Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. Yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi Ödül Töreni'nde konuştu. Türk denizciliğinin geçmişten bugüne uzanan gurur verici yolculuğuna dikkat çeken Yılmaz, tüm denizcilerin Kabotaj Bayramı'nı kutladı.
Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ının deniz yoluyla yapıldığını hatırlatan Yılmaz, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Afrika'nın kesişim noktasında stratejik bir konumda olduğunu söyledi. Son 23 yılda denizciliği stratejik öncelik olarak gördüklerini belirten Yılmaz, altyapının güçlendirilmesiyle önemli başarılara imza atıldığını kaydetti.
Yılmaz, Türkiye'nin 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersane, 400 balıkçı barınağı, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşkın amatör denizciyle önde gelen denizci ülkeler arasında yer aldığını vurguladı. Türk sahipli deniz ticaret filosunun 2002'de 8,9 milyon detveyt ton ile 17. Sıradayken, 2026 itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon detveyt ton kapasiteyle dünya 11'inciliğine yükseldiğini açıkladı.
Limanlara 2025'te 62 bin 656 geminin hizmet verdiğini belirten Yılmaz, kruvaziyer gemi sayısının bir önceki yıla göre yüzde 15,1 artarak 1375'e, yolcu sayısının ise 2,2 milyona ulaştığını ifade etti. Yat limanı sayısının 65'e, bağlama kapasitesinin 26 bin seviyesine çıkarıldığını söyleyen Yılmaz, kabotaj hatlarında 119 milyona yakın yolcu ve 9,6 milyon araç taşındığını aktardı.

Gemi inşa sanayisinin 84 bin kişiye istihdam sağladığını ve mega yat imalatında dünya ikincisi, gemi geri dönüşümünde ise Avrupa lideri olduğunu vurgulayan Yılmaz, siparişlerde dünya 7'nciliği, tonajda ise 10'uncu sırada bulunulduğunu kaydetti.
2004'te başlatılan ÖTV'siz yakıt desteğine kesintisiz devam ettiklerini söyleyen Yılmaz, bugüne kadar sektöre toplam 21,8 milyar lira, 2025'te ise 5,3 milyar lira destek sağlandığını bildirdi. Ayrıca 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzalandığını ve Türkiye'nin Uluslararası Denizcilik Örgütü Konseyi'ne 14. Kez yüksek oyla seçildiğini hatırlattı.
Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan Türk gemilerinin emniyetle tahliyesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, "Çok şükür şu anda bir mutabakat oluştu, bir ateşkes oluştu ve nispi olarak bir iyileşme söz konusu" dedi. Bu gelişmelerin, deniz ulaşımının küresel ekonominin can damarı olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Yılmaz, alternatif güzergâhların ve bağlantısallığın önemine dikkat çekti.
Savaşın başlamaması için her türlü gayreti gösterdiklerini, şimdi de kalıcı bir barış için diplomatik çaba sarf ettiklerini anlatan Yılmaz, "İnşallah bir daha o günleri yaşamayız" temennisinde bulundu. Seyrüsefer serbestisini her zaman savunduklarını vurgulayan Yılmaz, uluslararası işbirliklerini de güçlü şekilde desteklediklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Ege'de hak ve menfaatlerin kararlılıkla korunduğunu belirten Yılmaz, denizcilik kapasitesini her alanda güçlendiren Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Konuşmanın ardından denizcilik ödülleri sahiplerine takdim edildi.