Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin doğusunda ortaya çıkan Ebola salgını, bölgedeki yoğun nüfus ve salgının hızlı yayılımı nedeniyle uluslararası sağlık çevrelerinde endişe yaratıyor. Dünya Sağlık Örgütü, mayıs ortasında salgını kamu sağlığı acil durumu olarak ilan etti. Bundibugyo türü virüs nedeniyle yaklaşık 1.000 vaka ve yüzlerce ölüm kaydedildi. Salgını kontrol altına almak için küresel sağlık ekipleri yoğun çaba harcarken, ABD yönetiminin virüse maruz kalan Amerikalıları Ebola vakası bulunmayan Kenya'daki karantina tesisine göndermesi tartışmalara yol açtı. Kenya mahkemesi, bu planın geçici olarak durdurulmasına karar verdi. ABD yetkilileri, daha fazla Amerikalı Ebola hastası çıkması durumunda tedavilerinin Avrupa'da yapılacağını açıkladı. Ebola virüsü, solunum yoluyla değil, kan, tükürük ve diğer vücut sıvıları ile kolayca bulaşıyor. Virüs, kan damarlarını etkileyerek hayati organlara zarar veriyor. İlk belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, yorgunluk ve kas ağrıları yer alıyor. Bundibugyo virüsüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor, ancak iki potansiyel aşı adayı üzerinde çalışmalar sürüyor. Bu tür virüs, Afrika meyve yarasalarının taşıyıcısı olabileceği düşünülüyor. Salgının yayılma hızı ve bölgedeki çatışmalar nedeniyle diğer bölgelere sıçrama riski bulunuyor.