29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin dördüncü gününde sinema yalnızca bir sanat alanı olarak değil, toplumsal hafızayı ve dayanışmayı görünür kılan bir mecra olarak da tartışıldı. Ankara’daki Kült Kavaklıdere Sineması’nda düzenlenen etkinliklerde kadın emeği, sektördeki eşitsizlikler ve örgütlenmenin önemi öne çıktı.
Günün en dikkat çeken başlıklarından biri, "Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Kadın Emeği" paneli oldu. Prof. Dr. Mutlu Binark’ın yönettiği oturuma besteci, ses mühendisi ve ses tasarımcısı Mine Pakel, kurgucu Tuvana Simin Günay ve yazar Dr. Aysun Öner katıldı.
Mine Pakel, meslek hayatının ilk yıllarında karşılaştığı engelleri ve emeğinin maddi karşılığını almakta yaşadığı zorlukları anlattı. Tuvana Simin Günay ise teknik konularda kadınlara duyulan güvensizliğe ve sık sık maruz kaldığı üstten açıklayıcı tavırlara dikkat çekti.
Dr. Aysun Öner, kadınların daha işe alınmadan "ağır ekipman" gerekçesiyle geri plana itildiğini, stajyer ya da asistan pozisyonlarında ise ücretsiz emek sömürüsüne açık hale getirildiğini vurguladı. Panelde, sektördeki taciz ve ayrımcılığa karşı kurulan "Susma Bitsin" ile Kurgucular Dayanışması (KUDA) da ele alındı.
Etkinlikte, sinemada eşitlikçi bir geleceğin ancak örgütlenme ve dayanışma ağlarıyla mümkün olacağı görüşü öne çıktı. Kadınların teknik alanlardaki görünürlüğü arttıkça, sektörün yerleşik alışkanlıklarının da değişebileceği mesajı verildi.
Festivalde film gösterimleri yoğun programla sürdü
Festival kapsamında farklı ülkelerden kadın yönetmenlerin işlerini bir araya getiren "Dünyadan Kısa Yansımalar" seçkisi gösterildi. Xiaolu Guo, Andrea Luka Zimmerman ve Mania Akbari’nin ortak yönettiği "Dönüşün Üç Yolu" da izleyiciyle buluştu.
Günün 14. 00 seansında Sophie Heldman’ın "Jane Cumming’in Eğitimi" gösterildi. Film sonrası yapımcılardan Nadira Murray ile tarihsel adalet mücadelesi üzerine bir söyleşi yapıldı. Aynı seansta Farnoosh Samadi’nin "Düşler ve Umutlar Arasında" filmi de gösterildi.
16. 30 seansında Emmy ödüllü yönetmen Lorena Luciano’nun "Rahibeler Vatikan’a Karşı" belgeseli perdedeydi. Gösterimin ardından yapımcı Filippo Piscopo ve belgeselde yer alan rahibelerden Vida’nın katılımıyla söyleşi yapıldı. Aynı seansta Lucia Murat’ın "Bana Anlatılan Anılar" filmi de gösterildi.
Akşam 19. 00’da Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın ortak yönettiği "Kuru Taşın Başı" ile Bérangère McNeese’nin "Gökteki Kızlar" filmi izlendi. Günün kapanışında 21. 30 seansında Yulia Lokshina’nın "Cennetin Yakınında" ve Lucia Murat’ın "Oyun Vakti" filmleri izleyiciyle buluştu; her iki gösterimin ardından yönetmenlerle söyleşiler gerçekleştirildi.
Orta Doğu, hafıza ve direniş odağı da programdaydı
Festivalin dördüncü gününde "Sinemada Yaşamak: Orta Doğu’da Kadın, Hafıza ve Direniş" başlıklı panel de düzenlendi. Ankara Üniversitesi’nden Tuğçe Kutlu’nun moderatörlüğündeki oturuma yönetmenler Seemab Gul ve Gözde Kural konuşmacı olarak katıldı.
Aynı gün 16. 30 seansında Seemab Gul imzalı "Hayalet Okul" yeniden gösterildi ve yönetmen söyleşiye katıldı. 19. 00 seansında ise Lucia Murat’ın "Yaşadığını Görmek Ne Güzel" filmi ile Sophie Heldman’ın "Jane Cumming’in Eğitimi" yeniden perdeye geldi.
Günün finalinde 21. 30 seansında Gözde Kural’ın "Cinema Jazireh" filmi ekip katılımıyla izleyiciye sunuldu. Aynı seansta Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın "Kuru Taşın Başı" da yönetmenlerle söyleşili olarak tekrar gösterildi.
Festival programı, sinemada kadın emeği tartışmasını film gösterimleriyle bir araya getirirken, teknik alandaki eşitsizlikler ve dayanışma ihtiyacı da etkinliğin ana eksenlerinden biri haline geldi.