağmen Türkiye ihracatının dayanıklılığını koruduğunu söyledi. Küresel ekonomi ve ticarette jeopolitik gerilimler, korumacılığın artması ile yeşil ve dijital dönüşümlerin etkisiyle dalgalı bir görünüm bulunduğunu belirtti.
İsrail, ABD ve İran arasındaki savaşın 2026'da mal ve hizmet ticaretine ilişkin beklentileri olumsuz etkilediğini savunan Yılmaz, lojistik maliyetlerinin yükseldiğini ve başta enerji olmak üzere emtia fiyatları üzerinden enflasyon baskısının arttığını söyledi.
Milli gelir ve kişi başına gelir verileri
Yılmaz, 2002'de 239 milyar dolar olan milli gelirin 2025'te 1,6 trilyon dolara ulaştığını açıkladı. Milli gelirin bu yıl sonunda 1,8 trilyon doları aşmasının beklendiğini belirtti.
Kişi başına gelirin 2002'de 3 bin 600 dolar olduğunu, 2025'te ise 18 bin doların üzerine çıktığını söyleyen Yılmaz, bu rakamın yıl sonunda yaklaşık 20 bin dolara ulaşmasının öngörüldüğünü ifade etti.

İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi hedefleniyor
Yılmaz, küresel büyüme ve ticaret oranlarının özellikle Avrupa ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde gerilediğini belirtti. Bu iki bölgenin Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 70'inin yöneldiği pazarlar olduğunu söyledi.
İhracatın artırılması için uzak ülkeler, İslam ülkeleri ve Afrika ülkeleriyle ticaretin geliştirilmesine yönelik stratejilerin sürdürüldüğünü aktaran Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının çeşitlendirilmesini hedeflediklerini kaydetti.
Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerindeki ticaret akışlarındaki etkisini artırmayı amaçladığını belirten Yılmaz, bu kapsamda Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Zengezur Koridoru gibi yeni demir yolu bağlantılarına işaret etti.
Hicaz Demir Yolu'nun önemine de değinen Yılmaz, Türkiye'nin bu güzergaha dünyanın mevcut koşulları çerçevesinde yeni bir bakışla yaklaştığını ve hattın bölgesel istikrara önemli katkı sunabileceğini düşündüğünü söyledi.
Bütçe ve cari açık değerlendirmesi
Yılmaz, Türkiye'de siyasi istikrarın güçlü olduğunu ve kararlı bir yönetim bulunduğunu ifade etti. Makroekonomik temellerin de sağlam olduğunu belirten Yılmaz, bütçe açığının yıllara göre küçük değişikliklerle yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bulunduğunu söyledi.
Cari açığın son dönemde yüzde 2'nin altında seyrettiğini aktaran Yılmaz, enerji fiyatlarının etkisiyle bu yıl yüzde 2'nin biraz üzerine çıkabileceğini ancak yönetilebilir seviyelerde kalacağını belirtti.